İçinde r olan 5 harfli 1595 kelime var. İçerisinde R harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında r harfi olan kelimeler listesine ya da sonu r harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RAKIM
-
Kelime Kökeni: Arapça rāḳim
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yükselti
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yükselti
- ANÜRİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca anurie
-
[isim, tıp]
Günlük idrar miktarının normal değerlerin çok altında olması ile kendini gösteren ağır bir böbrek hastalığı belirtisi
-
[isim, tıp]
Günlük idrar miktarının normal değerlerin çok altında olması ile kendini gösteren ağır bir böbrek hastalığı belirtisi
- ÜRKÜŞ
-
-
[isim]
Ürkmek işi
-
[isim]
Ürkmek işi
- FRESK
-
Kelime Kökeni: Fransızca fresque
-
[isim]
Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boyalarla resim yapma yöntemi
-
Bu yöntemle yapılmış duvar resmi
- "Eksiklerle dolu orijinal heykeller, mozaikler, freskler yerine eserlerin noksansız hâlini görmeyi tercih ederdi."
-
[isim]
Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boyalarla resim yapma yöntemi
- VİZÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca viseur
-
[isim]
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek; bakaç
- "Vizörden baktığınızda dalgalı, dağınık bir görüntüyle karşılaşırsınız."
-
[isim]
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek; bakaç
- ARMUZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi
- NÖRON
-
Kelime Kökeni: Fransızca neurone
-
[isim, tıp]
Sinir sisteminin uyarıyı iletmekle görevli anatomik ve işlevsel birimi
-
[isim, tıp]
Sinir sisteminin uyarıyı iletmekle görevli anatomik ve işlevsel birimi
- MAVRA
-
- ZORCA
-
-
[sıfat]
Biraz zor
- "Sonra en baştaki, hemen yanındakinin kulağına biraz uzunca, biraz da zorca bir cümle söyler."
-
[zarf]
Zor bir biçimde
- "Şişman zat, kapıdan biraz zorca sığarak Galip'in yanına geldi."
-
[sıfat]
Biraz zor
- HEZAR
-
Kelime Kökeni: Farsça hezār
-
[isim]
Bakınız bülbül
-
[isim]
Bakınız bülbül
- KIŞRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳişr + Farsça į
- TİRLE
-
Kelime Kökeni: Fransızca tire-lait
-
[isim]
Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç
-
[isim]
Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç
- NEFİR
-
Kelime Kökeni: Arapça nefīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yuf borusu
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yuf borusu
- SARAT
-
-
[isim, ağızlardan]
Büyük delikli kalbur
-
[isim, ağızlardan]
Büyük delikli kalbur
- HIZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫiżr
-
[isim]
"Birinin en sıkışık zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek" anlamındaki Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek deyiminde geçen bir söz
- "Ya annem ya ninem babamın çıkardığı gürültüyü işitip mutlaka Hızır gibi imdadıma yetişir."
-
[isim]
"Birinin en sıkışık zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek" anlamındaki Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek deyiminde geçen bir söz
- VARTA
-
Kelime Kökeni: Arapça varṭa
-
[isim]
Tehlikeli durum
- "O insanlar ki hayatın bir bakıma ne korkunç vartaları olabileceğini vaktinde anlamışlar, işlerini becerip kılıçlarını kuşanmışlar..."
-
[isim]
Tehlikeli durum
- AVARA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca avara
-
[isim, denizcilik]
Geminin yanaştığı kıyı veya iskeleden hareket ederek uzaklaşması
-
[ünlem]
Bir geminin sahilden veya yanaştığı başka bir gemiden uzaklaşması için verilen komut
-
[isim, denizcilik]
Geminin yanaştığı kıyı veya iskeleden hareket ederek uzaklaşması
- TÜRKÜ
-
Kelime Kökeni: Türkçe türk + Arapça -ī
-
[isim, edebiyat]
Çoklukla dörder mısralı bentlerden oluşan, 11’li hece vezniyle yazılan ve kendine özgü bir besteyle okunan halk edebiyatı nazım birimi
-
Halk müziğinin, güftesi halk şiiri olan ve halk ezgileriyle bestelenmiş yaygın formu
- "Kulak ver ki havasında bahçemizin / Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden / Bir türkü söylenmede kendiliğinden"
-
[isim, edebiyat]
Çoklukla dörder mısralı bentlerden oluşan, 11’li hece vezniyle yazılan ve kendine özgü bir besteyle okunan halk edebiyatı nazım birimi
- ORAYA
-
-
[zarf]
O yere, o yöne
- "Çarşamba günleri okulla sinemaya gidilirdi. Oraya çocuğu götürürdüm."
-
[zarf]
O yere, o yöne
- FLORA
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, bitki bilimi]
Bir ülke, bir bölge veya belirli bir yöredeki bitki türlerinin tümü; bitey
-
Bu bitki türlerinin adını ve tanımlarını veren, şekillerini gösteren kitap
-
[isim, bitki bilimi]
Bir ülke, bir bölge veya belirli bir yöredeki bitki türlerinin tümü; bitey