İçinde ret olan 8 harfli 59 kelime var. İçerisinde RET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ret olan kelimeler listesine ya da sonu ret ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ret Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R T

3 Harfli Kelimeler

RET, TER

2 Harfli Kelimeler

ER, ET, RE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖĞRETMEK

  1. [-e, -i] Bir kimseye bir konuda bilgi kazandırmak
    • "Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış." (Refik Halit Karay)
  2. Yetenek, beceri kazandırmak
  3. Bilinmeyen bir konudan haberdar olmasını sağlamak
    • "Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır." (Burhan Felek)
ÖĞRETMEN

  1. [isim] Mesleği bilgi öğretmek olan kimse; hoca, muallim, muallime
    • "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen." (Yusuf Ziya Ortaç)
SIRRETME

  1. [isim] Sırretmek işi
SABRETME

  1. [isim] Sabretmek işi; sabreyleme
TİTRETME

  1. [isim] Titretmek işi
ZEHRETME

  1. [isim] Zehretmek durumu
PRETORİA

  1. [isim] Güney Afrika Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi olan şehir
İŞARETLİ

  1. [sıfat] İşareti olan, işaretle belirlenmiş olan
    • "Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor." (Nâzım Hikmet)
SEKRETER

Kelime Kökeni: Fransızca secrétaire

  1. [isim] Özel veya kamu kuruluşlarında belli bir makama, kişiye yardımcı olmak amacıyla haberleşmeyi sağlayan, yazışma yapabilen görevli; yazman, kâtip
  2. Özel kuruluşlarda veya kamu kuruluşlarında yönetim ve yazışmalardan sorumlu kimse; yazman, kâtip
  3. Gazetelerde sayfa düzenlemesini yapan kimse
    • "Aslına bakılırsa umurunda değildi Murat’ın, gazeteler başlıklı veya başlıksız çıkmış... Haftada bir gece, izinli sekreterin yerine bakıyordu." (Kemal Tahir)
ŞİRRETÇE

  1. [zarf] Şirret bir biçimde
    • "Niye oturaktan kalktın Allah'ın cezası, diye onu şirretçe payladı." (Sulhi Dölek)
KÜFRETME

  1. [isim] Bakınız sövme
    • "Her şeyden alevlenme onda, mütemadiyen küfretme onda." (Sermet Muhtar Alus)
AHRETLİK

  1. [isim] Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri
    • "Yerine oturmadı, ahretlik teyzenin getirdiği çayı da ayakta içiyordu." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılan (iş veya iyilik)
  3. Bakınız besleme
    • "Evinde anadan ve babadan kalma ihtiyar, emektar bir Arap aşçısından başka on yedi yaşında, tombul, beyaz, oynak bir ahretliği vardı." (Ömer Seyfettin)
TRETUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca trottoir

  1. [isim] Bakınız yaya kaldırımı
İDARETEN

Kelime Kökeni: Arapça idāreten

  1. [zarf] Belli bir süre için, geçici olarak
    • "Üst üste yığılmış kutular, açılmamış koliler arasında üstünkörü bir yaşam, geçici ve idareten." (Elif Şafak)
TİTRETİŞ

  1. [isim] Titretmek işi
HAYRETME

  1. [isim] Hayretmek durumu
GAYRETLİ

  1. [sıfat] Çalışkan, çaba gösteren
OPERETÇİ

  1. [isim] Operet metni yazan, besteleyen veya operette rol alan sanatçı
    • "Briç masasında operetçi Muhlis Sabahattin başı çeker." (Salâh Birsel)
CÜRETKAR

Kelime Kökeni: Arapça curʾet + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız cüretli
  2. Bakınız cesaretli
    • "Dün geceki oyunu orijinaldi; sürekli, cesurca, cüretkâr bir şeydi." (Refik Halit Karay)
HASRETLİ

  1. [sıfat] Bakınız özlemli
    • "İstanbul'un binlerce yüreği böyle bir inmenin hasretlisiydi." (Falih Rıfkı Atay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü