İçinde ola olan 8 harfli 37 kelime var. İçerisinde OLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ola olan kelimeler listesine ya da Sonu ola ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ALO
2 Harfli Kelimeler
AL, LA, OL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇOLAKLIK
-
-
[isim]
El veya kol sakatlığı
-
[isim]
El veya kol sakatlığı
- OLANAKLI
-
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunan, mümkün, kabil
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunan, mümkün, kabil
- BOLALMAK
-
-
[nsz]
Bollaşmak
-
[nsz]
Bollaşmak
- POLARİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik
-
[isim]
Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik
- KOLAYINA
- ...
- VİYOLACI
-
-
[isim]
Viyola çalan kimse, viyolonist
-
[isim]
Viyola çalan kimse, viyolonist
- SİLOLAMA
-
-
[isim]
Silolamak işi
-
[isim]
Silolamak işi
- BOLARMAK
-
-
[nsz]
Bol duruma gelmek
-
[nsz]
Bol duruma gelmek
- DOLAKSIZ
-
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- KOLAYLIK
-
-
[isim]
Kolay olma durumu
- "Bu arzumda bana en çok kolaylık gösteren Behiç'tir." (Peyami Safa)
-
İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey
- "Telefon bir süs değil, kolaylıktır."
-
Bir işi yapabilme durumu veya imkânı
-
[isim]
Kolay olma durumu
- DEPOLAMA
-
-
[isim]
Depolamak işi
-
Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması
-
[isim]
Depolamak işi
- OLASILIK
-
-
[isim]
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal
- "O gün biyolojicinin yazılı yapma olasılığı vardı." (Çetin Altan)
-
O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu
-
[isim]
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal
- OLABİLİR
-
-
[sıfat]
Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil
- "Olabilir her yola başvurdum."
-
[sıfat]
Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil
- DOLAŞMAK
-
-
[nsz]
Gezmek, gezinmek
- "Belki otuz defa belki kırk defa, otelin merdivenlerini inip çıkıyor, her yeri dolaşıyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
Doğru gitmeyip yolu uzatmak
- "Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız."
-
Dönüp başka bir yönden gelmek
- "Dolaş da arka kapıdan gel."
-
Kan, damarlarda yer değiştirmek
- "Damarlarında aynı kan dolaşıyor."
-
Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek
- "Saçları taranmamaktan dolaşmış."
-
[-i]
Bir yeri belli bir amaçla gezmek
- "Müzeleri dolaşmak."
-
Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek
-
Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek
-
Gezinmek
-
Çok kimse tarafından söylenmek
-
Belirmek
- "Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[nsz]
Gezmek, gezinmek
- KOLAJSIZ
- ...
- OLADURMA
- ...
- ANGOLALI
- ...
- KOLAĞASI
-
-
[isim]
Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe
-
[isim]
Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe
- SOLARYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hastalıkları güneş ışınları ile tedavi etmeyi amaçlayan kuruluş
-
Yapay yolla bronzlaşmayı sağlayan aygıt
-
[isim]
Hastalıkları güneş ışınları ile tedavi etmeyi amaçlayan kuruluş
- DOLAYSIZ
-
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta
- "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?" (Selim İleri)
-
[zarf]
Araya herhangi bir araç girmeden
- "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta