İçinde oyun olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde OYUN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oyun olan kelimeler listesine ya da sonu oyun ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Oyun Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
N O U Y
4 Harfli Kelimeler
OYUN
2 Harfli Kelimeler
ON, OY, UN, UY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OYUNCAK
-
-
[isim]
Oyun aracı
-
[mecaz]
Önemsiz ve kolay iş
- "Oyuncak değil, mesele çok ciddi."
-
[mecaz]
Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse
-
[isim]
Oyun aracı
- KOYUNTU
-
-
[isim, ağızlardan]
Sıkıntı, üzüntü, keder
-
Sopa, baston koymaya yarayan yer
- "Köroğlu azdıkça azar ve sonunda koyuntulardan birinin arkasına dayadığı bekçi sopası gibi bastonunu alırdı."
-
[isim, ağızlardan]
Sıkıntı, üzüntü, keder
- DOYUNMA
-
-
[isim]
Bakınız doyma
-
[isim]
Bakınız doyma
- OYUNLUK
-
-
[isim]
Bakınız sahne
-
[isim]
Bakınız sahne
- SOYUNUŞ
-
-
[isim]
Soyunmak işi
-
[isim]
Soyunmak işi
- SOYUNUK
-
-
[sıfat]
Soyunmuş olan
-
[zarf]
Soyunmuş olarak
-
[sıfat]
Soyunmuş olan
- BOYUNLU
-
-
[sıfat]
Boynu olan
- "Ne ince boyunlu ilaç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz."
-
[sıfat]
Boynu olan
- KOYUNCU
-
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
- BOYUNCA
-
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- "Zaten yol boyunca hem lezzetli hem de buzdolabına taş çıkartacak sulardan geçeceğiz."
-
Bakınız süresince
- "Altı yıl boyunca beni hiç üzmediler, her zaman anlayışla, dostça davrandılar."
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- OYUNBAZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe oyun + Farsça -bāz
-
[sıfat]
Oynamayı seven
-
[mecaz]
Düzenci, hileci
- "O zavallı Çolak'ın nasıl bir oyunbaz olduğunu şimdi biliyordu."
-
[sıfat]
Oynamayı seven
- SOYUNMA
-
-
[isim]
Soyunmak işi
- "Soyunmaya hatta potinlerini çıkarmaya takati yoktu."
-
[isim]
Soyunmak işi
- SOYUNTU
-
-
[isim]
Soyulup atılan şey
-
[sıfat]
Bir yer soyularak alınan
- "Soyuntu eşya."
-
[isim]
Soyulup atılan şey