İçinde oy olan 6 harfli 54 kelime var. İçerisinde OY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oy olan kelimeler listesine ya da sonu oy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Oy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
O Y
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TOYLUK
-
-
[isim]
Toy (I) olma durumu
- "Gençlik, toyluk yüzünden bazı fena öğütlere kapılmış olabilirim."
-
[isim]
Toy (I) olma durumu
- OYSAKİ
-
-
[bağlaç]
Bakınız oysa
- "Oysaki daha önce onunla tanışmayı çok istemiştim."
-
[bağlaç]
Bakınız oysa
- BOYSUZ
-
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
- BOYDAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Yükü olmayan yaya
-
Bekâr yaşayan kimse
-
Başıboş, işsiz güçsüz kimse
-
Çocuksuz kadın
-
[isim, ağızlardan]
Yükü olmayan yaya
- BOYANA
-
Kelime Kökeni: (Bayonne yer adından)
-
[isim, denizcilik]
Bakınız boyna
-
[isim, denizcilik]
Bakınız boyna
- KOYUCA
-
-
[isim]
Biraz koyu olan
-
[isim]
Biraz koyu olan
- OYULUŞ
-
-
[isim]
Oyulmak işi
-
[isim]
Oyulmak işi
- BOYDAŞ
-
-
[sıfat]
Aynı boyda olan (kimse)
-
[isim, eskimiş]
Bakınız akran
-
[sıfat]
Aynı boyda olan (kimse)
- TOYGAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tarla kuşu
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tarla kuşu
- TOYNAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
At, eşek vb. tek tırnaklı hayvanların tırnağı
-
[isim, hayvan bilimi]
At, eşek vb. tek tırnaklı hayvanların tırnağı
- KOVBOY
-
Kelime Kökeni: Fransızca cow-boy
-
[isim]
Amerika'da sığır çobanı
- "Kovboy bozuntusu yahut gangster torunu birkaç sivri akıllıdır onlar."
-
[mecaz]
Gangsterliğe özenen kimse
-
[isim]
Amerika'da sığır çobanı
- SEKOYA
-
Kelime Kökeni: (Kaliforniya yerlilerinin dilinden)
-
[isim, bitki bilimi]
Kozalaklıların porsukgiller familyasından, Kaliforniya'da yetişen, 100-130 metre boyunda, büyük bir orman ağacı (Sequoia)
-
[isim, bitki bilimi]
Kozalaklıların porsukgiller familyasından, Kaliforniya'da yetişen, 100-130 metre boyunda, büyük bir orman ağacı (Sequoia)
- TOYAKA
-
-
[isim]
Bükerek germek için iki kat edilmiş bir ipin ucuna geçirilen tahta parçası
-
[isim]
Bükerek germek için iki kat edilmiş bir ipin ucuna geçirilen tahta parçası
- SOYMUK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Damarlı bitkilerin kök, gövde ve yapraklarında, ongun besi suyunu ileten borularla, yakın hücrelerden ve bunların arasını dolduran özek dokudan oluşan tabaka
-
[ağızlardan]
Çam ağacının çiğnenip emilen iç kabuğu; yalamuk
-
Bu kabuğu almak için ağacın gövdesine açılan yara
-
[isim, bitki bilimi]
Damarlı bitkilerin kök, gövde ve yapraklarında, ongun besi suyunu ileten borularla, yakın hücrelerden ve bunların arasını dolduran özek dokudan oluşan tabaka
- KOYMAK
-
-
[-e, -i]
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
- "Öteki elini doktorun omzuna koydu."
-
Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak
- "O kadar etkilenmiş ki beni de işe koymak için onlarla tanıştırmaya götürüyordu."
-
Gitmesine engel olmamak, gitmesine izin vermek; bırakmak
- "İçeri kimseyi koymuyorlar."
-
Bakınız eklemek
- "Mal üstüne mal koymak için içi giden bir kişidir."
-
İmza, tarih, adres yazmak
-
Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak; vazetmek
- "Orduda yaşayan manevi kuvveti de meydana koyuyor."
-
[nesnesiz]
Etkilemek, dokunmak
- "Kendisinden yakışıklı ve ünlü olan bir adam için terk edilmiş olmak koyuyor olmalı ona."
-
Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
- "Giderlerini iki ay içinde yerine koydu."
-
Bırakmak, terk etmek
-
[-e, -i]
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
- SOYMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar vb.ni çıkarmak
- "Takkesini geçirmiş, entarisini kuşanmış, elma soyuyordu."
-
Birinin giysilerini çıkarmak
- "Yaralıyı soyuyor ve ilk tedaviye başlıyorum."
-
Birinin üstünde, yanında veya bir yerde bulunan şeyleri çalarak alıp götürmek; dızlamak
-
[-i]
Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar vb.ni çıkarmak
- SOYDAŞ
-
-
[isim]
Soyları bir olan bireylerden her biri
- "Bizim zavallı soydaşlarımıza kadar önünüze kim rast geldiyse kılıçtan geçirdiniz."
-
[isim]
Soyları bir olan bireylerden her biri
- BOYNUZ
-
-
[isim]
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı
- "Boynuzlarına vurdu ve gözlerini kurttan ayırmaksızın yavaşça geri geri sürükledi."
-
[sıfat]
Bu organdan yapılmış
- "Boynuz tarak."
-
Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet
-
Hacamat yaparken kanı çekmek için kullanılan aletlerden birisi
-
[müzik]
Üzerine delikler açılmış hayvan boynuzundan yapılan, üflemeli bir tür çalgı
-
Bazı böceklerde başın ön bölümünde bulunan, eklemlerden oluşmuş hareketli duyu alma organı
-
[eskimiş]
Troleybüslerin çalışabilmesi için bir hava hattından elektrik akımı almasını sağlayan, ön kısımda yer alan iki kol
- "Elektrik hattına bağlı iki boynuz ile çalışan troleybüslerin ikide bir boynuzları çıkar, şoför iner, alışkın hareketlerle boynuzu yerine takar ve yola devam ederdi."
-
[isim]
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı
- MOYMUL
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş
-
[isim, hayvan bilimi]
Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş
- SOYADI
-
-
[isim]
Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı; aile adı, soy ismi
- "Babası evvela soyadını Öz-Cengiz diye kaydettirmişti."
-
[isim]
Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı; aile adı, soy ismi