İçinde ortak olan 20 kelime var. İçerisinde ORTAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ortak olan kelimeler listesine ya da sonu ortak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

ORTAKLAŞACILIK, ORTAKLAŞTIRMAK

13 Harfli Kelimeler

ORTAKLAŞTIRMA, ORTAKYAŞARLIK

12 Harfli Kelimeler

ORTAKLAŞALIK, PORTAKALIMSI

11 Harfli Kelimeler

ORTAKLAŞACI, ORTAKLAŞMAK, PORTAKALLIK

10 Harfli Kelimeler

ORTAKÇILIK, ORTAKLAŞMA, ORTAKYAŞAR, PORTAKALSI

9 Harfli Kelimeler

ORTAKLAŞA

8 Harfli Kelimeler

ORTAKLIK, PORTAKAL

7 Harfli Kelimeler

ORTAKÇA, ORTAKÇI, ORTAKÖY

5 Harfli Kelimeler

ORTAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ortak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K O R T

5 Harfli Kelimeler

AKORT, KAROT, KOTRA, ORTAK, TORAK

4 Harfli Kelimeler

AKOR, AORT, KARO, KART, KORT, KOTA, OKAR, OKRA, ORAK, ORTA, ROKA, ROTA, TOKA, TORK, TROK

3 Harfli Kelimeler

ARK, ART, KAR, KAT, KOR, KOT, ORA, ROK, ROT, TAK, TAR, TOK, TOR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, AT, OK, OT, RA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ORTAKLAŞTIRMAK

  1. [-i] Ortak duruma getirmek; kolektifleştirmek
ORTAKLAŞACILIK

  1. [isim, toplum bilimi] Üretim araçlarından kişisel sahipliği kaldırıp ortak kullanmayı ve toplum içinde her türlü harekette ortak davranışı savunan öğreti; kolektivizm
ORTAKLAŞTIRMA

  1. [isim] Ortaklaştırmak işi; kolektifleştirme
ORTAKYAŞARLIK

  1. [isim] Ortakyaşar olma durumu
ORTAKLAŞALIK

  1. [isim] El birliği etme durumu
PORTAKALIMSI

  1. [sıfat] Portakalı andıran, portakala benzeyen, portakal gibi; portakalsı
    • "Dost bir ışık altında kurbağa karınlarının sarımtırak yuvarlaklığı portakalımsı bir pembeliğe bürünse de kambur sırttaki küçük mavi benekler yıldız gibi parlasa da kurbağa çirkindir." (Salâh Birsel)
PORTAKALLIK

  1. [isim] Bakınız portakal bahçesi
    • "Bahçemizin cadde tarafındaki parçasında, alçak bir parmaklığın koruduğu küçük bir portakallık vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ORTAKLAŞACI

  1. [sıfat, toplum bilimi] Ortaklaşacılık yanlısı olan; kolektivist
ORTAKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Ortak olarak davranmak; kolektifleşmek
ORTAKÇILIK

  1. [isim] Toprağın işlenmesi sonucunda elde edilecek ürünün, toprak sahibi ile toprağı işleyen arasında koşulları önceden belirlenen özel sözleşmeye göre paylaşılmasına dayanan işletme biçimi; yarıcılık, marabacılık
ORTAKYAŞAR

  1. [sıfat, biyoloji] Ortak yaşama durumunda bulunan (canlı)
PORTAKALSI

  1. [sıfat] Bakınız portakalımsı
ORTAKLAŞMA

  1. [isim] Ortaklaşmak işi; kolektifleşme
ORTAKLAŞA

  1. [zarf] Ortak olarak, el birliğiyle; ortakça, müştereken, kolektif
    • "Aramızda ortaklaşa bir suçluluk bağı kurulmuş gibi çevreme bakamıyordum." (Erhan Bener)
  2. [isim] Ortak iş
    • "İkisi de onun adına bu cendereye girdiklerini söylüyorlarmış, başkaca bir ortaklaşaları da yokmuş." (Tomris Uyar)
PORTAKAL

Kelime Kökeni: (Portugal yer adından)

  1. [isim, bitki bilimi] Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium)
    • "Sonradan, orada çok güzel portakal ağacı yetiştiği anlaşılınca, meşe ağaçları köklenerek onların yerine portakal ağaçları dikildi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bu ağacın turuncu renkli, yuvarlak ve kabuğu güzel kokulu meyvesi
    • "Portakallar yusyuvarlak birer altın gülüş hâlinde paldır küldür yağıyorlardı." (Halikarnas Balıkçısı)
ORTAKLIK

  1. [isim] Ortak olma durumu; iştirak, müşareket, şeriklik
    • "Dil birliği, anlaşamamak yüzünden doğabilecek ayrılıkların karşılıklı düşmanlıkları giderebileceği bir ortaklık tabanıdır." (Nermi Uygur)
  2. [ticaret] İki veya daha çok kimsenin iş yaparak kazanç elde etmek için birleşmeleri; şirket
ORTAKÇA

  1. [zarf] Bakınız ortaklaşa
    • "Yeni konut alışkanlıklarımızda ortakça sokak köpeği beslemek yok." (Aydın Boysan)
ORTAKÇI

  1. [isim] Ortakçılık yapan kimse; yarıcı, maraba
    • "Tarlada ortakçısıyla her gün çalışabilen Şaban, Zeyno'nun hâlini acınacak buluyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. [hayvan bilimi] Konakçının sindirilmemiş besininden yararlanan konuk
ORTAKÖY

  1. [isim] Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
  2. Çorum iline bağlı ilçelerden biri
ORTAK

  1. [isim] Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri; şerik, partner
    • "Bırakın, ortağıma bir telefon edeyim." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan; müşterek
    • "Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür." (Necati Cumalı)
  3. Bakınız kuma
    • "Kendi üstüne bir ortağın getirilmesi Emeti'nin pek ziyade gücüne gitmişti." (Ercüment Ekrem Talu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü