İçinde olan 8 harfli 41 kelime var. İçerisinde OŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oş olan kelimeler listesine ya da Sonu oş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GALOŞSUZ

  1. [sıfat] Galoşu olmayan

MAZOŞİST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. Özezer

COŞKUSAL
...
BOŞALMAK

  1. [nsz] Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek
  2. Dışarıya akmak, dökülmek
  3. Gevşemek, açılmak
    • "Sicim gitgide boşalıyor, gemi hafif yana yatarak pupa gidiyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak
    • "Derdimle öyle dolmuş ki boşalmadan evine gidemeyecek." (Yusuf Ziya Ortaç)
  5. Hayvan, bağından kurtulmak

BOŞLATMA
...
HOŞKURAN

  1. [isim] Çiçekleri dalları ıspanak gibi pişirilen bir yıllık otsu bir bitki, tilkikuyruğu (Amaranthus lividus)

KOKOŞLUK
...
KOŞULSUZ

  1. [sıfat] Şartsız

KOŞUŞMAK

  1. [nsz] Birlikte ve birden koşmak
    • "Çocukluğun verdiği bir neşe ile papatyalardan toplamak üzere her biri bir tarafa koşuştular." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Koşuşturmak

BOŞBOĞAZ

  1. [sıfat] Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze
    • "O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [isim] Yerli yersiz konuşan kimse

BOŞALTIŞ

  1. [isim] Boşaltma işi veya biçimi

BOŞANMAK

  1. Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak
    • "Ne oldu da kocasından boşandı, sen anladın mı?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak
  3. [nsz] Birdenbire ve bol bol akmak
    • "Bir zamandır kendimi tutamıyorum, gözyaşlarım birden boşanıyor." (Ercüment Ekrem Talu)
  4. [nsz] Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak
    • "Vecihe, fazla kurulmuş bir zemberek şiddetiyle boşandı." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. [nsz] Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak
    • "Yoksa tımarhane mi boşanmıştı?" (Ömer Seyfettin)
  6. Çok ağlamak
    • "Gözlerinden yaşlar boşandı birden." (Cahit Uçuk)
  7. [nsz] Dertlerini, yakınmalarını anlatmak
  8. Sıyrılmak, kurtulmak
    • "Sabırsız ellerle acele acele üst başından boşandı ve çıplak olarak denize atladı." (Halikarnas Balıkçısı)

KOŞTURUŞ
...
KOŞULMAK

  1. [nsz] Koşmak (II) işi yapılmak
    • "Manda ve öküz koşulmuş yük arabalarının seyrekleşmesini beklemek lazımdı." (Refik Halit Karay)
  2. [-e] Sürülmek, gönderilmek
  3. Herhangi biri koşmak (I)
    • "Bu işin arkasından çok koşuldu."

BİYOŞİMİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Organ dokularındaki kimyasal olayları inceleyen kimya kolu

NAHOŞLUK
...
BOŞATMAK

  1. [-den] Boşama işini yaptırmak

GODOŞLUK

  1. [isim] Pezevenklik

COŞKUSUZ

  1. [sıfat] Coşkusu olmayan

BOŞLAMAK

  1. [-i] Bırakmak
  2. İlgi göstermemek, ihmal etmek
    • "Sanayileşme furyası, tüketim yarışı içinde gözünü ihtiras bürüyen insan doğayı boşladı." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü