İçinde süz olan 8 harfli 48 kelime var. İçerisinde SÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında süz olan kelimeler listesine ya da sonu süz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Süz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S Z Ü

2 Harfli Kelimeler

SÜ, ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜNGÜSÜZ

  1. [sıfat] Süngüsü olmayan
HÜZÜNSÜZ

  1. [sıfat] Hüznü olmayan, şen (kimse)
BÜKÜMSÜZ

  1. [sıfat] Bükülmemiş olan
  2. Bükümü olmayan
    • "Deminden beri görüp tanımadığı ince, uzun boylu, sırtında güzel dikimli tüvit ceketi, pantolon paçaları bükümsüz delikanlı Kubilay’dı demek." (Füruzan)
SÜTSÜZCE

  1. [zarf] Sütsüze yakışır bir biçimde
SÜZÜLMEK

  1. [nesnesiz] Süzme işine konu olmak
    • "Bal süzüldü."
  2. Bakınız akmak
    • "Gözlerimden yaşlar süzüldü."
  3. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek
    • "Kuş, gene havada süzülüp daireler çiziyor." (Memduh Şevket Esendal)
  4. [mecaz] Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek
    • "Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. [mecaz] İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek
    • "Bir daha vurdum ve cevap alamayınca her zaman yaptığım gibi usulca kapıyı açıp içeri süzüldüm." (Haldun Taner)
  6. [mecaz] Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak
    • "Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu." (Peyami Safa)
  7. [mecaz] Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek
    • "Bir tanesinin elinde -muhakkak çalmış olacak- bir şık şemsiye, o günün sosyete hanımlarını taklit ederek kırıtıyor, süzülüyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
  8. [mecaz] Yüzüne nazlı bir anlam vermek
  9. [mecaz] Çok zayıflamak
    • "Yedi sekiz gün içinde kızcağız, süzülmüş, solmuş, gözleri çukura kaçmıştı." (Memduh Şevket Esendal)
BÜRÜKSÜZ

  1. [sıfat] Bürüğü olmayan
BÜZGÜSÜZ

  1. [sıfat] Büzgüsü olmayan
    • "Macide olsa bu resmi nereye asardı, bu kanepeyi hangi odaya koyardı, perdeleri büzgülü mü büzgüsüz mü takardı? diye odadan odaya şaşkın, kararsız dolaşıp dururmuş." (Peride Celal)
SÜZGEÇLİ

  1. [sıfat] Süzgeci olan
TÜRKÜSÜZ

  1. [sıfat] Türküsü olmayan
SÜRÜMSÜZ

  1. [sıfat] Sürümü olmayan, az satılan veya satılmayan (mal)
FLÖRTSÜZ

  1. [sıfat] Flörtü olmayan
  2. [zarf] Flört etmeden
    • "İstanbul’a geldiği günden beri gerçi bir an flörtsüz kaldığı, bir an kadınlardan baş aldığı yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
GÜDÜMSÜZ

  1. [sıfat] Güdülemeyen, yönlendirilemeyen, yönetilemeyen
ÖKSÜZLÜK

  1. [isim] Öksüz olma durumu
  2. [mecaz] Bakınız kimsesizlik
    • "Deminki öksüzlük hâlim birden, acayip bir merakla dayanılmaz bir tecessüs hissine dönmüştü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YÜZSÜZCE

  1. [zarf] Utanmaz, sıkılmaz bir biçimde
    • "Onu yakından çehreme, gözlerimin içine bakmaya mecbur etmek için âdeta yüzsüzce uğraşıyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
ÖRGÜTSÜZ

  1. [sıfat] Örgütlenmiş olmayan; teşkilatsız
  2. [zarf] Örgütlenmemiş bir biçimde; teşkilatsız
SÜZÜŞMEK

  1. [-le] Birbirlerini karşılıklı süzmek
ÜNSÜZLÜK

  1. [isim] Ünsüz olma durumu; şöhretsizlik
MÜHÜRSÜZ

  1. [sıfat] Mührü olmayan
  2. Mühür basılmamış olan
    • "Mühürsüz nüshalar sahtedir."
KÜFÜRSÜZ

  1. [sıfat] İçinde küfür olmayan (söz, konuşma)
  2. [zarf] Küfür kullanmadan, küfretmeden (konuşmak)
PÜRÜZSÜZ

  1. [sıfat] Pürüzü olmayan
    • "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü." (Kenan Hulûsi Koray)
  2. Düzgün (ses)
    • "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. [mecaz] Karışık olmayan (durum, iş); kılçıksız
  4. [zarf] Hatasız, takılmadan
    • "Pürüzsüz, tane tane şarkı söyler gibi ahenkli bir konuşma tarzı vardı." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü