İçinde oy olan 6 harfli 54 kelime var. İçerisinde OY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oy olan kelimeler listesine ya da Sonu oy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

OY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SOYSAL

  1. [sıfat] Soyla ilgili

KOYCUK

  1. [isim] Küçük koy
    • "Deniz ve engin başkadır; bitip tükenmez koycuklarla dolu gibi görünen kıyılar başkadır." (Reşat Nuri Güntekin)

OYMACI

  1. [isim] Oyma işleri yapan sanatçı, hakkâk

KOYMAK

  1. [-i] Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
    • "Öteki elini doktorun omzuna koydu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Gündüz olsun gece olsun, iki dakikalık bir fırsat buldu mu Allaha ısmarladık, sütnineyi koydunsa bul!" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak
    • "Bu işe kimi koyacağız?"
  3. Bırakmak
    • "İçeri kimseyi koymuyorlar."
  4. Katmak, eklemek
    • "Mal üstüne mal koymak için içi giden bir kişidir." (Salâh Birsel)
  5. İmza, tarih, adres yazmak
  6. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak
    • "Orduda yaşayan manevi kuvveti de meydana koyuyor." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  7. [nsz] Etkilemek, dokunmak
    • "Bu söz ona çok koymuş."
  8. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
    • "Giderlerini iki ay içinde yerine koydu." (Necati Cumalı)
  9. Bırakmak, terk etmek

BOYDAK

  1. [isim] Yükü olmayan yaya
  2. [sıfat] Bekâr, yalnız, serbest

OYSAKİ

  1. [bağlaç] Oysa, hâlbuki
    • "Oysaki daha önce onunla tanışmayı çok istemiştim." (Necati Cumalı)

OYUNCU

  1. [isim] Herhangi bir oyunda oynayan kimse
    • "Oyuncuları meydana çağırıyor ve düdüğümü çalıyorum." (Peyami Safa)
  2. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris
    • "Hiç kibar sınıfından, asilzade bir gencin oyuncu olduğunu gördünüz mü?" (Peyami Safa)
  3. [sıfat] Oyunu seven
    • "Oyuncu kedi."
  4. [sıfat] Düzenci, hileci
  5. [sıfat] Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse)
    • "Oyuncu bir pehlivan."

TOYGAR

  1. [isim] Tarla kuşu, turgay

SEKOYA

  1. [isim] Kozalaklıların porsukgiller familyasından, Kaliforniya'da yetişen, 100-130 m boyunda, büyük bir orman ağacı (Sequoia)

BOYANA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Boyna

TROYKA

Kelime Kökeni : Rusça

  1. [isim] Rusya'da, üç atla çekilen kızak veya araba
  2. [sıfat] Üçlü

DOYMAK

  1. [nsz] İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak
    • "Ben biraz zeytin, biraz patates, biraz da yemişle doyarım." (Burhan Felek)
  2. [-e] Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak
    • "Toprak suya doydu."
  3. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak
    • "Dünyanın parasını kazandı, hâlâ doymadı."

BOYACI

  1. [isim] Boya satan kimse
  2. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse
    • "Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Boya satılan dükkân
    • "Ben elimde bir gazete ile boyacıda oturuyordum." (Peyami Safa)

BOYAMA

  1. [isim] Boyamak işi
  2. Renkli yazma veya mendil
  3. [sıfat] Rengi boya ile sonradan verilmiş olan
    • "Kara olan uzun bıyıkları, saçlarına pek uymuyor, boyama bıyığa benziyordu." (Osman Cemal Kaygılı)

OYUKLU

  1. [sıfat] Oyuğu olan, oyukları bulunan

HOYRAT

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [sıfat] Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı
    • "Ne hoyrat kullanmışlar / Sevincin sesi çıkmıyor." (Behçet Necatigil)

SOYGUN

  1. [isim] Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılan silahlı hırsızlık
  2. Hiçbir emek harcamadan ve yolsuz olarak elde edilen büyük kazanç, vurgun

OTOYOL

  1. [isim] Hızlı bir trafik akımı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü geniş yol, otoban

POYRAZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr
    • "Vapur, Kız Kulesi açıklarından geçiyor, poyraz solumuzdan çarpıyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Kuzey yönü
    • "Rüzgâr poyrazdan esiyor."

BOYSUZ

  1. [sıfat] Benzerleri arasında boyu kısa olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü