İçinde r olan 7 harfli 2853 kelime var. İçerisinde R harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında r harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu r harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARAYICI
-
-
[isim]
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse
- "Altın arayıcısı."
-
Arama işiyle görevlendirilmiş kimse
- "Gümrük arayıcısı."
-
İstenilen yıldızı teleskop içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop
-
[isim]
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse
- ARIKLIK
-
-
[isim]
Zayıflık, sıskalık
-
[isim]
Zayıflık, sıskalık
- BARHANA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kafile, küçük kervan, göç
-
Göç eşyası, ev eşyası
-
[isim]
Kafile, küçük kervan, göç
- BURKMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek
- "Birinin kolunu burkmak."
-
[nsz]
Burkulmak
- "Ayağım burktu."
-
Acı vermek, üzmek
- "Yörede, şimdi yürek burkan bir suskunluk vardı." (Tarık Buğra)
-
Bazı yiyecekler, ağza kekre tat vermek
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek
- DARBECİ
-
-
[isim]
Vuran, çarpan kimse
-
Darbe yaparak yönetime el koyan kimse
-
[isim]
Vuran, çarpan kimse
- GALERYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Eski gemilerde kıç tarafta bulunan bölüm
-
[isim]
Eski gemilerde kıç tarafta bulunan bölüm
- İRTİCAİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gericilikle ilgili, gerici (davranış, tutum)
-
[sıfat]
Gericilikle ilgili, gerici (davranış, tutum)
- IZTIRAR
- ...
- KARAKUL
-
-
[isim]
Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül
-
[isim]
Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül
- KARAMAN
-
-
[isim]
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
-
[isim]
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
- KOMPRES
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yaraların bakımında veya başka bir amaçla kullanılan, birkaç kat katlanmış bez
-
[isim]
Yaraların bakımında veya başka bir amaçla kullanılan, birkaç kat katlanmış bez
- KÖRELİŞ
-
-
[isim]
Körelme işi veya biçimi
-
[isim]
Körelme işi veya biçimi
- MAVERAİ
- ...
- ÖMÜRSÜN
-
-
beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında söylenen bir söz
- "Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni." (Yunus Emre)
- "... ihtiyar adam hazin bir ömür geçiriyordu." (Falih Rıfkı Atay)
- "Orada ümitler ve hayal sukutlarıyla geçen, bir ömre bedel hareketli hayatı!" (Refik Halit Karay)
- "Ekonomik özgürlüğümden bir nebze olsun ödün vermeyeceğim ömrüm oldukça." (Azra Erhat)
-
beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında söylenen bir söz
- PARTİLİ
-
-
[sıfat]
Bir partiden olan (kimse)
- "Partililer bulduklarını alıp götürmüşler." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Bir partiden olan (kimse)
- RESİMLİ
-
-
[sıfat]
İçinde resimler bulunan, musavver
- "Yağmurlu günlerde orada oturuyor, çay içiyoruz, resimli mecmualar karıştırıyoruz." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
İçinde resimler bulunan, musavver
- TARANMA
-
-
[isim]
Taranmak işi
-
[isim]
Taranmak işi
- TEZKİRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Divan şairlerinin hayatını ve şiirlerini genellikle subjektif bir bakış açısıyla değerlendiren eser
-
[isim]
Divan şairlerinin hayatını ve şiirlerini genellikle subjektif bir bakış açısıyla değerlendiren eser
- ÜZERLİK
-
-
[isim]
Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
- "Miniminiyken o da benim gibi üzerlikle tütsülenmiştir." (Refik Halit Karay)
-
Bu bitkinin tohumlarından yapılan nazarlık veya süs olarak kullanılan eşya
-
[isim]
Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
- BASİRET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğru görüş, uzağı görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, dikkat, sağgörü, önsezi
- "Kanal'ı müdafaa edenler, yüz millik cephe üzerinde çok basiretle vazife görmeye mecbur idiler." (Falih Rıfkı Atay)
- "Bazen en mahir canilerin bile böyle mühim nisyanlarda bulunacak kadar basiretleri bağlanır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Doğru görüş, uzağı görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, dikkat, sağgörü, önsezi