İçinde oy olan 8 harfli 66 kelime var. İçerisinde OY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oy olan kelimeler listesine ya da sonu oy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Oy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
O Y
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOYULMAK
-
-
[-e]
Doymak işi yapılmak
- "Bu kadar yemekle doyulur mu? Güzel şeylere doyulmaz."
-
[-e]
Doymak işi yapılmak
- OYNATMAK
-
-
[-i]
Oynamasını sağlamak
- "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı."
-
Kımıldamasına yol açmak
- "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi."
-
[nesnesiz]
Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak
- "Ayı oynatmak."
-
[nesnesiz]
Bir araç, gereç kullanmak
- "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?"
-
[nesnesiz]
Aklını yitirmek
- "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim."
-
[mecaz]
Korkutmak, heyecanlandırmak
-
[mecaz]
Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak
- "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."
-
[nesnesiz, tiyatro]
Sahneye koymak
- "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız."
-
[-i]
Oynamasını sağlamak
- BOYLATMA
-
-
[isim]
Boylatmak işi
-
[isim]
Boylatmak işi
- BOYNUZSU
-
-
[sıfat]
Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi; boynuzumsu
-
[sıfat]
Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi; boynuzumsu
- BOYANMAK
-
-
[nesnesiz]
Boyama işi yapılmak
- "Pencerelerin camları beyaz yağlı boya ile boyanmış."
-
Makyaj yapmak
- "Kadın aşırı boyanmıştı, adamın yüzü solgundu."
-
Boya bulaşmak
-
[-e, mecaz]
Belli bir renge bürünmek
- "Kale yıkıntısına gelince durdu, gökyüzü kızıla boyanmıştı, güneş az sonra turuncu bulutların ardından görünürdü."
-
[nesnesiz]
Boyama işi yapılmak
- SOYDURMA
-
-
[isim]
Soydurmak işi
-
[isim]
Soydurmak işi
- OYUVERME
-
-
[isim]
Oyuvermek işi
-
[isim]
Oyuvermek işi
- KOYVERME
-
-
[isim]
Bakınız koyuverme
-
[isim]
Bakınız koyuverme
- OYLAŞMAK
-
-
[-i]
Müzakere etmek
-
[-i]
Müzakere etmek
- SOYGUNCU
-
-
[isim]
Soygun yapan kimse
- "Ülke, soyguncusuz olmaz ve de olmamıştır ama sultanı güçlüyse soyguncuyu bulur, tutar, keser başını, yağmaladığı malı tüccara geri verir."
-
[isim]
Soygun yapan kimse
- OYUMLAMA
-
-
[isim]
Oyumlamak durumu veya biçimi
-
[isim]
Oyumlamak durumu veya biçimi
- ALIKOYMA
-
-
[isim]
Alıkoymak işi; tavik
- "Dizlerinden aşağı iki ayağını götüren bir gülle, neferimizi, harpten alıkoymaya kifayet etmiyor."
-
[isim]
Alıkoymak işi; tavik
- BOYUTSUZ
-
-
[sıfat]
Boyutu olmayan, buutsuz
- "Zaman hep biraz kadehlerin arkasında ve boyutsuzdur."
-
[sıfat]
Boyutu olmayan, buutsuz
- DOYUMLUK
-
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- "Doyumluk değil tadımlık."
- "Doyumlukların sayısını Allah’tan gayrı kimse bilmezdi."
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- OYNAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbiriyle oynamak
- "Kardeşleri ile oynaşıyor, güreşiyor ve onları yeniyordu."
-
Karşılıklı sevişmek, sevgi gösterisinde bulunmak, cilveleşmek, âşıktaşlık etmek, korte etmek
- "Bu anlarda, en güzel bildiği birisiyle oynaşmak bile zevksizdir."
-
[nesnesiz, -le]
Birbiriyle oynamak
- DOYURUCU
-
-
[sıfat]
Doyurma özelliği bulunan
-
[mecaz]
Bakınız inandırıcı
- "Soruma doyurucu bir cevap veremediniz."
-
[sıfat]
Doyurma özelliği bulunan
- BOYLAMAK
-
-
[-i]
Boy ve hacmine göre ayırmak
-
[mecaz]
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak
- "İkiniz de hapsi boylarsınız."
-
[mecaz]
Bakınız düşmek
- "Ayağı kaydı, yeri boyladı."
-
Herhangi bir yere erişmek, ulaşmak
- "Fakat o doludizgin kırkı boylamış bir ateşle par par yanıyordu."
-
[-i]
Boy ve hacmine göre ayırmak
- OYACILIK
-
-
[isim]
Oya yapma ve satma işi
- "Nallıhan’da günümüzde de ipek böcekçiliği ve iğne oyacılığı önemini büyük ölçüde korumaktadır."
-
[isim]
Oya yapma ve satma işi
- OYULGAMA
-
-
[isim]
Elle yapılan kalın, seyrek, gelişigüzel dikiş
-
Bakınız oyulgalama
-
[isim]
Elle yapılan kalın, seyrek, gelişigüzel dikiş
- OYLUMSUZ
-
-
[sıfat]
Bakınız hacimsiz
- "Ayrıca daha oylumsuz oluşu, edebiyat kamuoyunda bir ‘hikâye’ olarak algılanmasına yol açmıştır."
-
[sıfat]
Bakınız hacimsiz