İçinde pe olan 5 harfli 64 kelime var. İçerisinde PE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pe olan kelimeler listesine ya da sonu pe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PEKÇE

  1. [zarf] Bakınız iyice
    • "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular." (Memduh Şevket Esendal)
EPOPE

Kelime Kökeni: Fransızca épopée

  1. [isim, edebiyat] Bakınız destan
PENİS

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, anatomi] Bakınız erkeklik organı
KUPES

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] İzmaritgillerden, ılıman denizlerin sığ kesimlerinde yaşayan, yağlı bir balık (Boops boops)
PEYKE

Kelime Kökeni: Farsça pāygāh

  1. [isim] Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir
    • "Tıpkı köyünde bir kahvenin peykesi üstüne oturur gibi oturuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SÜPER

Kelime Kökeni: Fransızca super

  1. [sıfat] Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan
  2. Belli bir normun üstünde olan
PETEK

  1. [isim] Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu
  2. Bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı
  3. Isıtma tesisatında ısı dağıtımını, içinden sıcak su geçerek sağlayan dilim; radyatör
    • "Kalorifer peteği."
  4. [mimarlık] Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm
  5. [ağızlardan] Balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı
  6. [ağızlardan] Bakınız arı kovanı
PERON

Kelime Kökeni: Fransızca perron

  1. [isim] Otobüs terminallerinde aracın yanaştığı, yolcuların inip binmesine yarayan bölüm
  2. Tren, tramvay, metro istasyonlarında yol boyunca uzanan, inilip binilen özel bölüm
    • "Peronla yolcu vagonlarını ayıran parmaklığın otomatik demiri kapanıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
PEREN

Kelime Kökeni: Farsça peren

  1. [isim, eskimiş] Bakınız Ülker
PAPEL

Kelime Kökeni: İspanyolca papel

  1. [isim, argo] Bir liralık kâğıt para
    • "Git haber ver, üç papel göndermezse şuradan şuraya adımımı atmam." (Peyami Safa)
  2. Bakınız para
KÖPEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan; kapik (I), it (Canis familiaris)
    • "Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [hakaret yollu] Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü
    • "Ben bu ite çattığıma bin pişman oldum. Bu köpekten de aşağı köpeğe uyma." (Yaşar Kemal)
OPERA

Kelime Kökeni: İtalyanca opera

  1. [isim] Sözlerinin bütünü veya çoğu şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseri
    • "Viyana tiyatrolarına, operasına, aktris hayatına, gece eğlencelerine dair bildiklerini, gördüklerini hep anlattı, anlattı." (Peyami Safa)
  2. Bu eseri oynayan sanatçı topluluğu
  3. Böyle eserlerin oynandığı yapı
KAHPE

Kelime Kökeni: Arapça ḳaḥbe

  1. [isim, kaba konuşmada] Namussuz kadın
  2. [sıfat, mecaz] Bakınız dönek
  3. Birini sırtından vuran; kalleş
  4. Sözünde durmayan
İPEKA

Kelime Kökeni: Fransızca ipéca

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız altın kökü
ŞAPEL

Kelime Kökeni: Fransızca chapelle

  1. [isim] Küçük kilise
    • "Bazen karşımıza eski, küçük bir şapel çıkıyor." (Selim İleri)
  2. Büyük kiliselerin içinde bir azizin adına ayrılmış küçük ibadet yeri
PENYE

Kelime Kökeni: Fransızca peigné

  1. [isim] Dokumacılıkta özel araçla apresi yapılmış bir tür ince kumaş
  2. Bu kumaştan yapılmış üst giysisi
PENSE

Kelime Kökeni: Fransızca pince

  1. [isim] Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç
  2. Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti; pens
PEŞLİ

  1. [sıfat] Peş (II) eklenerek genişletilmiş (giysi)
    • "Hacı Kalfa, bugün arkasına dört peşli bir eski zaman entarisi giymiş." (Reşat Nuri Güntekin)
PERUK

Kelime Kökeni: Fransızca perruque

  1. [isim] Bakınız takma saç
PERVA

Kelime Kökeni: Farsça pervā

  1. [isim] Çekinme, sakınma, korku
    • "Islanmışın yağmurdan pervası mı olur?" (Rıfat Ilgaz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü