İçinde peri olan 24 kelime var. İçerisinde PERİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında peri olan kelimeler listesine ya da sonu peri ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
PERİPATETİST, PERİPATETİZM
SİPERİSAİKA
PERİBACASI, PERİŞANLIK, PERPERİŞAN
PERİDOTİT, PERİTONİT, PERİYODİK
APERİTİF, PERİFERİ, PERİKART, PERİŞANİ, PERİSKOP, SUPERİSİ
PERİCİK, PERİDOT, PERİŞAN, PERİTON, PERİYOT, ÜRPERİŞ
ESPERİ, PERİLİ
PERİ
Peri Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
PERİ, PİRE
3 Harfli Kelimeler
PER, PİR
2 Harfli Kelimeler
ER, İP, PE, Pİ, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PERİPATETİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca péripatétisme
-
[isim, felsefe]
Bakınız Aristotelesçilik
-
[isim, felsefe]
Bakınız Aristotelesçilik
- PERİPATETİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca péripatétiste
-
[sıfat]
Bakınız Aristotelesçi
-
[sıfat]
Bakınız Aristotelesçi
- SİPERİSAİKA
-
Kelime Kökeni: Farsça siper + Arapça ṣāʿiḳa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yıldırımsavar
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yıldırımsavar
- PERİBACASI
-
-
[isim, jeoloji]
Kolayca aşınabilen taş ve kayalardan oluşmuş, sivri kule veya piramit görünüşlü, kiminin tepesinde külah veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunan yeryüzü biçimi
-
[isim, jeoloji]
Kolayca aşınabilen taş ve kayalardan oluşmuş, sivri kule veya piramit görünüşlü, kiminin tepesinde külah veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunan yeryüzü biçimi
- PERPERİŞAN
-
-
[zarf]
Çok kötü bir durumda
- "Sabaha kadar canına okur, gün ağardı mı zavallıyı ter içinde perperişan bırakır gider."
-
[zarf]
Çok kötü bir durumda
- PERİŞANLIK
-
-
[isim]
Perişan olma durumu; perişani
- "Lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti."
-
[isim]
Perişan olma durumu; perişani
- PERİTONİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca péritonite
-
[isim, tıp]
Bakınız karın zarı yangısı
-
[isim, tıp]
Bakınız karın zarı yangısı
- PERİYODİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca périodique
-
[sıfat]
Bakınız süreli
-
[isim]
Bakınız süreli yayın
-
[sıfat]
Bakınız süreli
- PERİDOTİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca péridotite
-
[isim, jeoloji]
Olivin ve piroksenden oluşmuş magma taşı
-
[isim, jeoloji]
Olivin ve piroksenden oluşmuş magma taşı
- PERİKART
-
Kelime Kökeni: Fransızca péricarde
-
[isim, anatomi]
Kalbin üzerini saran zar
-
[isim, anatomi]
Kalbin üzerini saran zar
- SUPERİSİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Çiçekleri tek eşeyli, gövdesi iki eşeyli olan su bitkisi
-
[isim, bitki bilimi]
Çiçekleri tek eşeyli, gövdesi iki eşeyli olan su bitkisi
- PERİFERİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca périphérie
- PERİŞANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça perīşān + ī
-
[isim]
Bakınız perişanlık
-
Külah, kavuk, fes vb. bir başlığa özensizce sarılmış sarık
-
[isim]
Bakınız perişanlık
- APERİTİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca apéritif
-
[isim]
Bakınız ön içki
- "Hatta öğle yemeğinden önce birer aperitif alsak daha iyi olmaz mı?"
-
Yemek öncesinde yenen çerez vb. yiyecek
-
[isim]
Bakınız ön içki
- PERİSKOP
-
Kelime Kökeni: Fransızca périscope
-
[isim]
Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin güvenli bir biçimde çevreyi araştırmasını sağlayan mercekli araç
-
[isim]
Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin güvenli bir biçimde çevreyi araştırmasını sağlayan mercekli araç
- PERİYOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca période
- PERİDOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca péridot
-
[isim, jeoloji]
Bakınız olivin
-
[isim, jeoloji]
Bakınız olivin
- PERİŞAN
-
Kelime Kökeni: Farsça perīşān
-
[sıfat]
Dağınık, düzensiz, karmakarışık olan; berduş
- "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için"
-
Acınacak durumda ve zavallı olan
- "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan, ağır ağır yürüyorlardı."
-
[sıfat]
Dağınık, düzensiz, karmakarışık olan; berduş
- PERİTON
-
Kelime Kökeni: Fransızca péritoine
-
[isim, anatomi]
Bakınız karın zarı
-
[isim, anatomi]
Bakınız karın zarı
- ÜRPERİŞ
-
-
[isim]
Ürpermek işi
- "Bu çamlığın bütün kokularını, seslerini ve ürperişlerini duydum."
-
[isim]
Ürpermek işi