İçinde olan 6 harfli 25 kelime var. İçerisinde OŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oş olan kelimeler listesine ya da Sonu oş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİNNOŞ

  1. [ünlem] Küçük ve sevimli kimselere söylenen bir seslenme sözü

GOŞİST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. Goşizm yanlısı olan (kimse veya tutum)

PALYOŞ

Kelime Kökeni : Macarca

  1. [isim] Kısa ve iki yanı keskin, düz kılıç

KOŞNİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kırmız böceğinin güzel lal boya çıkarılan bir türü, kabuklu bit (Coccus coeti)

BOMBOŞ

  1. [sıfat] Büsbütün, tamamen boş
    • "Güneşin doğacağı tarafa giden yol bomboştu." (Ömer Seyfettin)

HOŞBEŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hatır sormak amacıyla söylenen ilk sözler
    • "Konaktaki hoşbeş merasimi de yerine getirildi." (Peyami Safa)
    • "Birkaç köylü ile hoşbeş ettim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KİRLOŞ

  1. [sıfat] Kirli ve pasaklı

KLOŞET
...
COŞKUN

  1. [sıfat] Coşmuş olan
    • "Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim." (Tevfik Fikret)

HOŞHOŞ

  1. [isim] Çocuk dilinde köpek

HOŞLUK

  1. [isim] Hoş olma durumu, letafet

SARHOŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak
    • "Sarhoştum aydım, böyle yaşamaktan caydım, diyerek birdenbire yeniden gazeteciliğe dönmek olacak iş değildi." (Ahmet Ümit)
  2. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan
    • "Zafer sarhoşu."
  3. [zarf] Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak
    • "Arılar bahar çiçekleriyle sarhoş dolaşıyorlar."

POŞULU

  1. [sıfat] Poşusu olan
    • "Kadınların hepsi poşuluydu, yalnız gözleri görünüyordu." (Tarık Dursun K)

BOŞUNA

  1. [zarf] Boş yere, yararsız yere, gereksiz, beyhude, nafile, tevekkeli
    • "Kızı boşuna sinirlendirmişsin." (Memduh Şevket Esendal)

KOŞUCU

  1. [isim] Koşuya katılan yarışçı

COŞMAK

  1. [nsz] Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek
    • "Askerler sevgili efendilerinin yüzünü görür görmez coşuyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak
    • "Coşan sele dur diyorsun sen, dadı." (Turan Oflazoğlu)
  3. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak

KOŞMAK

  1. [nsz] Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek
    • "Biriyle kavga ederken kızışacak olursa hızlı koşmak için pabuçlarını eline alan sokak çocukları gibi..." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir yere ivedilikle gitmek
    • "Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
    • "Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Koşuya çıkmak
    • "Doru at bugün koşmayacak."
  5. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek
    • "İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum."

BOŞAMA

  1. [isim] Boşamak işi

BOŞLUK

  1. [isim] Oyuk, çukur, kapanmamış yer
  2. Kesinti, kopukluk
  3. Boş geçen süre
    • "Bu boşluktan sıkılıyorum."
  4. Eksiklik, yoksunluk duygusu
    • "Nevin, içinde ucu bucağı kayıp bir boşluk duydu." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Yetersizlik
    • "O günden bugüne olanları hatırladıkça insan ister istemez bu türlü çabaların hiçliğini, boşluğunu düşünmek zorunda kalıyor." (Refik Halit Karay)
  6. İçinde hiçbir cisim bulunmayan, vakum

BOŞNAK
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü