İçinde ret olan 9 harfli 58 kelime var. İçerisinde RET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ret olan kelimeler listesine ya da sonu ret ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ret Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R T

3 Harfli Kelimeler

RET, TER

2 Harfli Kelimeler

ER, ET, RE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAZERETLİ

  1. [sıfat] Mazereti olan; mazur
CEBRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça cebr + Türkçe etmek

  1. [-e, -i, eskimiş] Bakınız zorlamak
    • "Sizi de inanmaya cebretmek isteyen bunamış bir inat ve ısrar ile söylüyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ÖĞRETİLME

  1. [isim] Öğretilmek işi
MÜZAHERET

Kelime Kökeni: Arapça muẓāheret

  1. [isim, eskimiş] Yardım etme, destekleme, arkalama, arka çıkma
ÜRETİMLİK

  1. [isim] Bakınız fabrika
KUDRETSİZ

  1. [sıfat] Kudret sahibi olmayan
KÜFRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça kufr + Türkçe etmek

  1. [-e] Bakınız sövmek
    • "Kambur, küfrederek mektubu yırttı. Pisi pisine pul parası vermişti." (Nâzım Hikmet)
SABRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ṣabr + Türkçe etmek

  1. [nesnesiz] Sabır göstermek, sabırlı davranmak; sabreylemek
NEŞRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça neşr + Türkçe etmek

  1. [-i, eskimiş] Yaymak, dağıtmak, saçmak
  2. Bakınız yayımlamak
    • "Alacağımız cevaplar içinde dikkate şayan görülenleri gazetemizde neşredeceğiz." (Hüseyin Cahit Yalçın)
GAYRETSİZ

  1. [sıfat] Çalışmayan, çaba göstermeyen
ŞÖHRETSİZ

  1. [sıfat] Bakınız ünsüz
    • "Bunun gibi onları satanlar veya kanlarıyla beslenenler de şöhretsiz, aynı ızdırap ve korku içindeydiler." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
MAHARETLİ

  1. [sıfat] Bakınız becerikli
    • "Her şeyden evvel maharetli bir taktikçidir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
GADRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ġadr + Türkçe etmek

  1. [-e, eskimiş] Haksızlık etmek
AHİRETLİK

  1. [sıfat] Ahirete ilişkin, ahiret için
KAHRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḳahr + Türkçe etmek

  1. [-i] Ezmek, perişan etmek
  2. Çok üzmek
    • "Kendini de dostlarını da kahredeceksin, öyle mi?" (Cemil Meriç)
  3. [nesnesiz] Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek
  4. [-e] İlenmek, beddua etmek
KÜKRETMEK

  1. [-i] Kükreme işini yaptırmak
NEZARETLİ

  1. [sıfat] Görünüşlü, görüntüye sahip; manzaralı
    • "Yüksek, havadar, nezaretli bir ev." (Sermet Muhtar Alus)
ÖĞRETİLİŞ

  1. [isim] Öğretilmek işi
SETRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça setr + Türkçe etmek

  1. [-i, eskimiş] Bir şeyi örtmek, gizlemek
HAYRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḫayr + Türkçe etmek

  1. [-e] Yararı olmak
    • "… herkes ‘rüşvet ve zulümle toplanmış mal kime hayretmiş ki ona hayredecek! Oh olsun!’ diyecektir." (Nahid Sırrı Örik)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü