İçinde pus olan 41 kelime var. İçerisinde PUS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pus olan kelimeler listesine ya da sonu pus ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
PUSLANDIRMAK
PUSATLANMAK, PUSLANDIRMA
MAHPUSHANE, PUSATLANMA, PUSETÇİLİK
KAŞPUSİYE, MAHPUSLUK, MAPUSHANE, PUSLANMAK, PUSUCULUK, PUSULACIK, PUSULAMAK, PUSULASIZ
PUSLANMA, PUSULALI, PUSULAMA
KAPUSKA, PUSARIK, PUSATÇI, PUSATLI, PUSETÇİ, PUSULUK, TAPUSUZ
KORPUS, MAHPUS, PUSMAK, PUSSUZ, PUSUCU, PUSULA, PUSVAL, SUSPUS, UPUSLU
MAPUS, PUSAT, PUSET, PUSLU, PUSMA
OPUS, PUSU
PUS
Pus Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
PUS, SUP
2 Harfli Kelimeler
SU, US
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PUSLANDIRMAK
-
-
[-i]
Puslu duruma getirmek
-
[-i]
Puslu duruma getirmek
- PUSLANDIRMA
-
-
[isim]
Puslandırmak işi
-
[isim]
Puslandırmak işi
- PUSATLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Savaş araçlarıyla donanmak
- "Onlar da tuğlarını kaldırdı. Onlar da pusatlandı."
-
[nesnesiz]
Savaş araçlarıyla donanmak
- PUSETÇİLİK
-
-
[isim]
Pusetçinin yaptığı iş
-
[isim]
Pusetçinin yaptığı iş
- MAHPUSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- "Mahpushane idare etmek, mıntıka karakolunda komiserlik yapmaya benzemiyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- PUSATLANMA
-
-
[isim]
Pusatlanmak durumu
-
[isim]
Pusatlanmak durumu
- PUSULAMAK
-
-
[-i]
Pusu konumuna veya durumuna getirmek
-
[-i]
Pusu konumuna veya durumuna getirmek
- PUSLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Hava hafif sisli bir durum almak
-
Bakınız buğulanmak
- "Zehra'nın gözleri puslanıyor. Uyku mu, kahır mı, acı mı bilinmez."
-
[nesnesiz]
Hava hafif sisli bir durum almak
- MAPUSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- "Mapushane çeşmesi yandan akıyor yandan"
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- PUSULACIK
-
-
[isim]
Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
-
[isim]
Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
- PUSULASIZ
-
-
[sıfat]
Pusulası olmayan
- "Öyle bir tekne parçası ki pusulasızdır, barometresizdir."
-
[sıfat]
Pusulası olmayan
- KAŞPUSİYE
-
Kelime Kökeni: Fransızca cache-poussière
-
[isim]
Hafif üstlük
- "Ben güya, kaşpusiyelere bakarken Ayşe Hanım da camdan dışarıyı kolluyordu."
-
[isim]
Hafif üstlük
- PUSUCULUK
-
-
[isim]
Pusucunun yaptığı iş
-
[isim]
Pusucunun yaptığı iş
- MAHPUSLUK
-
-
[isim]
Mahpus olma durumu
- "Mahpusluk yaşamın akmadığı, zamanın geçmediği bir mekânda oturup kalmak olmalı."
-
Mahpus olma süresi
-
[isim]
Mahpus olma durumu
- PUSULAMA
-
-
[isim]
Pusulamak işi
-
[isim]
Pusulamak işi
- PUSULALI
-
-
[sıfat]
Pusulası olan
- "Babasının alaturka ve alafranga zamanı beraberce gösteren, pusulalı, takvimli büyük cep saati de buradaydı."
-
[sıfat]
Pusulası olan
- PUSLANMA
-
-
[isim]
Puslanmak işi
-
[isim]
Puslanmak işi
- PUSARIK
-
-
[sıfat]
Puslu, puslanmış, sisli
-
[isim]
Bakınız serap
-
[sıfat]
Puslu, puslanmış, sisli
- TAPUSUZ
-
-
[sıfat]
Tapusu olmayan
-
[sıfat]
Tapusu olmayan
- KAPUSKA
-
Kelime Kökeni: Rusça
-
[isim]
Etle pişirilmiş lahana yemeği
-
[isim]
Etle pişirilmiş lahana yemeği