İçinde riya olan 39 kelime var. İçerisinde RİYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında riya olan kelimeler listesine ya da sonu riya ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ENDÜSTRİYALİZM, NAZARİYATÇILIK, RİYASETİCUMHUR
HAFRİYATÇILIK, RİYAKARCASINA
BRİYANTİNSİZ, ITRİYATÇILIK
BRİYANTİNLİ, NAZARİYATÇI
HAFRİYATÇI, RİYAKARANE, RİYAKARLIK, RİYAZİYECİ
BRİYANTİN, ITRİYATÇI, NAZARİYAT, RİYAKARCA, RİYAZİYAT, SERİRİYAT
DEBRİYAJ, EKSERİYA, FİKRİYAT, HAFRİYAT, NEŞRİYAT, RİYAZİYE, ŞEHRİYAR
ITRİYAT, RİYAKAR, RİYASET, RİYASIZ, RİYAZET
RİYALA, RİYALE, RİYAZİ, TRİYAS
ARİYA, RİYAD, RİYAL
RİYA
Riya Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
RİYA
3 Harfli Kelimeler
ARİ, RAY, YAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AY, RA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ENDÜSTRİYALİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca industrialisme
-
[isim]
Bakınız sanayicilik
-
[isim]
Bakınız sanayicilik
- RİYASETİCUMHUR
-
Kelime Kökeni: Arapça riyaset + cumhur
-
[isim]
Bakınız cumhurbaşkanlığı
- "İlk fırsatta, resmen cumhuriyet ilan etmek ve devlet riyasetini, riyaseticumhur makamında temsil ederek kuvvetli bir vaziyet vücuda getirmek elzem idi."
-
[isim]
Bakınız cumhurbaşkanlığı
- NAZARİYATÇILIK
-
-
[isim]
Bakınız kuramcılık
-
[isim]
Bakınız kuramcılık
- HAFRİYATÇILIK
-
-
[isim]
Hafriyatçının yaptığı iş
- "… muhtelif mütehassıslarla, ananelerine uymak suretiyle hafriyatçılığı ince bir meslek hâline getirenlerin varlığı, Kültepe hafriyat heyetinin teşkilindeki kolaylığı belirtmeye kâfidir."
-
[isim]
Hafriyatçının yaptığı iş
- RİYAKARCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız riyakârca
-
[zarf]
Bakınız riyakârca
- BRİYANTİNSİZ
-
-
[sıfat]
Briyantin sürülmemiş
- "Balolar bir acayip yerdir. Briyantinsiz kafa, işçi tulumu, boyasız tırnak yasak."
-
[sıfat]
Briyantin sürülmemiş
- ITRİYATÇILIK
-
-
[isim]
Itriyatçının yaptığı iş
-
[isim]
Itriyatçının yaptığı iş
- NAZARİYATÇI
-
-
[isim]
Bakınız kuramcı
-
[isim]
Bakınız kuramcı
- BRİYANTİNLİ
-
-
[sıfat]
Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş
- "Onun gençliğinde pudralı yanak, kozmetikli bıyık, briyantinli saçtı güzel sanılan."
-
[sıfat]
Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş
- RİYAKARANE
-
Kelime Kökeni: Arapça riyā + Farsça -kār-āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız riyakârca
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız riyakârca
- RİYAZİYECİ
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız matematikçi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız matematikçi
- HAFRİYATÇI
-
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse
- "Zemin katta kamyon tamirhanesi, girişte et lokantası ve kıraathane, bir üst katı iki hemşehrisine kiralamış; biri hafriyatçı, diğeri muhasebeci."
-
[arkeoloji]
Arkeolojik kazı ile uğraşan kimse
- "Kaya cephelerinin hakikaten mezar olup olmadıkları birkaç hafriyatçı tarafından münakaşa olunmaktadır."
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse
- RİYAKARLIK
-
-
[isim]
Bakınız ikiyüzlülük
- "Riyakârlık, aşağılığın son haddidir."
-
[isim]
Bakınız ikiyüzlülük
- ITRİYATÇI
-
-
[isim]
Güzel kokular, makyaj malzemesi satan kimse veya yer
-
[isim]
Güzel kokular, makyaj malzemesi satan kimse veya yer
- BRİYANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca brillantine
-
[isim]
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
- "Erkeklerin briyantin kullanması zamanın modasıydı."
-
[isim]
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
- RİYAKARCA
-
-
[zarf]
İkiyüzlülükle; riyakârcasına, riyakârane
-
[zarf]
İkiyüzlülükle; riyakârcasına, riyakârane
- NAZARİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓariyyāt
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
-
Bakınız kuram
- "O devirde henüz dil üstüne spekülasyon başlamamış, Türkçe denen muhteşem orkestra, notadan, musiki ilminden, nazariyat ve felsefesinden anlamayan alaylı maestroların idaresi altına girmemişti."
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
- SERİRİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça serįriyyāt
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız klinik
-
Tıp öğrencilerinin uygulama yaptıkları eğitim hastanesi
- "Türkiye’de bir seririyatta ilk imtihan veren doktor benim. Cidden müşkil bir imtihandı."
-
Hastanelerde hastaların başucunda yapılan dersler
- "Fakat beş sene sonra tahsilini bitirenler diploma verileceği sırada bir sene daha mektepte alıkonularak bunlara tababet ile beraber seririyat dersleri de takip ettirilmiş ve bu suretle askerî doktorlar derecesinde okutulmuşlardı."
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız klinik
- RİYAZİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça riyāżiyāt
-
[isim, eskimiş, matematik]
Matematik bilgisi
- "Hükümlerinde riyaziyata bile yakışmayan bir katiyet vardı."
-
[isim, eskimiş, matematik]
Matematik bilgisi
- NEŞRİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça neşriyyāt
-
[isim]
Bakınız yayın
- "Tereddütlü, imalı, gıllıgışlı bazı mülahazalar ve neşriyat vardır."
-
[isim]
Bakınız yayın