İçinde pus olan 41 kelime var. İçerisinde PUS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pus olan kelimeler listesine ya da sonu pus ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

PUSLANDIRMAK

11 Harfli Kelimeler

PUSATLANMAK, PUSLANDIRMA

10 Harfli Kelimeler

MAHPUSHANE, PUSATLANMA, PUSETÇİLİK

9 Harfli Kelimeler

KAŞPUSİYE, MAHPUSLUK, MAPUSHANE, PUSLANMAK, PUSUCULUK, PUSULACIK, PUSULAMAK, PUSULASIZ

8 Harfli Kelimeler

PUSLANMA, PUSULALI, PUSULAMA

7 Harfli Kelimeler

KAPUSKA, PUSARIK, PUSATÇI, PUSATLI, PUSETÇİ, PUSULUK, TAPUSUZ

6 Harfli Kelimeler

KORPUS, MAHPUS, PUSMAK, PUSSUZ, PUSUCU, PUSULA, PUSVAL, SUSPUS, UPUSLU

5 Harfli Kelimeler

MAPUS, PUSAT, PUSET, PUSLU, PUSMA

4 Harfli Kelimeler

OPUS, PUSU

3 Harfli Kelimeler

PUS

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Pus Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

P S U

3 Harfli Kelimeler

PUS, SUP

2 Harfli Kelimeler

SU, US

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PUSLANDIRMAK

  1. [-i] Puslu duruma getirmek
PUSLANDIRMA

  1. [isim] Puslandırmak işi
PUSATLANMAK

  1. [nesnesiz] Savaş araçlarıyla donanmak
    • "Onlar da tuğlarını kaldırdı. Onlar da pusatlandı." (Hasan Erimez)
PUSETÇİLİK

  1. [isim] Pusetçinin yaptığı iş
MAHPUSHANE

Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız cezaevi
    • "Mahpushane idare etmek, mıntıka karakolunda komiserlik yapmaya benzemiyordu." (Kerim Korcan)
PUSATLANMA

  1. [isim] Pusatlanmak durumu
PUSULAMAK

  1. [-i] Pusu konumuna veya durumuna getirmek
PUSLANMAK

  1. [nesnesiz] Hava hafif sisli bir durum almak
  2. Bakınız buğulanmak
    • "Zehra'nın gözleri puslanıyor. Uyku mu, kahır mı, acı mı bilinmez." (Attilâ İlhan)
MAPUSHANE

Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız cezaevi
    • "Mapushane çeşmesi yandan akıyor yandan" (Halk türküsü)
PUSULACIK

  1. [isim] Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
PUSULASIZ

  1. [sıfat] Pusulası olmayan
    • "Öyle bir tekne parçası ki pusulasızdır, barometresizdir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KAŞPUSİYE

Kelime Kökeni: Fransızca cache-poussière

  1. [isim] Hafif üstlük
    • "Ben güya, kaşpusiyelere bakarken Ayşe Hanım da camdan dışarıyı kolluyordu." (Sermet Muhtar Alus)
PUSUCULUK

  1. [isim] Pusucunun yaptığı iş
MAHPUSLUK

  1. [isim] Mahpus olma durumu
    • "Mahpusluk yaşamın akmadığı, zamanın geçmediği bir mekânda oturup kalmak olmalı." (Ayşe Kulin)
  2. Mahpus olma süresi
PUSULAMA

  1. [isim] Pusulamak işi
PUSULALI

  1. [sıfat] Pusulası olan
    • "Babasının alaturka ve alafranga zamanı beraberce gösteren, pusulalı, takvimli büyük cep saati de buradaydı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
PUSLANMA

  1. [isim] Puslanmak işi
PUSARIK

  1. [sıfat] Puslu, puslanmış, sisli
  2. [isim] Bakınız serap
TAPUSUZ

  1. [sıfat] Tapusu olmayan
KAPUSKA

Kelime Kökeni: Rusça

  1. [isim] Etle pişirilmiş lahana yemeği
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü