İçinde sö olan 8 harfli 41 kelime var. İçerisinde SÖ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sö olan kelimeler listesine ya da sonu sö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖZLEMEK

  1. [-i] Evlendirmek üzere söz kesmek
SÖNDÜRME

  1. [isim] Söndürmek işi; itfa
SÖĞÜTLÜK

  1. [isim] Söğüt ağacı bol olan yer
    • "Uzakta çay kenarında söğütlük içinde küçük bir köy vardı." (Halide Edip Adıvar)
SÖMÜRTME

  1. [isim] Sömürtmek işi
PROFESÖR

Kelime Kökeni: Fransızca professeur

  1. [isim] Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan öğretim üyesi
    • "Aramızda bir profesör, bir de doçent vardı, hepimiz çoktan pusulayı şaşırmıştık." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan ünvan
  3. [mecaz] Bir işi en iyi bilen veya yapan kimse
KONKASÖR

Kelime Kökeni: Fransızca concasseur

  1. [isim] Bakınız kırma makinesi
SÖZLEŞME

  1. [isim] Sözleşmek işi; anlaşma, kavil, kavilleşme, kavletme
  2. [hukuk] Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem; bağıt, akit, mukavele, kontrat
    • "Anayasa, her şeyden önce bütün vatandaşların uymak zorunda olduğu bir toplum sözleşmesidir." (Necati Cumalı)
  3. Bu işlemi gösteren belge; mukavelename
    • "İlgili sözleşmelerin altına imzamızı koyarken bu imzaya sadık kalma konusunda ne ölçüde niyetliydik?" (Ahmet Cemal)
SÖZCÜKLÜ

  1. [sıfat] Sözcüğü olan
SÖVÜLMEK

  1. [-e] Sövme işine konu olmak
SÖYLENTİ

  1. [isim] Ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber; rivayet
    • "Önce kulaktan kulağa fısıldanan bu söylentilerin meclis kürsülerinde açıkça ifade edildiği oluyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SÖZLÜKÇE

  1. [isim] Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük
SÖMÜRGEN

  1. [sıfat] Bakınız sömürücü
    • "Her sömürgen gibi onların da ömürleri kısacıktı çünkü sömürgenler hazıra konar, enerjilerini fark edip devreye sokmazlardı." (Mehmet Niyazi Özdemir)
SÖYLENCE

  1. [isim] Bakınız efsane
SÖYLEYİŞ

  1. [isim] Söylemek işi
    • "Salonunda toplanmıştık geçen gece beş on kişi / Vardı onun kendine has bir hikâye söyleyişi" (Enis Behiç Koryürek)
  2. [dil bilimi] Bakınız telaffuz
SÖYLENME

  1. [isim] Söylenmek işi
SÖZLENME

  1. [isim] Sözlenmek işi; söz kesimi
SÖKTÜRME

  1. [isim] Söktürmek işi
SÖYLENİŞ

  1. [isim] Söylenmek işi
SÖZLÜLÜK

  1. [isim] Sözlü olma durumu
SÖMÜRÜCÜ

  1. [sıfat] Sömürüyü gerçekleştiren (kimse); sömürgen, istismarcı
    • "O sözü edilen sömürücü patronlardan değil benim babam." (Emine Işınsu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü