İçinde salam olan 13 kelime var. İçerisinde SALAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında salam olan kelimeler listesine ya da sonu salam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SALAMURACILIK
SALAMURALIK
SALAMANDRA, SALAMURACI, SARSALAMAK
KASALAMAK, ORSALAMAK, SALAMANJE, SARSALAMA
KASALAMA, ORSALAMA, SALAMURA
SALAM
Salam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
MASAL, SALAM, SALMA
4 Harfli Kelimeler
ALMA, AMAL, ASAL, ASLA, ASMA, LAMA, MALA, MASA, SALA
3 Harfli Kelimeler
ALA, AMA, ASA, LAM, MAL, MAS, SAL, SAM
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, AS, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SALAMURACILIK
-
-
[isim]
Salamuracının yaptığı iş
- "Zeytin salamuracılığı."
-
[isim]
Salamuracının yaptığı iş
- SALAMURALIK
-
-
[sıfat]
Salamura yapmaya elverişli
-
Salamura yapmaya ayrılmış
- "Daha fazla tuz tüketmeleri için her bir köylü yılda en az üç buçuk kilo yemeklik, ayrıca bir miktar da salamuralık ve hayvanları için tuz almak zorunda bırakılıyordu."
-
[sıfat]
Salamura yapmaya elverişli
- SALAMANDRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca salamandre
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız semender
-
Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası
- "Sac sobasından, çinisinden, salamandrasına kadar bu nesneler yaşayışın orta katında oturan insanlara benzerler."
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız semender
- SARSALAMAK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi sarsmak
-
[-i]
Birini veya bir şeyi sarsmak
- SALAMURACI
-
-
[isim]
Salamura yapan kimse
-
[isim]
Salamura yapan kimse
- ORSALAMAK
-
-
[nesnesiz, denizcilik]
Gemi rüzgâr alan tarafa dönmek
-
[nesnesiz, denizcilik]
Gemi rüzgâr alan tarafa dönmek
- SALAMANJE
-
Kelime Kökeni: Fransızca salle à manger
-
[isim]
Bakınız yemek odası
- "Soldan birinci kapının açıldığı oda, antreden doğrudan girilen odanın yani bizim salon dediğimiz odanın salamanjesiydi."
-
[isim]
Bakınız yemek odası
- SARSALAMA
-
-
[isim]
Sarsalamak işi
-
[isim]
Sarsalamak işi
- KASALAMAK
-
-
[-i]
Kasalara yerleştirmek
- "Sapsız kasalanan elmaya Almanya’da alıcı yoktu."
-
[-i]
Kasalara yerleştirmek
- SALAMURA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca salamoiare
-
[isim]
Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su
- "Babamın sefirlik günlerinde, benim Oxfordlu günlerimde edinilmiş bir iki incelik de bunca yıl yedekte bekletildiği, iyi bir salamura, dinlendirilmiş bir şarap gibi."
-
Bu suyun içinde tutulmuş yiyecek
- "Meze tabağını hazırlamıştır bile. Başta sazan balığı, yumurtası ve salamurası."
-
[sıfat]
Bu suyun içinde tutulmuş olan
- "Salamura balık."
-
[isim]
Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su
- KASALAMA
-
-
[isim]
Kasalamak işi
-
[isim]
Kasalamak işi
- ORSALAMA
-
-
[isim, denizcilik]
Orsalamak işi
-
[isim, denizcilik]
Orsalamak işi
- SALAM
-
Kelime Kökeni: İtalyanca salame
-
[isim]
Sığır, hindi vb. etinden yapılan, genellikle dilimlenerek soğuk yenen bir yiyecek
- "Domatesler kesilmiş, salatalıklar soyulmuş, ayıklanmış, sucuklar, salamlar, köfteler"
-
[isim]
Sığır, hindi vb. etinden yapılan, genellikle dilimlenerek soğuk yenen bir yiyecek