İçinde sı olan 5 harfli 87 kelime var. İçerisinde SI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I S

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KISIT

  1. [isim, hukuk] Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
  2. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması; kısıtlılık, kısıtlama, hacir
KISIR

  1. [sıfat] Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan); yoz
  2. Ürün vermeyen (toprak); yoz
    • "Kısır toprak."
  3. [mecaz] Verimsiz, yararsız, sonuçsuz olan
    • "Kısır çalışma. Kısır tartışma."
  4. [biyoloji] İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.); steril
KISIM

Kelime Kökeni: Arapça ḳism

  1. [isim] Bakınız bölüm
    • "Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz." (Nezihe Araz)
  2. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü
    • "Kadın kısmı tutunacak yer ister, güvenecek yer ister." (Zeyyat Selimoğlu)
  3. Bakınız kol (I)
    • "Bankanın kambiyo kısmında çalışıyorum."
KISIK

  1. [sıfat] Kısılmış olan; basık
  2. Kuvvetli ve yüksek tonda olmayan, hafif, boğuk (ses); ağır, alçak
    • "Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu." (Yusuf Atılgan)
  3. Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı)
  4. [isim, coğrafya] Bakınız boğaz
SISKA

  1. [sıfat, eskimiş] Karın boşluğuna su dolmuş olan
  2. Aşırı zayıf ve çelimsiz (insan veya hayvan); kuru, kaknem, cılız, eneze
ORASI

  1. [isim] Bakınız ora
    • "Odam orası, dedi, sağ tarafa düşen kapı." (Refik Halit Karay)
  2. O yönü
    • "İşin orası önemli değil."
SICAK

  1. [sıfat] Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
    • "Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce beklemişti." (Orhan Kemal)
  2. Isısı yüksek olan, çok ısınmış
    • "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi." (Aka Gündüz)
  3. [isim] Havadaki yüksek ısı
    • "Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor." (Necati Cumalı)
  4. [isim] Sıcak yer
    • "Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. [isim, ağızlardan] Bakınız hamam
  6. [mecaz] Dostça olan, sevgi dolu
    • "Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."
  7. Aniden ve kendiliğinden ortaya çıkmış olan (haber, gelişme vb.)
SINAV

  1. [isim] Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama; imtihan
    • "Annem, derslerine çalışıp eylülde sınavları başarması gerektiğini hatırlatıyordu." (Ayla Kutlu)
  2. [mecaz] Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum
    • "Evliliğin ilk yılları bir sınavdır."
SIMAK

  1. [-i, ağızlardan] Kırmak, bozmak
  2. Yenmek, mağlup etmek
SIĞIR

  1. [isim, hayvan bilimi] Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı
  2. [mecaz] Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan kimse
  3. [hakaret yollu] “Çok kaba, anlayışsız” anlamında bir hakaret sözü
HISIM

Kelime Kökeni: Arapça ḫiṣm

  1. [isim, hukuk] Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler; yan soy
    • "Aradan bir süre geçti, garnizonda bir idareci bana müracaat ederek verdiğiniz listedeki isimlerin üçüncü derecede hısmınız olduğunu imzanızla tasdik ediniz, dedi." (İhsan Sabri Çağlayangil)
SIVAT

  1. [isim] Bakınız suvat
SIZAK

  1. [isim, ağızlardan] Dağ sırtlarında, taş aralarından sızan su, küçük pınar
SIÇAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
  2. [mecaz] Küçük yaştaki hırsız
SIĞAÇ

  1. [isim, fizik] Bakınız kondansatör
SIZIŞ

  1. [isim] Sızmak işi
SIÇMA

  1. [isim] Sıçmak işi
SINAİ

Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿī

  1. [sıfat] Sanayi ile ilgili; endüstriyel
SIFIR

Kelime Kökeni: Arapça ṣifr

  1. [isim, matematik] Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
  2. [mecaz] Hiçbir değeri olmayan şey
  3. [sıfat, mecaz] Olmayan, bulunmayan
    • "Sıfır makyaj."
  4. [sıfat, mecaz] Kötü, başarısız, verimsiz
    • "Sorma, su içsem kilo alıyorum, bütün rejimleri denedim, netice sıfır." (Attilâ İlhan)
  5. [sıfat, mecaz] Yeni, kullanılmamış
YANSI

  1. [isim] Isı ve ışık dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi; akis
    • "Yüzümün durgun sudaki yansısına eğildim." (İnci Aral)
  2. [fizik] Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi; inikâs
  3. [biyoloji] Bakınız refleks
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü