İçinde sa olan 5 harfli 231 kelime var. İçerisinde SA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sa olan kelimeler listesine ya da Sonu sa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İHSAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Üstü kapalı anlatma, sezdirme, ima
    • "Bunların hepsini bana beş on kelimeyle ihsas etti." (Halide Edip Adıvar)
  2. Duyum

SATIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir sayfa üzerinde alt alta ve yan yana gelen kelimelerden oluşan dizi
    • "Yazılardan bıkmışım artık tek satır okumayayım." (Haldun Taner)

FRİSA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Tütünleme suretiyle kurutulmuş ringa balığı

İFSAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düzeni bozma, karışıklık çıkarma
  2. Kargaşalık

SAVAŞ

  1. [isim] Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk
  2. Uğraşma, kavga, mücadele
    • "Softalığa savaş açan ilk laikler orada toplanmıştır." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele
    • "Kartallarla leyleklerin savaşı."
  4. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele
    • "Veremle savaş."

SABAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sabahleyin
    • "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bu koskoca şehirde açlıktan ölecek değilim ya? Sabah ola hayrola. Bir çaresini bulurum elbet." (Orhan Hançerlioğlu)
    • "Akşama doğru birdenbire ağırlaştı. Altı saatten beri kendini bilmiyor. Sabaha çıkmayacak." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Hiç uyuyamadım. Her dakika gelip kaldıracaklar sanıyorum. Ama işte sabahı ettik." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Sabah ezanı
  3. Sabah namazı
    • "Sabahı kıldım."
  4. [zarf] Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman
    • "Bütün ev işlerini sabah bitirdim."

SANMA

  1. [isim] Sanmak işi

SAYAÇ

  1. [isim] Hava gazı, elektrik, su vb.nin kullanılan miktarını veya mekanik etkilenmeleri ölçen alet, saat

USSAL

  1. [sıfat] Akla uygun, yalnız akla dayanan, akli, rasyonel

SAPIŞ

  1. [isim] Sapma işi veya biçimi

AYSAR

  1. [sıfat] Ayın etkisiyle huyunun değiştiği sanılan (kimse)
  2. Değişken huylu, kararsız (kimse)

SARGI

  1. [isim] Esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit
  2. Bir elektrik makinesinde veya aracında aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü
  3. Vücudun bir bölümünü yerinde veya baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit
    • "Kendisi ağır bir asker gölgesi, yalnız bir kolu beyaz bir sargı içinde." (Halide Edip Adıvar)

KASAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
  2. Et satılan dükkân
  3. [sıfat] Kan dökücü, hunhar

MUSAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Başına bir kötülük, felaket gelmiş olan
  2. Hastalığa yakalanmış, tutulmuş, uğramış
    • "Herkes, hastalığın cinsine göre, aşağı yukarı musap sayılır." (Sait Faik Abasıyanık)

BASAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Göz
  2. İleriyi görme, algılama yetisi

İNSAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı
    • "Yine yeşil yosunlu, insan ayağı değmemiş gibi yokuşlar var ağaçlı..." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı
    • "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar." (Haldun Taner)
  3. [sıfat] Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse)

SARMA

  1. [isim] Sarmak işi
  2. Saran, içine alan şey, zarf
  3. Çevirme
  4. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılan etli veya zeytinyağlı yemek
  5. Bir ayakta alınan paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk
  6. [sıfat] Sarılarak yapılan
    • "Sarma yay."

SARIK

  1. [isim] Sarılarak meydana getirilen başlık
    • "O artık sarığı ile, cübbesi ve lapçınları ile tam bir hoca efendi idi." (Tarık Buğra)
  2. Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, şal vb

FORSA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse

HASAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar
    • "Yağmur yollarda hasara yol açtı. Deprem çok hasar yaptı."
    • "Bir lokomotifle iki vagon hasara uğramışlar." (Atilla İlhan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü