İçinde oy olan 7 harfli 60 kelime var. İçerisinde OY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oy olan kelimeler listesine ya da sonu oy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Oy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
O Y
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OYNAŞMA
-
-
[isim]
Oynaşmak işi
-
[isim]
Oynaşmak işi
- KAMUOYU
-
-
[isim]
Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi; halkoyu, amme efkârı, umumi efkâr, efkârıumumiye
- "Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz."
-
[isim]
Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi; halkoyu, amme efkârı, umumi efkâr, efkârıumumiye
- OYNANMA
-
-
[isim]
Oynanmak işi
-
[isim]
Oynanmak işi
- OYNANIŞ
-
-
[isim]
Oynanmak işi
-
[isim]
Oynanmak işi
- KOYUNTU
-
-
[isim, ağızlardan]
Sıkıntı, üzüntü, keder
-
Sopa, baston koymaya yarayan yer
- "Köroğlu azdıkça azar ve sonunda koyuntulardan birinin arkasına dayadığı bekçi sopası gibi bastonunu alırdı."
-
[isim, ağızlardan]
Sıkıntı, üzüntü, keder
- OYUNCAK
-
-
[isim]
Oyun aracı
-
[mecaz]
Önemsiz ve kolay iş
- "Oyuncak değil, mesele çok ciddi."
-
[mecaz]
Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse
-
[isim]
Oyun aracı
- SOYULUŞ
-
-
[isim]
Soyulmak işi
-
[isim]
Soyulmak işi
- OYDURMA
-
-
[isim]
Oydurmak işi
-
[isim]
Oydurmak işi
- OYLUMLU
-
-
[sıfat]
Bakınız hacimli
- "Bir süre karıştırdıktan sonra aldım bu küçük oylumlu yapıtı ve bekletmeden aynı gün okudum."
-
[mecaz]
Büyük, geniş
-
[sıfat]
Bakınız hacimli
- OYULMAK
-
-
[nesnesiz]
Oyma işi yapılmak
- "Her kelime kayaların içine oyulmuş çukurlara temel taşları gibi iniyordu."
-
[argo]
Bakınız kazıklanmak
-
[nesnesiz]
Oyma işi yapılmak
- KOYULUŞ
-
-
[isim]
Koyulmak işi
-
[isim]
Koyulmak işi
- OYCULUK
-
-
[isim]
Oy alabilmek için türlü yollara başvurma işi
-
[isim]
Oy alabilmek için türlü yollara başvurma işi
- BOYUTLU
-
-
[sıfat]
Boyutu olan; buutlu
- "Onu bütün öbür yazarlara kıyasla bunca derin boyutlu yapan, ne kültürü ne de bilgisi idi."
-
[sıfat]
Boyutu olan; buutlu
- KOYULUK
-
-
[isim]
Koyu olma durumu
-
[isim]
Koyu olma durumu
- DOYURUŞ
-
-
[isim]
Doyurmak işi
-
[isim]
Doyurmak işi
- SOYTARI
-
Kelime Kökeni: Arapça saʿterī
-
[isim]
Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse; kaşmer
- "Çirkin bir oyun bu. Soytarıların zaferinden tehlikeli sonuçlar çıkarıyorsunuz."
-
[tiyatro]
Bir oyunda, revüde veya sirkte gülünç davranışlarla, sözlerle ve becerilerle seyircileri eğlendiren kimse
-
[mecaz]
Hileci, yaltak kimse
-
[isim]
Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse; kaşmer
- KOPKOYU
-
-
[sıfat]
Çok koyu
- "Otlar kopkoyu, İstanbul kızlarının yeşil gözleri gibi derin bir renk almışlardı."
-
[sıfat]
Çok koyu
- DOYURAN
-
-
[sıfat, fizik]
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
-
[isim]
Bir çelik çubuğu doyma durumuna getiren indükleyici manyetik alan
-
[sıfat, fizik]
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
- OYUNBAZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe oyun + Farsça -bāz
-
[sıfat]
Oynamayı seven
-
[mecaz]
Düzenci, hileci
- "O zavallı Çolak'ın nasıl bir oyunbaz olduğunu şimdi biliyordu."
-
[sıfat]
Oynamayı seven
- OYNAYIŞ
-
-
[isim]
Oynamak işi
-
[isim]
Oynamak işi