İçinde rk olan 7 harfli 79 kelime var. İçerisinde RK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rk olan kelimeler listesine ya da sonu rk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MARKACI
-
-
[isim]
Marka satan kimse
-
[mecaz]
Marka düşkünü olan kimse
-
[isim]
Marka satan kimse
- FİRKETE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca forchetta
-
[isim]
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası
- "Kadının başına doladığı örgülerden biri, firketelerden kurtulup omzuna düşüyor eğilince."
-
[isim]
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası
- BURKMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek, döndürerek çevirmek
- "Uzun kara saçlarını sıvazlayıp burktu."
-
Kolu, parmağı veya bileği zorlama sonucunda incitmek
- "Kızın yanına gittiğinde ayağını burkmuş gibi yapıp kızın kolundan destek aldı."
-
[mecaz]
Kırılmasına, üzülmesine sebep olmak
- "Bu tatlı hatıra kalbini birdenbire burktu, kaşlarını çattı ve unutmak ister gibi başını salladı."
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek, döndürerek çevirmek
- SARKMAK
-
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- "Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu."
-
[argo]
Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek
-
[ağızlardan]
Bir yere gitmek, uğramak
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- TÜRKİYE
-
-
[isim]
Anadolu ve Trakya'da yer alan, başkenti Ankara olan ülke; Türkiye Cumhuriyeti
-
[isim]
Anadolu ve Trakya'da yer alan, başkenti Ankara olan ülke; Türkiye Cumhuriyeti
- ÇARKACI
-
-
[isim, tarih]
Bakınız çarhacı
- "Davlumbazlar yeğde yeğde vuranda / Çarkacılar sağlı sollu dönende / Eğri kılıç ak gövdeyi bölende / Yiğidi doğuran ana, bin yaşa!"
-
[isim, tarih]
Bakınız çarhacı
- ERKEKSİ
-
-
[sıfat]
Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi; erkeğimsi, maskülen
- "Güneş altında ve açık havada pişmiş yüzünün çizgileri cesur ve erkeksi."
-
[sıfat]
Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi; erkeğimsi, maskülen
- DEMARKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca demarké
-
[sıfat, spor]
Sıyrılmış, boşta kalmış
- "Demarke duran Fuat’ın şimşek gibi şutu ağları havalandırdı."
-
[sıfat, spor]
Sıyrılmış, boşta kalmış
- İRKİNTİ
-
-
[isim]
Bakınız irkilti
- "Acaba, başımızdan geçen belalar, çektiğimiz mihnetler ve nihayet rahat, zengin bir memleketin batışını görmüş olmamız bizde, artık dünya hazlarına karşı bir nevi irkinti mi hasıl etmişti?"
- "Yarın en büyük kuvvetlerin karşısında en ufak bir irkinti bile bana yaklaşamayacaktır."
-
[isim]
Bakınız irkilti
- FIRKATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca fregata
-
[isim, eskimiş, askerlik]
10-15 çift kürekli, hızlı bir savaş gemisi
-
[isim, eskimiş, askerlik]
10-15 çift kürekli, hızlı bir savaş gemisi
- İRKİLTİ
-
-
[isim]
Ürkerek geri çekilme; irkinti (II)
- "Radyoda ağdalı yorumuyla sunduğu, gençliğimin sevdiğim şarkılarını aynı irkiltiyle dinliyorum. Bu gidişle geçmişsiz mi kalacağım?"
-
Şaşırıp duraklama; irkinti (II)
-
Korku, çekinme; irkinti (II)
-
[isim]
Ürkerek geri çekilme; irkinti (II)
- FIRKACI
-
-
[isim]
Parti üyesi
-
Bakınız partici
- "Hiç değilse önde gelen fırkacıların tansiyonunu düşürmeyi de ümit etmişti."
-
[isim]
Parti üyesi
- TÜRKELİ
-
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
- OTOPARK
-
Kelime Kökeni: Almanca Autopark
-
[isim]
Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer; park yeri, park
- "Otopark görevlileri, arabayı kendi kafalarına göre bir yere çekerlerdi."
-
[isim]
Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer; park yeri, park
- SİRKECİ
-
-
[isim]
Sirke yapan veya satan kimse
-
[isim]
Sirke yapan veya satan kimse
- KARKARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳarḳara
-
[isim, hayvan bilimi]
Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna
-
[isim, hayvan bilimi]
Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna
- ÜRKÜTÜŞ
-
-
[isim]
Ürkütmek işi
-
[isim]
Ürkütmek işi
- MİNORKA
-
Kelime Kökeni: İngilizce minorca
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle siyah tüylü, balta veya gül ibikli yumurta tavuğu
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle siyah tüylü, balta veya gül ibikli yumurta tavuğu
- MERKEZİ
-
Kelime Kökeni: Arapça merkezī
-
[sıfat]
Merkezde olan, merkezi oluşturan
- "Dur bakalım, biraz daha merkezî mahallelere yaklaşalım, diyordu."
-
[sıfat]
Merkezde olan, merkezi oluşturan
- TÜRKLÜK
-
-
[isim]
Türk olma durumu
-
Türklere özgü nitelik
-
Türklerin meydana getirdiği topluluk
- "Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır."
-
[isim]
Türk olma durumu