İçinde sal olan 9 harfli 67 kelime var. İçerisinde SAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sal olan kelimeler listesine ya da sonu sal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L S

3 Harfli Kelimeler

SAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AS, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YASALAŞMA

  1. [isim] Yasalaşmak işi; kanunlaşma, kanuniyet
BAĞLAMSAL

  1. [sıfat] Bağlam ile ilgili
SALDIRMAK

  1. [-e] Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek; salmak
    • "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. [-den] Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek
  3. [mecaz] Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak
  4. [kimya] Etkisiyle eritmek
    • "Asitler madenlere saldırır."
KARAİSALI

  1. [isim] Adana iline bağlı ilçelerden biri
TOPLUMSAL

  1. [sıfat, toplum bilimi] Toplumla ilgili, topluma ilişkin; içtimai, maşerî, sosyal
    • "Evlendikleri kadına bağlanırlar, evliliği alışıldık toplumsal kurallar içinde yürütürler." (Tomris Uyar)
SALLATMAK

  1. [-i] Sallama işini yaptırmak
ÜNİVERSAL

Kelime Kökeni: Fransızca universal

  1. [sıfat] Bakınız evrensel
KAVRAMSAL

  1. [sıfat] Kavramla ilgili, kavram niteliğinde olan
SALINTILI

  1. [sıfat] Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
    • "Salıntılı bir ev."
  2. Yürüyüşünde iki yana salınan
SALATALIK

  1. [isim] Bakınız hıyar (I)
    • "Babası küçük bostanda yere eğilmiş, salatalıkları koparıyor." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Salata yapmak için kullanılan
    • "Salatalık domates."
EROSALLIK

  1. [isim] Bakınız erotiklik
SALGINLIK

  1. [isim] Salgın olma durumu
SAĞLIKSAL

  1. [sıfat] Sağlıkla ilgili; hijyenik
SALLAPATİ

  1. [sıfat] Düşünmeden ve saygısızca davranan
    • "Sallapati bir adam."
  2. Özensiz, dikkatsiz ve kaba saba yapılmış
    • "Bu entarileri, basma veya patiska gibi adi ve ucuz kumaşlardan, kaba tire ile şıpın işi dikilmiş, iri taş düğmeli, sallapati bir şey sanmayınız." (Refik Halit Karay)
  3. [zarf] Düşüncesizce, saygısızca ve patavatsız bir biçimde
    • "Artık kendi mıntıkamızda imişiz gibi sallapati yürüyoruz..." (Mahmut Attilâ Aykut)
  4. [zarf] Özensiz, dikkatsiz ve kaba saba giyinmiş biçimde
    • "Şu Ayşen hani ... İstanbul’a yeldirmesi, mantosu ve takırtılı ayakkabılarıyla sallapati gelen kasabalı kız!" (Refik Halit Karay)
SALGILAMA

  1. [isim] Salgılamak işi
MUVASALAT

Kelime Kökeni: Arapça muvāṣalat

  1. [isim, eskimiş] Bir yere ulaşma, varma
    • "Salih Paşa'ya ait telgrafı, Amasya'ya muvasalatında kendisine verirdim." (Atatürk)
SALDIRGAN

  1. [sıfat] Başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan (devlet, kimse, hayvan); sataşkan, agresif, mütecaviz
    • "Bu saldırgan angutlar, kuru gürültüden başka bir şey değildir." (Salâh Birsel)
POSALANMA

  1. [isim] Bakınız tortulanma
HAYVANSAL

  1. [sıfat] Hayvanla ilgili; hayvani
  2. Hayvandan elde edilen; hayvani
    • "Büyük kentler bir yana bırakılırsa hayvansal besin tüketimi devede kulak denecek kadar azdır." (Oktay Rifat)
DESTANSAL

  1. [sıfat] Destanla ilgili, destana özgü
  2. Destan kahramanına benzer
    • "O da işine gelen bu destansal kişiliğe takılıp başa geçiyor." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü