İçinde sal olan 7 harfli 59 kelime var. İçerisinde SAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sal olan kelimeler listesine ya da sonu sal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L S

3 Harfli Kelimeler

SAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AS, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BESALET

Kelime Kökeni: Arapça besālet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yiğitlik
  2. Bakınız yararlılık
İMTİSAL

Kelime Kökeni: Arapça imtis̱āl

  1. [isim, eskimiş] Bir örneğe göre davranma, uyma, benzemeye çalışma
  2. Alınan buyruğa bütünüyle uyma
ONURSAL

  1. [sıfat] Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen; fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. ünvan)
OLGUSAL

  1. [sıfat] Olguya ilişkin
İNAKSAL

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız dogmatik
YAPISAL

  1. [sıfat] Yapı ile, yapılış ile, kuruluş ile ilgili; strüktürel, konstrüktif
SALINIM

  1. [isim] Salınmak işi
  2. [fizik] Düzenli olarak hep aynı konumlardan aynı hızla geçen bir nesnenin hareketi; raks
MUSALLİ

Kelime Kökeni: Arapça muṣallī

  1. [sıfat, eskimiş] Beş vakit namazını sürekli olarak kılan
KISALIŞ

  1. [isim] Kısalmak işi
TAKSALI

  1. [sıfat] Pulu yapıştırılmadığı veya eksik yapıştırıldığı için parası, cezasıyla birlikte kendisine gönderilen kimseden alınan (mektup)
OLUMSAL

  1. [sıfat, felsefe] Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı
SALINIŞ

  1. [isim] Salınmak işi
KISALIK

  1. [isim] Kısa olma durumu
MASALCI

  1. [isim] Masal anlatan, yazan veya okuyan kimse
  2. [mecaz] Yalan uyduran, hayalî şeyler anlatan kimse
BURSALI

  1. [isim] Bursa ilinden olan kimse
SALHANE

Kelime Kökeni: Arapça salḫ + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesimevi
    • "Şiir salhaneye merbut bir müessesedir ve içinde sakatattan yalnız kalp parçaları satılmaktadır." (Asaf Halet Çelebi)
SALINMA

  1. [isim] Salınmak işi
    • "Belki de bu, çıkıp salınması beklenen bir sevgiliye söylenmiş iştiyaklı bir yalvarıştır." (Sâmiha Ayverdi)
SALDIRI

  1. [isim] Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma; hücum, taarruz, tecavüz
    • "Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu." (İhsan Oktay Anar)
ASALLIK

  1. [isim] Asal olma durumu
İTTİSAL

Kelime Kökeni: Arapça ittiṣāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bitişme
  2. Dokunma, değme, temas etme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü