İçinde saat olan 12 kelime var. İçerisinde SAAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında saat olan kelimeler listesine ya da sonu saat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KİLOVATSAAT
AMPERSAAT, LÜMENSAAT, SAATÇİLİK, SAATLERCE
SAATİNDE
SAATİNE, SAATLİK, VATSAAT
SAATÇİ, SAATLİ
SAAT
Saat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
SAAT, TASA
3 Harfli Kelimeler
ASA, AST, ATA, TAS
2 Harfli Kelimeler
AS, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİLOVATSAAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca kilowatt + Arapça sāʿat
-
[isim, fizik]
Bir kilovatlık bir gücün bir saatte verdiği iş ve enerji birimi
-
[isim, fizik]
Bir kilovatlık bir gücün bir saatte verdiği iş ve enerji birimi
- LÜMENSAAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca lumen + Arapça sāʿat
-
[isim, fizik]
Işık miktarı birimi lümenlik ışık akısıyla 1 saatte yayılan ışık ölçüsü
-
[isim, fizik]
Işık miktarı birimi lümenlik ışık akısıyla 1 saatte yayılan ışık ölçüsü
- SAATLERCE
-
-
[zarf]
Uzun süre boyunca
- "Saatlerce tatlı tatlı konuştuk, onlar gittikten sonra da türküler çınladı provada."
-
[zarf]
Uzun süre boyunca
- SAATÇİLİK
-
-
[isim]
Saatçinin işi
-
[isim]
Saatçinin işi
- AMPERSAAT
-
-
[isim, fizik]
Bir amper şiddetinde akım geçiren bir iletkenden bir saat içinde geçen elektrik miktarı
-
[isim, fizik]
Bir amper şiddetinde akım geçiren bir iletkenden bir saat içinde geçen elektrik miktarı
- SAATİNDE
-
-
[zarf]
Önceden belirlenen, düşünülen vakitte
- "Seza’yı daha ziyade söyletmek kabil olamayacağını gördüm ve tabii ertesi günü biz saatinde Moda Kulübü’ne damladık."
-
Tam vaktinde
- "Mustafa Kemal anasından tam gününde ve saatinde doğmuştu."
-
[zarf]
Önceden belirlenen, düşünülen vakitte
- SAATLİK
-
-
[sıfat]
Belli bir saat süresince yapılan veya olan
- "Yedi saatlik evliler, şimdiden mi dünyadan el etek çekiyor?"
-
[sıfat]
Belli bir saat süresince yapılan veya olan
- SAATİNE
-
-
[zarf]
Bir saat için
- "Tutacağın kişi saatine kaç isteyecek? Bu para senin bütçene uyar mı, bilemem..."
-
[zarf]
Bir saat için
- VATSAAT
-
-
[isim, fizik]
Gücü bir vat olan bir makinenin bir saatte yapacağı iş
-
[isim, fizik]
Gücü bir vat olan bir makinenin bir saatte yapacağı iş
- SAATLİ
-
-
[sıfat]
Saati olan, saati bulunan
-
[sıfat]
Saati olan, saati bulunan
- SAATÇİ
-
-
[isim]
Saat yapan, onaran veya satan kimse
-
[isim]
Saat yapan, onaran veya satan kimse
- SAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça sāʿat
-
[isim]
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
- "Beş altı mil ötedeki karşı kıyıya bir saatte varabilirdik ancak."
-
Vakit, zaman
- "Oyuncular meyus olmayarak gene saati geldiği vakit perdelerini açtılar."
-
Bir işin yapıldığı belli bir zaman
- "Yemek saati."
- "Kahvaltı saati. Uyku saati. Çalışma saati."
-
Günün hangi anı olduğunu gösteren alet
- "Kolundaki krome saate göz attı."
-
Bakınız sayaç
- "Elektrik saati. Su saati."
-
[isim]
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası