İçinde reva olan 19 kelime var. İçerisinde REVA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında reva olan kelimeler listesine ya da sonu reva ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
PREVANTORYUM, TAHTEREVALLİ
REVALÜASYON, REVANİCİLİK, REVANLAŞMAK
DEVRİREVAN, REVANLAŞMA, TAHTIREVAN
ABIREVAN, REVAKİYE, REVAKSIZ, REVANİCİ
REVAÇTA, REVAKLI
REVANİ
REVAÇ, REVAK, REVAN
REVA
Reva Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
REVA
3 Harfli Kelimeler
VAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AV, ER, EV, RA, RE, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAHTEREVALLİ
-
-
[isim]
İki ucuna birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta veya metal araç; çöğüncek
- "Küçükken tahterevalliye binmişsinizdir."
-
[isim]
İki ucuna birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta veya metal araç; çöğüncek
- PREVANTORYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca préventorium
-
[isim, tıp]
Vücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu
- "Yanımda prevantoryum sakinlerinden, yüzü Hint fakirlerine benzeyen, zayıf, gözlüklü, tanımadığım bir çocuk oturuyordu."
-
[isim, tıp]
Vücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu
- REVANLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yürüyüp gitmek, uyum sağlamak
- "Her şey, arabacı ve atlar bile artık bizim neşemizin ahengiyle revanlaşırdı."
-
[nesnesiz]
Yürüyüp gitmek, uyum sağlamak
- REVANİCİLİK
-
-
[isim]
Revanicinin işi veya mesleği
-
[isim]
Revanicinin işi veya mesleği
- REVALÜASYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca révaluation
-
[isim, ekonomi]
Bakınız değer katma
-
[isim, ekonomi]
Bakınız değer katma
- TAHTIREVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça taḫt + revān
-
[isim]
Omuzda veya deve, fil, at vb. hayvanlara yüklenerek götürülen, üstü örtülü, yanda pencereleri bulunan, ufak bir oda biçiminde insan taşınan tekerleksiz araç
-
[isim]
Omuzda veya deve, fil, at vb. hayvanlara yüklenerek götürülen, üstü örtülü, yanda pencereleri bulunan, ufak bir oda biçiminde insan taşınan tekerleksiz araç
- REVANLAŞMA
-
-
[isim]
Revanlaşmak işi
-
[isim]
Revanlaşmak işi
- DEVRİREVAN
-
Kelime Kökeni: Arapça devr + Farsça revān
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde bir büyük usul
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde bir büyük usul
- ABIREVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça āb + Farsça revān
-
[isim]
Bakınız akarsu
- "Yârim senden ayrılalı / Hayli zaman oldu gel gel / Bak gözümden akan yaşa / Abırevan oldu gel gel"
-
[isim]
Bakınız akarsu
- REVAKİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça rivāḳiyye
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız stoacılık
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız stoacılık
- REVAKSIZ
-
-
[sıfat]
Revak bulunmayan
- "Bu değişiklikler, ortadaki örtünün altındaki alanın revaklı veya revaksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır."
-
[sıfat]
Revak bulunmayan
- REVANİCİ
-
-
[isim]
Revani yapıp satan kimse
-
[isim]
Revani yapıp satan kimse
- REVAKLI
-
-
[sıfat]
Revak bulunan
- "Dikdörtgen planlı yapıda ortadaki revaklı avlu etrafına odalar yerleştirilmiştir."
-
[sıfat]
Revak bulunan
- REVAÇTA
-
-
[sıfat]
Gözde, tutulan, rağbet edilen
- "Geniş pencereli, manzaralı salonlar revaçta."
-
[sıfat]
Gözde, tutulan, rağbet edilen
- REVANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça revġānī
-
[isim]
Yumurta ve irmikle yapılan, fırında kabarıp piştikten sonra üzerine şerbet dökülen bir tatlı türü; revani tatlısı
-
[isim]
Yumurta ve irmikle yapılan, fırında kabarıp piştikten sonra üzerine şerbet dökülen bir tatlı türü; revani tatlısı
- REVAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça revāc
-
[isim, ticaret]
Bakınız sürüm
-
[isim, ticaret]
Bakınız sürüm
- REVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça revān
-
[sıfat, eskimiş]
Giden, yürüyen
- "Arabalarımıza binip Tiran yoluna revan, âdeta, kır gezintisine çıkmış bir aile hâlinde idik."
-
[sıfat, eskimiş]
Giden, yürüyen
- REVAK
-
Kelime Kökeni: Arapça rivāḳ
-
[isim]
Binanın avlusunda veya dış cephesinde yer alan, çatısı sütunlarla desteklenmiş, üstü düz dam, tonoz veya kubbelerle örtülü, uzunlamasına, önü açık yer
-
[isim]
Binanın avlusunda veya dış cephesinde yer alan, çatısı sütunlarla desteklenmiş, üstü düz dam, tonoz veya kubbelerle örtülü, uzunlamasına, önü açık yer
- REVA
-
Kelime Kökeni: Farsça revā
-
[sıfat]
Bakınız uygun
- "Reva mı hiddetin, reva mı şiddetin / Zulmeden sen misin, bilmem ki ben miyim?"
-
[sıfat]
Bakınız uygun