İçinde rk olan 5 harfli 39 kelime var. İçerisinde RK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rk olan kelimeler listesine ya da sonu rk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FIRKA
-
Kelime Kökeni: Arapça firḳa
- ERKEK
-
-
[isim]
Yetişkin adam; bay (II), er (I), er kişi, kişi
- "Erkekler tekaüt olunca çocuğa dönüyorlar."
-
İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı
- "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler."
-
Bakınız koca (I)
- "Kadın erkeğini uğurladı."
-
[biyoloji]
Sperma oluşturan organizma
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız mert
-
[sıfat]
Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı
-
[sıfat]
Sert, kolay bükülmez
- "Erkek demir, erkek bakır."
-
[isim]
Yetişkin adam; bay (II), er (I), er kişi, kişi
- ÖZERK
-
-
[sıfat]
Bir üst organa bağlı olmakla beraber kendine ait işleri ayrı bir yasayla kendisi düzenleme ve yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.); muhtar, otonom
-
[mecaz]
Kendi kurallarıyla kendi kendini serbestçe yöneten
- "Çocuğun yemeğini tek başına yiyebilmesi, onun özerk olabilmesi ve kendi kendini yönetebilir duruma gelmesi için zorunludur."
-
[sıfat]
Bir üst organa bağlı olmakla beraber kendine ait işleri ayrı bir yasayla kendisi düzenleme ve yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.); muhtar, otonom
- KORKU
-
-
[isim]
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
- "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor."
-
Kötülük gelme ihtimali
- "Yollarda korku kalmadı."
-
[ruh bilimi]
Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, solunum ve kalp atışı hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu
-
[isim]
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
- PARKA
-
Kelime Kökeni: Fransızca parka
-
[isim, askerlik]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük
-
Genellikle gençlerin giydiği başlıklı bir tür üstlük
-
[isim, askerlik]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük
- HIRKA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫirḳa
-
[isim]
Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi
- "Bol hırkasının içinde ne kadar zavallı hatta ne kadar gülünçtü."
-
[eskimiş]
Dervişlerin giydikleri üst giysisi
-
[isim]
Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi
- MARKİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca marquis
-
[isim]
Bazı Batı devletlerinde kont ile dük arasındaki bir soyluluk ünvanı
-
[isim]
Bazı Batı devletlerinde kont ile dük arasındaki bir soyluluk ünvanı
- ÇARKA
-
-
[isim, tarih]
Bakınız çarha
-
[isim, tarih]
Bakınız çarha
- ERKİN
-
-
[sıfat]
Bakınız liberal
-
[sıfat]
Bakınız liberal
- ARKIT
-
-
[isim, ağızlardan]
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak; argıt
-
[isim, ağızlardan]
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak; argıt
- ŞARKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şarḳī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Doğu
-
[sıfat]
Doğu'yla ilgili, Doğu'ya özgü olan
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Doğu
- İRKME
-
-
[isim]
İrkmek işi
-
[isim]
İrkmek işi
- BURKA
-
Kelime Kökeni: Arapça burḳuʿ
-
[isim]
Bazı Müslüman kadınların giydiği, başı, yüzü ve bütün vücudu örten, göz kısmı kafesli veya tüllü dış giysi
-
[isim]
Bazı Müslüman kadınların giydiği, başı, yüzü ve bütün vücudu örten, göz kısmı kafesli veya tüllü dış giysi
- ÇÖRKÜ
-
-
[isim, matematik]
Bakınız sayı boncuğu
-
[isim, matematik]
Bakınız sayı boncuğu
- ERKLİ
-
- ARKAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Ağıl (I)
-
Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer
- "Arkacın içine uzanıp yatmak istedi."
-
[isim, ağızlardan]
Ağıl (I)
- KIRKI
-
-
[isim]
Kırkma işi
-
Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç
-
[isim]
Kırkma işi
- BARKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca barca
-
[isim]
Büyük sandal
-
[isim]
Büyük sandal
- MARKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca marqué
-
[sıfat, spor]
"Takım oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketine engel olmak, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat, spor]
"Takım oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketine engel olmak, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- MARKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca marca
-
[isim]
Bir ticari malı, herhangi bir nesneyi tanıtmaya, benzerinden ayırmaya yarayan özel ad veya işaret; alametifarika
-
Resim veya harfle yapılan işaret
-
Bilet, para yerine kullanılan metal veya başka şeyden parça
-
[mecaz]
Tanınmış ürün, saygın kişi vb
-
[isim]
Bir ticari malı, herhangi bir nesneyi tanıtmaya, benzerinden ayırmaya yarayan özel ad veya işaret; alametifarika