İçinde pı olan 8 harfli 47 kelime var. İçerisinde PI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pı olan kelimeler listesine ya da sonu pı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPITIŞ
-
-
[isim]
Çarpıtmak işi
-
[isim]
Çarpıtmak işi
- ÇARPITMA
-
-
[isim]
Çarpıtmak işi
-
[isim]
Çarpıtmak işi
- KAPILMAK
-
-
[-e]
Kapma işine konu olmak
-
Bakınız sürüklenmek
-
[mecaz]
Birine güvenip boş bulunarak aldanmak
- "Ben onun sözlerine kapıldım."
-
[mecaz]
Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak
- "Kızın güzelliğine kapılarak evlenme teklif etti."
-
[mecaz]
Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak
- "Bu iki şiiri övenler onların kalıbından gelen ucuz bir güzelliğe kapılırlar."
-
[-e]
Kapma işine konu olmak
- KIRPINTI
-
-
[isim]
Kırpılan şeyden kalan küçük parça; kırkıntı
- "Biz Frenkleri birkaç kırpıntı ile aldatıyorsak onların bize soktukları kazıklardan haberin yok mu?"
-
[isim]
Kırpılan şeyden kalan küçük parça; kırkıntı
- KAPIALTI
-
-
[isim]
Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer
- "Onlarla ahbaplıkta direnirse iş kolaydı; kapıaltına çekilir, güzel bir sıkıdan geçirilirdi."
-
[isim]
Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer
- YAPIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak
- "Zarfın iyice yapışıp yapışmadığına o kadar dikkat etti ki..."
-
[-e]
İyice yaklaşmak, sokulup değmek
- "Geri geri giderek duvara yapıştı."
-
[-e]
Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak
- "Islanan tül gömleği pembe vücuduna yapıştı."
-
[-e]
Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak
- "Dişlerine oltayı almış, tekrar küreklere yapışmıştı."
-
[-e]
Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak
- "Niçin yalan söylüyor, bu zavallıya iftira ediyorsun diye kulağıma yapıştı."
-
[spor]
Başı çekeni çok yakından izlemek
-
[mecaz]
Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak
-
[nesnesiz]
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak
- PIRLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Kuş, herhangi bir şeyden ürküp uçmak
-
İnsan, bulunduğu yerden koşarak hemen uzaklaşmak
-
[nesnesiz]
Kuş, herhangi bir şeyden ürküp uçmak
- PIRTLAMA
-
-
[isim]
Pırtlamak işi
-
[isim]
Pırtlamak işi
- ÇIRPIŞMA
-
-
[isim]
Çırpışmak işi
-
[isim]
Çırpışmak işi
- ŞIPILDAK
-
-
[sıfat]
Şıpıldama sesi çıkaran
- "Ön yüzündeki balığa bakıyor uzun uzun. Şişman, şıpıldak bir balık kırmızılı, yeşilli."
-
[sıfat]
Şıpıldama sesi çıkaran
- KIRPIŞMA
-
-
[isim]
Kırpışmak işi
- "Bir gece evvel bizim elektriklerde bir kırpışma peyda oluyordu da idareye telefon etmiştim."
-
[isim]
Kırpışmak işi
- GÜRPINAR
-
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
- ÇIRPILMA
-
-
[isim]
Çırpılmak işi
-
[isim]
Çırpılmak işi
- PIRILDAK
-
-
[isim]
Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç
-
[isim]
Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç
- YAPINCAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen uzun tüylü kebe
-
[isim, ağızlardan]
Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen uzun tüylü kebe
- ZIPIRLIK
-
-
[isim]
Zıpır olma durumu; zirzopluk, hırtapozluk, zırtapozluk
-
[isim]
Zıpır olma durumu; zirzopluk, hırtapozluk, zırtapozluk
- PIRPIRLI
-
-
[isim, argo]
“Astsubay” anlamında kullanılan bir söz
- "İstanbul’un pırpırlılar argosunda ağabeyciğim karşılığında abiş denilirdi."
-
[isim, argo]
“Astsubay” anlamında kullanılan bir söz
- YAPINMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kendine yapmak veya kendi için yaptırmak
- "Elbise yapınmak."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kendine yapmak veya kendi için yaptırmak
- SAPILMAK
-
-
[-e]
Sapma işi yapılmak
-
[-e]
Sapma işi yapılmak
- ÇIRPINIŞ
-
-
[isim]
Çırpınmak işi
- "O, şimdi herkes uyurken gündüzki yorgunluklarının, çırpınışlarının beyhudeliğini anlamıştı."
-
[isim]
Çırpınmak işi