İçinde olmak olan 22 kelime var. İçerisinde OLMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında olmak olan kelimeler listesine ya da sonu olmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

DEVROLMAK, FESHOLMAK, GADROLMAK, GAŞYOLMAK, HALLOLMAK, HAPSOLMAK, HASROLMAK, KAHROLMAK, KAYBOLMAK, KAYDOLMAK, LAĞVOLMAK, MAHVOLMAK, NAKŞOLMAK, ŞAKKOLMAK, SIRROLMAK, ZEHROLMAK

8 Harfli Kelimeler

AFFOLMAK, DEFOLMAK

6 Harfli Kelimeler

DOLMAK, SOLMAK, YOLMAK

5 Harfli Kelimeler

OLMAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Olmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L M O

5 Harfli Kelimeler

LOKMA, OLMAK

4 Harfli Kelimeler

KOLA, KOMA, MOKA, MOLA, OLMA

3 Harfli Kelimeler

ALO, KAL, KAM, KOL, KOM, LAK, LAM, LOK, MAL, MOL, OMA

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA, OK, OL, OM

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAYBOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ġayb + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bakınız yitmek
    • "Kız kaybolduktan sonra aklına geldi babası olduğu." (Ahmet Ümit)
  2. Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak
    • "Bir müddet sonra her ikisi de büyük antreden çıkıp kaybolurlar." (Ahmet Muhip Dıranas)
HAPSOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ḥabs + Türkçe olmak

  1. [-e] Bulunduğu yerden dışarı çıkamamak
LAĞVOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça laġv + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bakınız fesholmak
  2. Hükümsüz kılınmak
DEVROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça devr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bakınız devredilmek
KAHROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ḳahr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Çok üzülmek; içlenmek
ŞAKKOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça şaḳḳ + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz, eskimiş] Yarılmak, ikiye ayrılmak, parçalanmak
NAKŞOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça naḳş + Türkçe olmak

  1. [-e] Bir yerde belirli bir iz bırakmak, yer etmek
GAŞYOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ġaşy + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz, eskimiş] Bakınız esrimek
GADROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ġadr + Türkçe olmak

  1. [-e, eskimiş] Haksızlığa uğramak
MAHVOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça maḥv + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Yok olmak
    • "Bu derece intibak kabiliyeti, tekâmül kuvveti olan dinamik bir millet olmasak mahvolurduk." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Bozulup yararsız duruma gelmek
  3. Onulmaz duruma gelmek
  4. Boşa gitmek, heba olmak
ZEHROLMAK

Kelime Kökeni: Farsça zehr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Zevk almak umulurken üzüntü ile karşılaşmak
    • "Bu gezinti bana zehroldu."
KAYDOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ḳayd + Türkçe olmak

  1. [-e] Bakınız yazılmak
HALLOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ḥall + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Çözümlenmek, sonuçlanmak
    • "Göreceksin, her şey hallolacak..." (Oğuz Özdeş)
  2. Bir sıvı içinde erimek
SIRROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça sirr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bir şey veya kimse akılalmaz bir biçimde ortadan yok olmak
    • "Bu peri daima çamlığın içine kaçıyor, orada sırroluyor." (Ömer Seyfettin)
HASROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ḥaṣr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bir şeyin bütünü birine, bir şeye ayrılmak, verilmek
FESHOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça fesḫ + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Verilmiş bir yargı kaldırılmak, bozulmak
  2. Kapatılmak, dağıtılmak; lağvolmak
AFFOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ʿafv + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bakınız bağışlanmak
    • "Sanıyordum ki şu anda ne kadar çok ihtimam gösterirsem geçmiş yıllara ait ilgisizliğim, o denli affolacak." (Ayşe Kulin)
DEFOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça defʿ + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Savuşmak, çekilip gitmek
    • "Bir gece oyuncular dükkânı, tezgâhı toplayıp kasabadan defoldular." (Reşat Nuri Güntekin)
YOLMAK

  1. [-i] Bitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak; almak
    • "Yoluyor mu, ne yapıyor bilmem, pişik suratlı olmuş." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [mecaz] Dolandırarak, hile ile birinin parasını almak
    • "Adamcağızı iyice yoldular."
DOLMAK

  1. [nesnesiz] Dolu duruma gelmek
  2. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek
    • "Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan." (Tarık Buğra)
  3. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak
    • "Sarıova bir mahşer, bir ana baba günü hâlini aldı; sokaklar baştan başa kadın, çocuk vaveylalarıyla doldu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek
    • "Kıştan kurtulur kurtulmaz deniz kenarları insanla, sandalla dolar." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Süre, hesap tamamlanmak
    • "Süresi doldu, emekliye ayrıldı."
  6. [mecaz] Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü