İçinde oy olan 8 harfli 66 kelime var. İçerisinde OY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oy olan kelimeler listesine ya da Sonu oy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOYUMLUK
-
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- "Doyumluk değil tadımlık."
-
[isim]
Çapul, yağma
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- SOYSUZCA
-
-
[zarf]
Soysuz bir biçimde, soysuza yakışırcasına
-
[zarf]
Soysuz bir biçimde, soysuza yakışırcasına
- OYLAŞMAK
-
-
[-i]
Müzakere etmek
-
[-i]
Müzakere etmek
- KOYDURMA
-
-
[isim]
Koydurmak işi
-
[isim]
Koydurmak işi
- OYNAKLIK
-
-
[isim]
Oynak olma durumu
-
Oynakça davranış
- "Kadınlarında ne bir oynaklık, erkeklerinde ne bir haşarılık." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Oynak olma durumu
- BOYLULUK
-
-
[isim]
Uzun boylu olma durumu
-
[isim]
Uzun boylu olma durumu
- SOYAĞACI
- ...
- BOYLAMAK
-
-
[-i]
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak
- "İkiniz de hapsi boylarsınız." (Atilla İlhan)
-
Batmak
- "Kayık denizin dibini boyladı."
-
Düşmek
- "Ayağı kaydı, yeri boyladı."
-
Yükselmek, çıkmak
- "Fakat o dolu dizgin kırkı boylamış bir ateşle par par yanıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[nsz]
Destan söylemek, anlatmak
-
Boy ve hacmine göre ayırmak
-
[-i]
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak
- OYULGAMA
-
-
[isim]
Elle yapılan kalın, seyrek, gelişigüzel dikiş
-
[isim]
Elle yapılan kalın, seyrek, gelişigüzel dikiş
- OYNATMAK
-
-
[-i]
Oynamasını sağlamak
- "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı." (Peyami Safa)
-
Kımıldamasına yol açmak
- "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak
- "Ayı oynatmak."
-
[nsz]
Bir araç, gereç kullanmak
- "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?" (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Aklını yitirmek
- "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim." (Falih Rıfkı Atay)
-
Korkutmak, heyecanlandırmak
- "Yüreğimi oynattın."
-
Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak
- "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."
-
[nsz]
Sahneye koymak
- "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Oynamasını sağlamak
- DOYULMAK
-
-
[-e]
Doymak
- "Bu kadar yemekle doyulur mu? Güzel şeylere doyulmaz."
-
[-e]
Doymak
- KOYULMAK
-
-
[nsz]
Koyma işine konu olmak
-
Koyulaşmak
- "Gecenin koyulmuş siyahlığı içeri girmeden pencerenin ardında bizi bekliyordu." (Tarık Dursun K)
-
[-e]
Girişmek, başlamak, teşebbüs etmek
- "Söyleyecek şey kalmayınca Rabia fırladı, dükkânı teftişe koyuldu." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Koyma işine konu olmak
- OYALANIŞ
- ...
- SOYLULUK
-
-
[isim]
Soylu olma durumu, asillik, asalet, necabet
-
[isim]
Soylu olma durumu, asillik, asalet, necabet
- BOYUNLUK
-
-
[isim]
Boyna sarılan şey, boyun sargısı
-
[isim]
Boyna sarılan şey, boyun sargısı
- OYLUMSUZ
-
-
[sıfat]
Hacimsiz
-
[sıfat]
Hacimsiz
- DOYUNMAK
-
-
[nsz]
Yeteri kadar yemiş olmak, doymak
-
[nsz]
Yeteri kadar yemiş olmak, doymak
- BOYLATMA
-
-
[isim]
Boylatmak işi
-
[isim]
Boylatmak işi
- BOYNUZLU
-
-
[sıfat]
Boynuzu olan (hayvan)
-
Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek)
- "Böyle kocalara her dilde boynuzlu derler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Troleybüs
-
[sıfat]
Boynuzu olan (hayvan)
- OYALANMA
-
-
[isim]
Oyalanmak işi
-
[isim]
Oyalanmak işi