İçinde pe olan 6 harfli 70 kelime var. İçerisinde PE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pe olan kelimeler listesine ya da sonu pe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞLEMPE
-
Kelime Kökeni: Almanca Schlempe
-
[isim, kimya]
Tanelerin, melasın fermantasyonuyla veya damıtma yoluyla alkolün alınmasından sonra geriye kalan çok sulu hâldeki lapa
-
[isim, kimya]
Tanelerin, melasın fermantasyonuyla veya damıtma yoluyla alkolün alınmasından sonra geriye kalan çok sulu hâldeki lapa
- PELEME
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bakınız pereme
-
[isim]
Bakınız pereme
- İSPENÇ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bodur bir cins horoz veya tavuk
-
[tarih]
Tarımla uğraşan Hristiyan uyruktan alınan bir tür vergi
-
[isim, hayvan bilimi]
Bodur bir cins horoz veya tavuk
- PEŞKİR
-
Kelime Kökeni: Farsça pīşgīr
-
[isim]
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu
- "Kafası babasının dükkânıyla meşgul olan oğul, elini yüzünü yıkamış, duvardaki peşkiri alıp odaya dönerken kadın pencereye az önceki gibi dayandı."
-
Bakınız peçete
- "Henüz birkaç yudum içtiği şarabın ıslaklığını sapsarı bıyıklarının üstünden peşkiriyle silerek dedi ki..."
-
[isim]
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu
- PEŞREV
-
Kelime Kökeni: Farsça pīş-rev
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça
- "Bir giriş bölümünü birlikte dinliyoruz, ağır bir peşrev eşliğinde birbirimizi yokluyoruz."
-
[spor]
Güreşe tutuşmadan önce pehlivanların ellerini birbirine ve uyluklarına vurarak ve hafifçe sıçrayarak yaptıkları gösteri
-
[edebiyat]
Halk hikâyelerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mâni türünden küçük türküler
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça
- PEŞKEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça pīşkeş
-
[isim]
Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey
-
[eskimiş]
Bakınız armağan
-
[isim]
Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey
- PERULU
-
-
[isim]
Peru’da yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Peru’da yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
- PERLİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca perlite
-
[isim, kimya]
Erimiş sodyum, potasyum, alüminyum silikattan ibaret olan cam gibi bir volkanik kayadan patlatılarak pudra hâline getirilmiş bulunan, hazır sıva, hafif levha yapımında, izolasyon işinde, yem maddelerinin preslenmesinde kullanılan yardımcı bir madde
-
[madencilik]
Bakınız inci taşı
-
[isim, kimya]
Erimiş sodyum, potasyum, alüminyum silikattan ibaret olan cam gibi bir volkanik kayadan patlatılarak pudra hâline getirilmiş bulunan, hazır sıva, hafif levha yapımında, izolasyon işinde, yem maddelerinin preslenmesinde kullanılan yardımcı bir madde
- PENDİK
-
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
- TRAPEZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca trapèze
-
[isim]
Alt uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı
- "En zararsız oyun da sokak kapısının kol demirinde saatlerce süren trapez idmanlarıydı."
-
Bakınız trapezci
-
[isim]
Alt uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı
- PEPEME
-
-
[sıfat]
Bakınız pepe
-
[sıfat]
Bakınız pepe
- PESETA
-
Kelime Kökeni: İspanyolca peseta
-
[isim]
İspanya’nın para birimi
-
[isim]
İspanya’nın para birimi
- PELENK
-
Kelime Kökeni: Farsça peleng
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız pars
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız pars
- PERLON
-
Kelime Kökeni: Almanca Perlon
-
[isim]
İlk olarak Almanya'da yapılan sentetik dokuma ipliği
-
Bu iplikle dokunmuş kumaş
-
[isim]
İlk olarak Almanya'da yapılan sentetik dokuma ipliği
- PEÇELİ
-
-
[sıfat]
Yüzünü örtmek için peçe takmış olan
-
[sıfat]
Yüzünü örtmek için peçe takmış olan
- KÜPELİ
-
-
[sıfat]
Küpe takmış olan
-
Küpeye benzer bir deri uzantısı olan
- "Küpeli horoz."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız küpe çiçeği
-
[sıfat]
Küpe takmış olan
- PEKİYİ
-
-
[isim]
Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek başarı derecesi
- "Sınıfımı pekiyi ile geçtim."
-
[ünlem]
Bakınız evet
-
[isim]
Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek başarı derecesi
- İPEKLİ
-
-
[sıfat]
İpekten yapılmış veya içinde ipek bulunan (kumaş)
- "İpekli bir kumaş yırtar gibi suları yararak rıhtıma doğru geliyordu."
-
[sıfat]
İpekten yapılmış veya içinde ipek bulunan (kumaş)
- PEREME
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bordası çok kavisli, ön ve kıç tarafları yüksek, gondola benzeyen, yakın sahillerde yük ve hayvan taşımacılığında kullanılan bir kayık; peleme
- "Eminönü-Galata arası işleyen peremelerin küreklerini çoğunlukla aslen Mısırlı olup Galata’da yerleşmiş Araplar çekerlerdi."
-
[isim]
Bordası çok kavisli, ön ve kıç tarafları yüksek, gondola benzeyen, yakın sahillerde yük ve hayvan taşımacılığında kullanılan bir kayık; peleme
- TEPELİ
-
-
[sıfat]
Tepesi olan
- "Tepeli arazi."
-
Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş)
- "Tepeli tavuk."
-
[sıfat]
Tepesi olan