İçinde par olan 8 harfli 42 kelime var. İçerisinde PAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında par olan kelimeler listesine ya da Sonu par ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A P R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ARP, RAP

2 Harfli Kelimeler

AR, PA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PARMAKSI

  1. [sıfat] Elin parmaklarını andırır biçimde olan

PARTÖNER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tiyatro, sinema vb. sanat kollarında özellikle başrol oynayan sanatçının rol arkadaşı

APARTMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı
    • "Bu beş katlı Galata kulesi kalınlığındaki korkunç apartmanın sakinleri hep debdebe içinde yüzmüş insanlarmış." (Sait Faik Abasıyanık)

PARSELLİ

  1. [sıfat] Parsellere ayrılmış
    • "Parselli arazi."

PARAGRAF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Düz yazıların kendi içinde satır başlarıyla ayrıldıkları bölümler
  2. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri
  3. Çengel işareti (§)

PARANOİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Paranoya ile ilgili
  2. Paranoyaya tutulmuş

PARLAMAK

  1. [nsz] Güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak
    • "O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; / O benimdir, o benim milletimindir ancak." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak
    • "Ayna parlıyor."
  3. Tutuşup alev çıkarmak
    • "Pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi." (Burhan Felek)
  4. Mevkisi yükselmek
    • "Nüfuzlu akrabalarının yardımı sayesinde bir iki senede parlamış, büyük bir hariciye memuru olmuş." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak
  6. Birdenbire öfkelenmek
    • "En büyük zaafı da kendisine çıkar sağlayacak insanlara karşı bile yoktan yere parlayıverişleri idi." (Tarık Buğra)
  7. Ortaya çıkmak
    • "Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladı." (Reşat Nuri Güntekin)

HOPARLÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet
  2. Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren alet
    • "Hemen hemen bütün Batı ülkelerini gezdim. Hiçbir yerde hoparlör sesi duymadım." (Falih Rıfkı Atay)

PARTİSİP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sıfat-fiil

PASPARTU

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Aynı boyda baskı, desen ve fotoğrafların yerleştirildiği karton çerçeve

PARTİKÜL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Parçacık

PARALAKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
  2. Dünyanın yarıçapını bir gezegenden veya dünya güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı

PARÇACIK

  1. [isim] Küçük parça, kırıntı
    • "Onlara değin bir dolu anı, sevgi parçacıkları üşüşüyor belleğime." (Nezihe Meriç)
  2. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül

PARANTEZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ayraç
    • "Şimdi burada yeni bir uzun parantez açmak ve bu dağ gezintisi hikâyesinden çok gerilere dönmek ihtiyacını duyuyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Şair bu kaba imalı latife parantezini çoktan kapatmış, şarkısına devam etmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Konunun dışında kalan söz ve yazı
    • "Bu zorunlu parantezden sonra konumuza dönelim." (Haldun Taner)

KOPARMAK

  1. [-i] Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
    • "O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın!" (Osman Cemal Kaygılı)
  2. [nsz] Daldan, ağaçtan alıp toplamak
    • "Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır." (Halide Edip Adıvar)
    • "Sana karşı içimde iki katlı bir ana yüreği var. İşte onu koparıp atamıyorum." (Ömer Seyfettin)
  3. [nsz] Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak
    • "Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı." (Peyami Safa)
  4. Zor kullanarak almak
  5. [-den] Güçlükle elde etmek
    • "Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu." (Necati Cumalı)
  6. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek

PARŞÖMEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yazı yazmak, resim yapmak için özel olarak hazırlanan deri, tirşe

PARANOYA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Abartılı gurur, kuşku, güvensizlik, bencillikle belli olan bir ruh hastalığı
    • "Herkes birbirini kuşkuyla süzüyor. Toplumsal bir paranoya yaşıyoruz bugün." (Tomris Uyar)

PARLATMA

  1. [isim] Parlatmak işi

PARLAYIŞ

  1. [isim] Parlama işi veya biçimi

PARALİZİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü