İçinde oğu olan 7 harfli 29 kelime var. İçerisinde OĞU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oğu olan kelimeler listesine ya da Sonu oğu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOĞUMLU
-
-
[sıfat]
Boğumu olan
-
[sıfat]
Boğumu olan
- OĞUZELİ
- ...
- BOĞUNTU
-
-
[isim]
Zor soluk alma
-
Sıkıntı
- "Sen hiçbir zaman bilmeyeceksin bu korkunç boğuntuyu, bu çaresizliği." (Nazlı Eray)
-
Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr
- "Boğuntuya biterim, Mustafa kardeşim." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Zor soluk alma
- SOĞULMA
-
-
[isim]
Soğulmak işi
-
[isim]
Soğulmak işi
- SOĞUTMA
-
-
[isim]
Soğutmak işi
-
[isim]
Soğutmak işi
- SOĞURMA
-
-
[isim]
Soğurmak işi
-
Bir ortamın ışık enerjisini belli nicelikte emmesi olayı
-
Katı veya sıvı bir maddenin bir gazı, ışığı içine alması, emmesi, absorbe
-
[isim]
Soğurmak işi
- OĞULSUZ
-
-
[sıfat]
Oğlu olmayan
-
[zarf]
Oğlu olmadan
- "O, oğulsuz yaşardı da atsız yaşamazdı." (Yahya Kemal)
-
[sıfat]
Oğlu olmayan
- ÇOĞULCU
-
-
[sıfat]
Çoğulculukla ilgili olan, plüralist
- "Çoğulcu görüş."
-
Çoğulculuk yanlısı olan (kimse), plüralist
-
[sıfat]
Çoğulculukla ilgili olan, plüralist
- DOĞUMLU
-
-
[sıfat]
Belirli bir yılda doğmuş, tevellütlü
- "1995 doğumlular askere çağrıldı."
-
[sıfat]
Belirli bir yılda doğmuş, tevellütlü
- SOĞUMAK
-
-
[nsz]
Isısını hızla veya yavaş yavaş yitirerek soğuk duruma gelmek
- "Üşüyorum, vücudumun soğuduğunu duyuyorum, dişlerim birbirine vuruyor." (Refik Halit Karay)
-
[-den]
Birine veya bir şeye duyulan istek, sevgi ve ilgi kalmamak
- "Belki de benim başkasıyla evlenip gidişim üzerine hayattan soğudu, kendini koyverdi." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Isısını hızla veya yavaş yavaş yitirerek soğuk duruma gelmek
- DOĞURGU
-
-
[isim]
Ortaya çıkan sonuç
- "Doğudaki göç ve bunun doğurguları toplantıda tartışıldı."
-
[isim]
Ortaya çıkan sonuç
- SOĞUYUŞ
-
-
[isim]
Soğuma işi veya biçimi
-
[isim]
Soğuma işi veya biçimi
- OĞULCUK
-
-
[isim]
Oğul sözünün sevgi bildiren küçültme veya okşama biçimi
-
Döllenmiş yumurtacığın gelişmeye başladığı andan dölüt olmasına kadar geçen süredeki adı, rüşeym, embriyo
-
Bitki tohumlarında bir kökçük ile bir filizcikten oluşan ana bölüm
-
[isim]
Oğul sözünün sevgi bildiren küçültme veya okşama biçimi
- SOĞUTUŞ
-
-
[isim]
Soğutma işi veya biçimi
-
[isim]
Soğutma işi veya biçimi
- DOĞURUŞ
-
-
[isim]
Doğurma işi veya biçimi
-
[isim]
Doğurma işi veya biçimi
- BİRÇOĞU
-
-
[zamir]
Çok sayıda olan kimse veya şey
- "Ziyaretçilerin birçoğu geri döndü."
-
[zamir]
Çok sayıda olan kimse veya şey
- BOĞUNUK
-
-
[sıfat]
Kısık, boğuk
-
Sıkıntılı, kapalı, donuk
-
[sıfat]
Kısık, boğuk
- BOĞULMA
-
-
[isim]
Boğulmak işi
-
[isim]
Boğulmak işi
- YOĞURMA
-
-
[isim]
Yoğurmak işi
-
[isim]
Yoğurmak işi
- OĞULLUK
-
-
[isim]
Oğul olma durumu
- "Oğulluk görevini yerine getirmiyor."
-
Üvey oğul
-
[isim]
Oğul olma durumu