İçinde sal olan 5 harfli 35 kelime var. İçerisinde SAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sal olan kelimeler listesine ya da sonu sal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AS, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EMSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ems̱āl
- YASAL
-
-
[sıfat, hukuk]
Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun; kanuni (I), meşru, legal
-
[sıfat, hukuk]
Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun; kanuni (I), meşru, legal
- İSALE
-
Kelime Kökeni: Arapça isāle
-
[isim, eskimiş]
Bakınız akıtma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız akıtma
- MİSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça mis̱āl
-
[isim]
Bakınız örnek
- "Cumhuriyet tarihimizde bunun iki misali vardır."
-
...-e benzer olan
- "Bir namazlık saltanatın olacak / Taht misali o musalla taşında"
-
[isim]
Bakınız örnek
- İRSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça irsāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gönderme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gönderme
- SALGI
-
-
[isim, biyoloji]
Hücrelerin veya vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde; ifraz
- "Tükürük bir salgıdır."
-
[gök bilimi]
Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması
-
[isim, biyoloji]
Hücrelerin veya vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde; ifraz
- SALİM
-
Kelime Kökeni: Arapça sālim
-
[sıfat]
Sakin, huzurlu olan
- "Ben kahveye salim kafayla, serinkanlılıkla düşünmek için gittim."
-
[eskimiş]
Bakınız esen
-
[sıfat]
Sakin, huzurlu olan
- SALVO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca salvo
-
[isim, askerlik]
Bakınız yaylım ateşi
- "Ben, düşman donanmalarının göğüslerimize savurduğu salvoları da seyrettim, onları da seyrettim, onları da dinledim."
-
Yoğun bir biçimde yapılan atak
- "İlk salvonun etkisini atlattıktan sonra kalkabilirdi oturduğu yerden."
-
[denizcilik]
Gemide kullanıldığı yere göre belirli uzunluğu olan ince halatlara verilen ad
-
[isim, askerlik]
Bakınız yaylım ateşi
- SALÇA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca salsa
-
[isim]
Yemeklere lezzet ve renk katmak için konulan, tuzla terbiye edilmiş domates veya biber ezmesi
- "Bıraktım artık salçayı da, yemekte kırmızıbiberle renklendirilmiş su bulsam bayram edeceğim salça diye!"
-
Domates, baharat vb. şeylerle yapılan, çoğunlukla et yemeklerine katılan sos
-
[isim]
Yemeklere lezzet ve renk katmak için konulan, tuzla terbiye edilmiş domates veya biber ezmesi
- SALİK
-
Kelime Kökeni: Arapça sālik
-
[sıfat]
Bir yola giren, bir yolda giden
-
[sıfat]
Bir yola giren, bir yolda giden
- SALIK
-
-
[isim]
Bakınız tavsiye
-
[eskimiş]
Olmuş veya olacak bir olay, bir olgu ile ilgili verilen bilgi, haber
-
[isim]
Bakınız tavsiye
- SALİP
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣalīb
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız haç
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız haç
- SALYA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Ağızdan sızan tükürük
- "Onlar muhayyileyi kırbaçlayan, dudaklardan salya sızdıran feci vakalar arıyordular."
-
[isim]
Ağızdan sızan tükürük
- SALCI
-
-
[isim]
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
-
[isim]
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
- USSAL
-
-
[sıfat]
Bakınız akli
- "O da kendi içinde tutarlı bir yapıdır, ama deneysel, ussal bir yapı değildir."
-
[sıfat]
Bakınız akli
- SALTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca salto
-
[isim]
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması
-
[isim]
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması
- UYSAL
-
-
[sıfat]
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen; yumuşak başlı, munis
- "Kadın uysal olduğu zaman kuvvetlidir."
-
[zarf]
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı bir biçimde
- "Ona vefasızlıkta biraz düşünceli davranmayı yararlı buluyor, yalnızca bulduklarında yeni başkana pek uysal davranıyorlardı."
-
[sıfat]
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen; yumuşak başlı, munis
- VİSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça viṣāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kavuşma
- "Aşk derdinin çaresi visaldir."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kavuşma
- SALSA
-
Kelime Kökeni: İngilizce salsa
-
[isim]
Afrika’da doğup Küba’da geliştirilen, alışılan kurallara bağlı olmaksızın sadece müziğin ritmine uyularak doğaçlama biçimde, eşli veya gruplar hâlinde yapılan bir tür dans
-
Bu dansın müziği
-
[isim]
Afrika’da doğup Küba’da geliştirilen, alışılan kurallara bağlı olmaksızın sadece müziğin ritmine uyularak doğaçlama biçimde, eşli veya gruplar hâlinde yapılan bir tür dans
- SALLI
-
-
[sıfat]
Büyük ve geniş, sal gibi yayvan
- "Sallı bir yapı."
-
[sıfat]
Büyük ve geniş, sal gibi yayvan