İçinde oy olan 9 harfli 62 kelime var. İçerisinde OY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oy olan kelimeler listesine ya da Sonu oy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOYALANMA
-
-
[isim]
Boyalanmak durumu
-
[isim]
Boyalanmak durumu
- KOVBOYLUK
-
-
[isim]
Kovboy olma durumu
-
[isim]
Kovboy olma durumu
- DOYUVERME
- ...
- HOYRATLIK
-
-
[isim]
Hoyrat olma durumu
- "Büyük çoğunluk artan hoyratlıkla orantılı olarak duygusallığını azaltıyor, giderek büsbütün yok ediyor." (Haldun Taner)
-
Hoyratça davranış
- "Yeni yetişmiş bir genç kız hoyratlığı ile üstüme saldırıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Hoyrat olma durumu
- OYNATIMCI
-
-
[isim]
Oynatım işiyle uğraşan kimse
-
[isim]
Oynatım işiyle uğraşan kimse
- TOYGİLLER
-
-
[isim]
Kuşlar sınıfının, örnek hayvanı toy olan bir takımı
-
[isim]
Kuşlar sınıfının, örnek hayvanı toy olan bir takımı
- SOYABİLME
- ...
- BOYSUZLUK
-
-
[isim]
Boysuz olma durumu
-
[isim]
Boysuz olma durumu
- DOYMUŞLUK
-
-
[isim]
Doymuş olma durumu
-
[isim]
Doymuş olma durumu
- BOYATILIŞ
-
-
[isim]
Boyatılma işi veya biçimi
-
[isim]
Boyatılma işi veya biçimi
- BOYLATMAK
-
-
[-i]
Boylama işini yaptırmak
-
[-i]
Boylama işini yaptırmak
- SAMOYETÇE
- ...
- KÖKBOYASI
-
-
[isim]
Kökboyasıgillerden, 1-2 m uzunluğunda, çalı görünüşünde, gövdesi sert dikenli, kök sapları boyacılıkta kullanılan, çok yıllık bir bitki, kızılboya, kızılkök, yumurtakökü (Flubia tinctorum)
-
[isim]
Kökboyasıgillerden, 1-2 m uzunluğunda, çalı görünüşünde, gövdesi sert dikenli, kök sapları boyacılıkta kullanılan, çok yıllık bir bitki, kızılboya, kızılkök, yumurtakökü (Flubia tinctorum)
- ALIKOYMAK
-
-
[-i]
Bir süre için bir yerde tutmak
- "Arkadaşım beni yemeğe alıkoydu."
-
[-den]
Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak
- "Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit'ten bahsediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Ayırıp saklamak
- "Bu kitabı sizin için alıkoydum."
-
[-den]
Yoksun bırakmak
- "İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[-i]
Mâni olmak, engel olmak
- "İki güne yakın bir zaman yalnız su vererek oradan oraya koşturulmuş hayvanı, hangi kuvvet ağzına yanaşmış yiyeceği kapmaktan alıkoyar?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Bir süre için bir yerde tutmak
- KOYABİLME
- ...
- OYNATILMA
-
-
[isim]
Oynatılmak işi
-
[isim]
Oynatılmak işi
- OYUNCULUK
-
-
[isim]
Oyun oynama işi
-
Sahne sanatçılığı
- "Oyunculuk ki o devirde toplum dışı bir parya işi sayılmaktadır." (Haldun Taner)
-
Düzencilik, hilecilik
-
[isim]
Oyun oynama işi
- KOYULAŞMA
-
-
[isim]
Koyulaşmak işi
-
[isim]
Koyulaşmak işi
- OYUMLAMAK
-
-
[nsz]
Bitki kök salmak, tutmak
-
[nsz]
Bitki kök salmak, tutmak
- BOYNUZSUZ
-
-
[sıfat]
Boynuzu olmayan
-
[sıfat]
Boynuzu olmayan