İçinde sal olan 9 harfli 67 kelime var. İçerisinde SAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sal olan kelimeler listesine ya da sonu sal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L S
3 Harfli Kelimeler
SAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AS, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YASALAŞMA
-
-
[isim]
Yasalaşmak işi; kanunlaşma, kanuniyet
-
[isim]
Yasalaşmak işi; kanunlaşma, kanuniyet
- BAĞLAMSAL
-
-
[sıfat]
Bağlam ile ilgili
-
[sıfat]
Bağlam ile ilgili
- SALDIRMAK
-
-
[-e]
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek; salmak
- "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı."
-
[-den]
Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek
-
[mecaz]
Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak
-
[kimya]
Etkisiyle eritmek
- "Asitler madenlere saldırır."
-
[-e]
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek; salmak
- KARAİSALI
-
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
- TOPLUMSAL
-
-
[sıfat, toplum bilimi]
Toplumla ilgili, topluma ilişkin; içtimai, maşerî, sosyal
- "Evlendikleri kadına bağlanırlar, evliliği alışıldık toplumsal kurallar içinde yürütürler."
-
[sıfat, toplum bilimi]
Toplumla ilgili, topluma ilişkin; içtimai, maşerî, sosyal
- SALLATMAK
-
-
[-i]
Sallama işini yaptırmak
-
[-i]
Sallama işini yaptırmak
- ÜNİVERSAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca universal
-
[sıfat]
Bakınız evrensel
-
[sıfat]
Bakınız evrensel
- KAVRAMSAL
-
-
[sıfat]
Kavramla ilgili, kavram niteliğinde olan
-
[sıfat]
Kavramla ilgili, kavram niteliğinde olan
- SALINTILI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
- "Salıntılı bir ev."
-
Yürüyüşünde iki yana salınan
-
[sıfat]
Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
- SALATALIK
-
-
[isim]
Bakınız hıyar (I)
- "Babası küçük bostanda yere eğilmiş, salatalıkları koparıyor."
-
[sıfat]
Salata yapmak için kullanılan
- "Salatalık domates."
-
[isim]
Bakınız hıyar (I)
- EROSALLIK
-
-
[isim]
Bakınız erotiklik
-
[isim]
Bakınız erotiklik
- SALGINLIK
-
-
[isim]
Salgın olma durumu
-
[isim]
Salgın olma durumu
- SAĞLIKSAL
-
-
[sıfat]
Sağlıkla ilgili; hijyenik
-
[sıfat]
Sağlıkla ilgili; hijyenik
- SALLAPATİ
-
-
[sıfat]
Düşünmeden ve saygısızca davranan
- "Sallapati bir adam."
-
Özensiz, dikkatsiz ve kaba saba yapılmış
- "Bu entarileri, basma veya patiska gibi adi ve ucuz kumaşlardan, kaba tire ile şıpın işi dikilmiş, iri taş düğmeli, sallapati bir şey sanmayınız."
-
[zarf]
Düşüncesizce, saygısızca ve patavatsız bir biçimde
- "Artık kendi mıntıkamızda imişiz gibi sallapati yürüyoruz..."
-
[zarf]
Özensiz, dikkatsiz ve kaba saba giyinmiş biçimde
- "Şu Ayşen hani ... İstanbul’a yeldirmesi, mantosu ve takırtılı ayakkabılarıyla sallapati gelen kasabalı kız!"
-
[sıfat]
Düşünmeden ve saygısızca davranan
- SALGILAMA
-
-
[isim]
Salgılamak işi
-
[isim]
Salgılamak işi
- MUVASALAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muvāṣalat
-
[isim, eskimiş]
Bir yere ulaşma, varma
- "Salih Paşa'ya ait telgrafı, Amasya'ya muvasalatında kendisine verirdim."
-
[isim, eskimiş]
Bir yere ulaşma, varma
- SALDIRGAN
-
-
[sıfat]
Başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan (devlet, kimse, hayvan); sataşkan, agresif, mütecaviz
- "Bu saldırgan angutlar, kuru gürültüden başka bir şey değildir."
-
[sıfat]
Başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan (devlet, kimse, hayvan); sataşkan, agresif, mütecaviz
- POSALANMA
-
-
[isim]
Bakınız tortulanma
-
[isim]
Bakınız tortulanma
- HAYVANSAL
-
-
[sıfat]
Hayvanla ilgili; hayvani
-
Hayvandan elde edilen; hayvani
- "Büyük kentler bir yana bırakılırsa hayvansal besin tüketimi devede kulak denecek kadar azdır."
-
[sıfat]
Hayvanla ilgili; hayvani
- DESTANSAL
-
-
[sıfat]
Destanla ilgili, destana özgü
-
Destan kahramanına benzer
- "O da işine gelen bu destansal kişiliğe takılıp başa geçiyor."
-
[sıfat]
Destanla ilgili, destana özgü