İçinde sarma olan 19 kelime var. İçerisinde SARMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sarma olan kelimeler listesine ya da sonu sarma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

SARMAŞIKGİLLER

11 Harfli Kelimeler

SARMALANMAK, SARMAŞIKSIZ

10 Harfli Kelimeler

SARMALAMAK, SARMALANIŞ, SARMALANMA, SARMALAYIŞ, SARMAŞIKLI

9 Harfli Kelimeler

SARMALAMA, SARMALLIK, SARMAŞMAK

8 Harfli Kelimeler

SARMAŞAN, SARMAŞIK, SARMAŞMA

6 Harfli Kelimeler

SARMAÇ, SARMAK, SARMAL, SARMAN

5 Harfli Kelimeler

SARMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sarma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A M R S

5 Harfli Kelimeler

SARMA

4 Harfli Kelimeler

ARMA, ARSA, ASAR, ASMA, MARS, MASA, SARA

3 Harfli Kelimeler

AMA, ARA, ASA, MAS, RAM, SAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AR, AS, MA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SARMAŞIKGİLLER

  1. [isim, bitki bilimi] Örnek bitkisi sarmaşık olan, iki çeneklilerden bir bitki familyası
SARMAŞIKSIZ

  1. [sıfat] Sarmaşığı olmayan
SARMALANMAK

  1. [nesnesiz] Sarmalama işine konu olmak veya sarmalama işi yapılmak
    • "Birden aydınlanıverdi karanlık, tatlı bir fısıltıya dönüştü rüzgâr; önce yumuşacık sonra sertleşen dokunuşlarla sarmalandı dağlar, ovalar, vadiler; hiç görülmemiş güzellikte bir dans başladı, hiç duyulmamış vahşi bir koku yayıldı her yana." (Ahmet Ümit)
SARMALAMAK

  1. [-i] Sıkı sıkı sarmak
SARMALAYIŞ

  1. [isim] Sarmalama işi
SARMAŞIKLI

  1. [sıfat] Sarmaşığı olan
SARMALANMA

  1. [isim] Sarmalanmak işi
SARMALANIŞ

  1. [isim] Sarmalanma işi
SARMALLIK

  1. [isim] Sarmal olma durumu
SARMALAMA

  1. [isim] Sarmalamak işi
SARMAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirine sarılmak, kucaklaşmak
SARMAŞMA

  1. [isim] Sarmaşmak işi
SARMAŞAN

  1. [sıfat, bitki bilimi] Bakınız sarılgan
SARMAŞIK

  1. [isim, bitki bilimi] Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix)
    • "Rüzgârın balkon sarmaşıklarında ıslıklar çaldığı bir akşamdı." (Attilâ İlhan)
SARMAN

  1. [sıfat] Azman, iri olan
  2. [isim, hayvan bilimi] Sarı tüylü kedi
SARMAL

  1. [sıfat, fizik] Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen; helisel, helezonlu, helezoni, helezonik
  2. [mecaz] İçinden çıkılmaz (durum)
SARMAK

  1. [-i] Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak
  2. Bakınız kuşatmak
    • "Gece, ahenk içinde divanımı/ Şenlendirse pırıl pırıl rakkaseler / Gece, gece, her yanımı / Sarsa güller, laleler, menekşeler" (Halit Fahri Ozansoy)
  3. Dolayında yer almak
  4. Bakınız kaplamak
    • "Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu." (Necati Cumalı)
  5. Bir şeyi üzerine başka bir şey koyarak kaplamak
    • "Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan / Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran" (Enis Behiç Koryürek)
  6. Bakınız kucaklamak
  7. Yumak yapmak
    • "İpliği sarmak."
  8. Şerit, ip vb.ni başka bir şeyin üzerine dolamak
  9. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek
    • "Dolma sarıyorum diye yaprağı parmağıma doladım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  10. Sarılıp tırmanmak
    • "Asma çardağı sardı."
  11. [-e, -i] Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak
    • "Kitabı kâğıda sarmak."
  12. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak
  13. Saldırmak, hücum etmek
    • "Faik Efendi biliyordu ki saracaklar hem de fena saracaklar." (Memduh Şevket Esendal)
  14. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek
  15. [mecaz] Sözle saldırmak; tedirgin etmek
    • "Evdekilerin hepsi bana sarıyor."
  16. [mecaz] Hoşuna gitmek, zevkini okşamak
    • "Bu canlılık, insanı on yıl önce görmüş olduğum muhteşem yazdan daha başka türlü sarıyordu." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
SARMAÇ

  1. [isim] Bakınız bigudi
SARMA

  1. [isim] Sarmak işi
    • "Evlerindeki düzensizliğin, yozlaşmanın ve erinçsizliğin her yanı sarmasının yaratıcısı annesiydi." (Muzaffer Uyguner)
  2. Saran, içine alan şey; zarf
  3. [askerlik] Bakınız çevirme
  4. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının içine soğan, baharat, pirinç, bulgur veya kıyma karışımı konarak pişirilmesiyle hazırlanan bir tür sarma; yaprak sarması
  5. [madencilik] Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk
  6. [sıfat] Sarılarak yapılan
    • "Sarma yay."
  7. Bakınız yaprak sarması
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü