İçinde riş olan 8 harfli 29 kelime var. İçerisinde RİŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında riş olan kelimeler listesine ya da Sonu riş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
R İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEMKİRİŞ
-
-
[isim]
Çemkirme işi veya biçimi
-
[isim]
Çemkirme işi veya biçimi
- BİLDİRİŞ
-
-
[isim]
Bildirme işi veya biçimi
-
[isim]
Bildirme işi veya biçimi
- ÇİRİŞSİZ
-
-
[sıfat]
Çiriş sürülmemiş
-
[sıfat]
Çiriş sürülmemiş
- GİYDİRİŞ
-
-
[isim]
Giydirme işi veya biçimi
-
[isim]
Giydirme işi veya biçimi
- KİRİŞLİK
-
-
[sıfat]
Kiriş olarak kullanılmaya uygun
- "Kirişlik kereste."
-
[sıfat]
Kiriş olarak kullanılmaya uygun
- DEĞDİRİŞ
-
-
[isim]
Değdirme işi veya biçimi
-
[isim]
Değdirme işi veya biçimi
- DERİŞMEK
-
-
[nsz]
Bir nokta dolayında toplanmak, temerküz etmek
-
Bir sıvı, içindeki su veya sıvı miktarı azalarak koyulaşmak, tekâsüf etmek
-
[nsz]
Bir nokta dolayında toplanmak, temerküz etmek
- TEFRİŞAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Döşeme işleri
-
Döşemenin gerektirdiği bütün parçalar veya eşyanın tümü
- "Görüyorum ki salonun tefrişatı henüz tamamlanmamış. Bütün koltuklar yerleştirildikten sonra tekrar geliriz." (Haldun Taner)
-
[isim]
Döşeme işleri
- DELDİRİŞ
-
-
[isim]
Deldirme işi veya biçimi
-
[isim]
Deldirme işi veya biçimi
- KİRİŞSİZ
-
-
[sıfat]
Kirişi olmayan
-
[sıfat]
Kirişi olmayan
- KESTİRİŞ
-
-
[isim]
Kestirme işi veya biçimi
-
[isim]
Kestirme işi veya biçimi
- FERİŞTAH
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
En iyi, en üstün
-
[sıfat]
En iyi, en üstün
- GİRİŞMEK
-
-
[-e]
Bir işe, bir şeye başlamak için hazırlık yapmak, ele almak, teşebbüs etmek
- "Erkek arkadaşları ile sosyal nizam üzerinde sonu gelmeyen tartışmalara girişirdi." (Haldun Taner)
-
Kalkışmak
-
Birbirina karışmak
-
Dövmeye başlamak
-
Kavgaya tutuşmak
-
[-e]
Bir işe, bir şeye başlamak için hazırlık yapmak, ele almak, teşebbüs etmek
- GÖSTERİŞ
-
-
[isim]
Gösterme işi veya biçimi
- "Salih de tam bir gösteriş yapmak hevesiyle boşanmış bir yay gibi kalktı ayağa." (Tarık Buğra)
-
Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, kurum
- "Eski hayat baştan başa bir nümayiş ve gösteriş hayatı idi." (Ahmet Haşim)
-
Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık
- "Bu yapının hiç gösterişi yok."
-
Görkem
-
[isim]
Gösterme işi veya biçimi
- ERİŞİLME
-
-
[isim]
Erişilmek işi
-
[isim]
Erişilmek işi
- PERİŞANİ
- ...
- GİRİŞLİK
-
-
[isim]
Bir başka söze yol açmak için söylenen söz, girizgâh
-
[isim]
Bir başka söze yol açmak için söylenen söz, girizgâh
- GEZDİRİŞ
-
-
[isim]
Gezdirme işi veya biçimi
-
[isim]
Gezdirme işi veya biçimi
- ÇEKTİRİŞ
-
-
[isim]
Çektirme işi veya biçimi
-
[isim]
Çektirme işi veya biçimi
- DİNDİRİŞ
-
-
[isim]
Dindirme işi veya biçimi
-
[isim]
Dindirme işi veya biçimi