İçinde ola olan 8 harfli 37 kelime var. İçerisinde OLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ola olan kelimeler listesine ya da Sonu ola ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ALO

2 Harfli Kelimeler

AL, LA, OL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇOLAKLIK

  1. [isim] El veya kol sakatlığı

OLANAKLI

  1. [sıfat] Olma ihtimali bulunan, mümkün, kabil

BOLALMAK

  1. [nsz] Bollaşmak

POLARİTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik

KOLAYINA
...
VİYOLACI

  1. [isim] Viyola çalan kimse, viyolonist

SİLOLAMA

  1. [isim] Silolamak işi

BOLARMAK

  1. [nsz] Bol duruma gelmek

DOLAKSIZ

  1. [sıfat] Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
    • "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)

KOLAYLIK

  1. [isim] Kolay olma durumu
    • "Bu arzumda bana en çok kolaylık gösteren Behiç'tir." (Peyami Safa)
  2. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey
    • "Telefon bir süs değil, kolaylıktır."
  3. Bir işi yapabilme durumu veya imkânı

DEPOLAMA

  1. [isim] Depolamak işi
  2. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması

OLASILIK

  1. [isim] Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal
    • "O gün biyolojicinin yazılı yapma olasılığı vardı." (Çetin Altan)
  2. O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu

OLABİLİR

  1. [sıfat] Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil
    • "Olabilir her yola başvurdum."

DOLAŞMAK

  1. [nsz] Gezmek, gezinmek
    • "Belki otuz defa belki kırk defa, otelin merdivenlerini inip çıkıyor, her yeri dolaşıyor." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Doğru gitmeyip yolu uzatmak
    • "Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız."
  3. Dönüp başka bir yönden gelmek
    • "Dolaş da arka kapıdan gel."
  4. Kan, damarlarda yer değiştirmek
    • "Damarlarında aynı kan dolaşıyor."
  5. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek
    • "Saçları taranmamaktan dolaşmış."
  6. [-i] Bir yeri belli bir amaçla gezmek
    • "Müzeleri dolaşmak."
  7. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek
  8. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek
  9. Gezinmek
  10. Çok kimse tarafından söylenmek
  11. Belirmek
    • "Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KOLAJSIZ
...
OLADURMA
...
ANGOLALI
...
KOLAĞASI

  1. [isim] Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe

SOLARYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hastalıkları güneş ışınları ile tedavi etmeyi amaçlayan kuruluş
  2. Yapay yolla bronzlaşmayı sağlayan aygıt

DOLAYSIZ

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta
    • "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?" (Selim İleri)
  2. [zarf] Araya herhangi bir araç girmeden
    • "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır." (Atilla İlhan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü