Sonunda boğaz olan 5 kelime var. BOĞAZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde boğaz olan kelimeler listesine ya da başında boğaz olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

BOŞBOĞAZ, DARBOĞAZ, PİSBOĞAZ, SIKBOĞAZ

5 Harfli Kelimeler

BOĞAZ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Boğaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B O Z Ğ

5 Harfli Kelimeler

BOĞAZ

4 Harfli Kelimeler

BOĞA, BOZA

3 Harfli Kelimeler

ABO, BAĞ, BAZ, BOA, BOZ, OBA, ZAĞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ, AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DARBOĞAZ

  1. [isim, ekonomi] Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum
    • "Acı reçeteleri uygulamakla beraber ekonomik darboğazdan kurtulamayan ülkelerde artan feryatlar yeni bir ekonomik düzen kurulması konusundaki arayışları ve girişimleri gündeme getirmiştir." (Anıl Çeçen)
  2. [mecaz] Toplumun, çözümlenmesinde güçlüklerle karşılaştığı bunalımlı durum
PİSBOĞAZ

  1. [sıfat] Eline geçeni zamansız ve ayırt etmeden yiyen (kimse)
    • "Demek ki küçük kız son derece pisboğaz olmasına rağmen bu paraları yemeyip biriktirmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
BOŞBOĞAZ

  1. [sıfat] Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan
    • "O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü." (Yahya Kemal Beyatlı)
SIKBOĞAZ

  1. [isim, mecaz] Bir şey yaptırmak için “birini zorlamak, baskı yapmak” anlamlarına gelen sıkboğaz etmek (veya eylemek) ve “zorlanmak, sıkıştırılmak” anlamlarına gelen sıkboğaz olmak deyimlerinde geçen bir söz
    • "Pek sıkboğaz ederlerse bakalım bir sırasını düşürebilirsek yolunda bir yalanla yakamızı kurtarırız." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Yeter artık giribanından el çek Türk’ün ey zalim / Bütün dünyayı istersen sıkıştır sıkboğaz eyle." (Halil Nihad Boztepe)
BOĞAZ

  1. [isim] Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar; ümük, kursak
    • "Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir." (Ömer Seyfettin)
  2. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm
    • "Şişenin boğazı. Testinin boğazı."
  3. [coğrafya] İki dağ arasında dar geçit
    • "Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  4. [coğrafya] Dar ve derin akarsu vadisi
  5. [coğrafya] İki kara arasındaki dar deniz; kısık
  6. Yedirip içirme yükümü
    • "İşçilerin boğazı bizden olacak."
  7. [mecaz] Yiyeceği içeceği sağlanan kimse
    • "Hayat zor anne, kaç boğazız evde, ağabeyim hangi birimize yetişsin." (Ayşe Kulin)
  8. [mecaz] Yeme içme
    • "Boğazına düşkün."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü