İçinde r olan 6 harfli 2024 kelime var. İçerisinde R harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında r harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu r harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AYKIRI

  1. [sıfat] Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir
    • "Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." (Anayasa)
    • "Yüzük ona biraz aykırı düşen bir parlaklıkla parmağında parlıyordu." (Tarık Buğra)
    • "Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz." (Anayasa)
  2. Çapraz, ters
  3. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal
  4. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen
    • "Burası Ankara'ya iki günöte, ana yollardan aykırı küçük bir kasabaydı." (Refik Halit Karay)
  5. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan

DERİCİ

  1. [isim] Dericilik yapan kimse

DİRİCE

  1. [sıfat] Biraz diri

FARİKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, ayırmaç

MOTRİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Birkaç arabalı bir katarda elektrik motoru veya patlamalı motorla çalışan ve öbür arabaları çekmeye yarayan taşıt

PIRPIR

  1. [isim] Tek veya çift motorlu küçük uçak

RAPTEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Bağlı olarak, tutturulmuş biçimde
    • "Oradan da bir mahzen kapağı açtılar, bir sopaya rapten beni içerisine indirdiler, üzerime de demir kapıyı kapadılar." (Refik Halit Karay)

SARMAK

  1. [-i] Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek
    • "Bak o zaman nasıl yakınlaşacaksınız. Güven nasıl sarıp sarmalayacak ikinizi." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek
    • "Ordu düşmanı sardı."
  3. Dolayında yer almak
  4. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak
    • "Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu." (Necati Cumalı)
  5. Örtmek
  6. Kucaklamak
  7. Yumak yapmak
    • "İpliği sarmak."
  8. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak
  9. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek
    • "Dolma sarıyorum diye yaprağı parmağıma doladım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Sardığı sigarayı tabakasına yerleştiriyor." (Tarık Buğra)
  10. [-e] Sarılıp tırmanmak
    • "Asma çardağı sardı."
  11. [-i] Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak
    • "Kitabı kâğıda sarmak."
  12. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak
  13. Saldırmak, hücum etmek
    • "Faik Efendi biliyordu ki saracaklar hem de fena saracaklar." (Memduh Şevket Esendal)
  14. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek
  15. Sözle saldırmak, tedirgin etmek
    • "Evdekilerin hepsi bana sarıyor."
  16. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak
    • "Bu canlılık, insanı on yıl önce görmüş olduğum muhteşem yazdan daha başka türlü sarıyordu." (Ahmet Hamdi Tanpınar)

ŞERARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kıvılcım
    • "Bir şerare aydınlığında, aklından bin şey geçti." (Peyami Safa)

ZORLUK

  1. [isim] Sıkıntı veya güçlükle yapılma durumu, zor olma, güçlük
    • "Seyfi, zorluk karşısında kalırsa birini yakalayıp silah atmadan buraya dönecek." (Samim Kocagöz)

JORJET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bürümcük görünüşlü, çok bükümlü, genellikle pamuk iplikleri ile dokunmuş bir kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış olan
    • "Jorjet etek."

KISRAK

  1. [isim] Dişi at
    • "Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı." (Ömer Seyfettin)

KONSER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sanatçıların müzik eserlerini bir topluluk önünde çalması veya söylemesi
  2. Sürekli gürültü

KORKUT
...
PATRİK

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı
    • "Patriklerini otele getirmek büyük bir hadise idi." (Falih Rıfkı Atay)

TASRİH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Açık söyleme, belirtme
    • "Bunların hudutlarını iyi tasrih edememekle beraber ... eniştemizin kanaatlerine de sirayet etmiş olduğu görülüyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)

VİNTER

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Ağaç çemberler üzerine örülmüş torba biçimindeki balık ağı

HARTUM
...
ARIKÇI

  1. [isim] Su yolu yapan kimse
    • "O günlerde on beş liraydı usta bir arıkçının gündeliği." (Necati Cumalı)

ESKRİM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dürtücü kılıç, kesici kılıç ve delici kılıç adı verilen silahlarla yapılan spor, kılıç oyunu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü