İçinde r olan 6 harfli 2155 kelime var. İçerisinde R harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında r harfi olan kelimeler listesine ya da sonu r harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UYARLI
-
-
[sıfat]
Bakınız uyumlu
- "Kötü beslenen toplumlarda ise insanlar aldıkları besinin miktar ve kalitesiyle uyarlı kalıplar içinde davranır, bundan dolayı güçsüz olurlar."
-
[sıfat]
Bakınız uyumlu
- MEZURA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca misura
-
[isim]
Terzilikte ölçü almak için kullanılan, genellikle 1,5 metre uzunluğunda şerit metre; mezür
-
[isim]
Terzilikte ölçü almak için kullanılan, genellikle 1,5 metre uzunluğunda şerit metre; mezür
- TARABA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tahta perde
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tahta perde
- ORADAN
-
-
[zarf]
Sözü edilen yerden
-
İşaret edilen görece olarak uzak yerden
-
[zarf]
Sözü edilen yerden
- ÇAPRAK
-
-
[isim]
Eyer örtüsü
-
[isim]
Eyer örtüsü
- İSPARİ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, kurşun renginde bir balık (Sargus annularis)
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, kurşun renginde bir balık (Sargus annularis)
- MAĞDUR
-
Kelime Kökeni: Arapça maġdūr
-
[sıfat]
Haksızlığa uğramış (kimse); kıygın
- "Büyük bir millet, gururunda, haklarında, tarihinde mağdur ve muzdaripti."
-
[sıfat]
Haksızlığa uğramış (kimse); kıygın
- CAFERİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cāʿferī
-
[isim]
Şiiliğin bir kolu ve bu koldan olan kimse
-
[isim]
Şiiliğin bir kolu ve bu koldan olan kimse
- BURADA
-
-
[zarf]
Bu yerde
- "Bir köylüden burada avlandığınızı duydum."
-
[zarf]
Bu yerde
- ŞİRYAN
-
Kelime Kökeni: Arapça şiryān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız atardamar
-
[isim, eskimiş]
Bakınız atardamar
- KUMRAL
-
-
[isim]
Koyu sarı veya açık kestane rengi
-
[sıfat]
Teni ve saçları sarıya çalan açık buğday rengi olan(kimse)
- "Ekrandaki Loretta, ince yapılı, uzun bacaklı, kumral, yeşil gözlüydü."
-
[isim]
Koyu sarı veya açık kestane rengi
- GABARİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca gabarit
-
[isim]
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek
-
Motorlu veya motorsuz taşıtların köprü vb. altından rahatça geçebilmeleri için en yüksek boyutları belirten ölçüler
-
[mimarlık]
Bir binanın, yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği
-
[isim]
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek
- PERÇEM
-
Kelime Kökeni: Farsça perçem
- FITRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça fiṭrat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yaradılış
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yaradılış
- KALBUR
-
Kelime Kökeni: Arapça ġirbāl
-
[isim]
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek
- "Ahmet, bir kalbur kucaklamış, onu indiriyordu."
-
[isim]
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek
- EROSÇU
-
-
[isim]
Roman, hikâye, heykel, resim vb. sanat eserlerinde aşk konusuna ve cinsel ilişkilere geniş yer veren sanatçı
-
[isim]
Roman, hikâye, heykel, resim vb. sanat eserlerinde aşk konusuna ve cinsel ilişkilere geniş yer veren sanatçı
- BROMÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca bromure
-
[isim, kimya]
Bromhidrik asidin tuzu veya eteri
-
[isim, kimya]
Bromhidrik asidin tuzu veya eteri
- ÇAPARİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı
- "Çapari oltasını şöyle bir ucundan tutup havaya kaldırdığı zaman eski keyfi biraz yerine gelir gibi oluyor."
-
[isim]
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı
- SERBAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça serbāz
-
[sıfat, eskimiş]
Yürekli, yiğit, korkusuz (kimse)
-
[sıfat, eskimiş]
Yürekli, yiğit, korkusuz (kimse)
- ARİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyet
-
[isim, hukuk]
Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması
-
[eskimiş]
Bakınız ödünçleme
- "Öteden beriden ariyet de bir şeyler buluruz."
-
[isim, hukuk]
Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması