İçinde sahte olan 10 kelime var. İçerisinde SAHTE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sahte olan kelimeler listesine ya da sonu sahte ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SAHTEKARLIK, SAHTELETMEK
SAHTECİLİK, SAHTELEMEK, SAHTELETME
SAHTELEME
SAHTEKAR, SAHTELİK
SAHTECİ
SAHTE
Sahte Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
HASET, SAHTE
4 Harfli Kelimeler
ATEH
3 Harfli Kelimeler
AST, ATE, HAS, HAT, SAH, SET, TAS
2 Harfli Kelimeler
AH, AS, AT, EH, ES, ET, HA, HE, SE, TA, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAHTELETMEK
-
-
[-i]
Sahtesini yaptırmak, yasa dışı kopyasını çıkartmak
-
[-i]
Sahtesini yaptırmak, yasa dışı kopyasını çıkartmak
- SAHTEKARLIK
-
-
[isim]
Sahte işler yapma; düzmecilik, sahtecilik
-
[isim]
Sahte işler yapma; düzmecilik, sahtecilik
- SAHTELEMEK
-
-
[-i]
Sahtesini yapmak, yasa dışı kopyasını çıkarmak
-
[-i]
Sahtesini yapmak, yasa dışı kopyasını çıkarmak
- SAHTECİLİK
-
-
[isim]
Bakınız sahtekârlık
- "İlkel toplum insanını vahşi saymak, gerçekte sözüm ona bir bilimin sahteciliği idi."
-
[isim]
Bakınız sahtekârlık
- SAHTELETME
-
-
[isim]
Sahteletmek işi
-
[isim]
Sahteletmek işi
- SAHTELEME
-
-
[isim]
Sahtelemek işi
-
[isim]
Sahtelemek işi
- SAHTEKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça sāḫtekār
-
[sıfat]
Sahte işler yapan; düzmeci, sahteci, yezit
- "Behiç yalancı, sahtekâr, hodbin ve nankördü fakat sevimliydi."
-
[sıfat]
Sahte işler yapan; düzmeci, sahteci, yezit
- SAHTELİK
-
-
[isim]
Sahte olma durumu; kalplık
- "Bu gibilerin sahteliğini, sırıtan bir taraflarından görmek mümkündür."
-
[isim]
Sahte olma durumu; kalplık
- SAHTECİ
-
-
[sıfat]
Bakınız sahtekâr
-
[sıfat]
Bakınız sahtekâr
- SAHTE
-
Kelime Kökeni: Farsça sāḫte
-
[sıfat]
Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan; çakma, düzme, düzmece
- "Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı."
-
Bakınız uydurma
-
Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş; yalancı
- "Edebiyat dünyamız tereciye tere satmaya kalkışan sahte şöhretlere, üçkâğıtçılara kısa bir zaman için katlanıyor."
-
[mecaz]
Bakınız yapmacık
- "Öteki çocuklar mum kesilmişler, sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı."
-
[sıfat]
Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan; çakma, düzme, düzmece