İçinde oğ olan 8 harfli 96 kelime var. İçerisinde OĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oğ olan kelimeler listesine ya da Sonu oğ ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOĞURTMA
-
-
[isim]
Yoğurtmak işi veya durumu
-
[isim]
Yoğurtmak işi veya durumu
- ÇOĞUNLUK
-
-
[isim]
Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı
- "Kapatılmış bir siyasi partinin mensuplarının üye çoğunluğunu teşkil edeceği bir siyasi parti kurulamaz." (Anayasa)
-
[isim]
Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı
- YOĞURTLU
-
-
[sıfat]
İçine yoğurt katılmış, içinde yoğurt bulunan
-
[sıfat]
İçine yoğurt katılmış, içinde yoğurt bulunan
- YOĞUNLUK
-
-
[isim]
Yoğun olma durumu
-
Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet
- "Sisin yoğunluğu."
-
Bir cismin birim hacminin kütlesi
- "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."
-
[isim]
Yoğun olma durumu
- BOĞDURMA
-
-
[isim]
Boğdurmak işi
-
[isim]
Boğdurmak işi
- BOĞUŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek
-
Mücadele etmek
- "Kumar, talihle alt alta, üst üste boğuşmaktır." (Mehmet Seyda)
-
Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak
-
[nsz]
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek
- SARDOĞAN
-
-
[isim]
Sarı renkli bir tür doğan
-
[isim]
Sarı renkli bir tür doğan
- SOĞURUCU
-
-
[isim]
Soğurma özelliği gösteren madde
-
[isim]
Soğurma özelliği gösteren madde
- ÇOĞALTIŞ
-
-
[isim]
Çoğaltma işi veya biçimi
-
[isim]
Çoğaltma işi veya biçimi
- YOĞALTMA
-
-
[isim]
Yoğaltmak işi
-
[isim]
Yoğaltmak işi
- SOĞANCIK
-
-
[isim]
Yalın kat yaprakla sarılı, besin bakımından zengin küçük soğan
-
Sarımsak dişi
-
Beyinle omurilik arasında kalan son bölge
-
[isim]
Yalın kat yaprakla sarılı, besin bakımından zengin küçük soğan
- DOĞURUCU
-
-
[sıfat]
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı
- "Ziya Gökalp'ın kuvvetli bir hafızası, doğurucu bir muhayyilesi vardı."
-
[sıfat]
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı
- BOĞUKLUK
- ...
- DOĞRANIŞ
- ...
- SOĞUKLUK
-
-
[isim]
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet
- "Yatağımın içinde bu takır takır tahtaların soğukluğunu, sertliğini duyar gibi olurdum." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler
-
Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer
- "Öğle namazını hamamın soğukluğunda kıldı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik
- "Delikanlı, soğukluğu iliklere işleyen soğuk bir sesle evet efendim, dedi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Sevimsiz olma durumu, antipati
-
Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması
-
Cinsel istek duymama durumu
-
[isim]
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet
- İMAMOĞLU
- ...
- TOPOĞRAF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Topoğrafya uzmanı
-
[isim]
Topoğrafya uzmanı
- SOĞUTUCU
-
-
[sıfat]
Soğutma özelliği olan, frigorifik
-
[isim]
Buzdolabı
-
[isim]
Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen, soğutmaç
-
[sıfat]
Soğutma özelliği olan, frigorifik
- BOĞMAKLI
-
-
[sıfat]
Boğmakları olan
-
[sıfat]
Boğmakları olan
- OĞLANEVİ
-
-
[isim]
Evlilikte erkek tarafı, erkekevi
- "Bir gün kız, bir gün oğlanevinde iki gün sürecekti düğün." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Evlilikte erkek tarafı, erkekevi