İçinde ol olan 9 harfli 238 kelime var. İçerisinde OL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ol olan kelimeler listesine ya da sonu ol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOLLANMAK

  1. [nesnesiz] Bol duruma gelmek
MİTOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca mythologique

  1. [sıfat] Mitoloji ile ilgili, mitolojiye ait; esatirî
SEMBOLİST

Kelime Kökeni: Fransızca symboliste

  1. [sıfat] Bakınız simgeci
MİKOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca mycologique

  1. [sıfat, bitki bilimi] Mantar bilimi ile ilgili
MANTOLAMA

  1. [isim] Binaları soğuğa veya sıcağa karşı koruma amacıyla dış yüzeyini özel malzemeyle kaplama
    • "Binada mantolama kullanılacak yerlerde tünel kasalar kullanılıp kasanın duvardan bir miktar dışarıda kalması sağlanmalıdır." (Nurhan Gülova)
OLİGOPSON

Kelime Kökeni: Fransızca oligopsone

  1. [isim, ekonomi] Bakınız az alıcı
KRONOLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca chronologie

  1. [isim] Bakınız zaman bilimi
  2. Bakınız zaman dizini
DOLDURMAK

  1. [-i] Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek; kaplamak
    • "Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek
  3. [nesnesiz] Ateşli silahların içine mermi sürmek
    • "İki tabanca getirdiler, takır takır doldurdular." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [nesnesiz] Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak
    • "Osmanlı tabiiyetini haiz Müslim diye, yol tezkeresi doldururlardı." (Ömer Seyfettin)
  5. Yaşını, yılını bitirmek
    • "Yirmi yaşını dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı." (Orhan Veli Kanık)
  6. Ses, koku yayılıp kaplamak
    • "Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
  7. Belirli bir süreyi kaplamak, almak
    • "Balıkçılara yardım etmek bütün zamanını doldurmayınca kentin içerilerine, gecekondu mahallelerine gitti." (Ayla Kutlu)
  8. [-le, mecaz] Canlılık kazandırmak
    • "Evi sade sesiyle değil vücudu ile de doldurdu." (Haldun Taner)
  9. [mecaz] Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek
    • "Ah, biliyorum, biliyorum seni o gece doldurdular." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SİTOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca cytologique

  1. [sıfat] Bakınız hücre bilimsel
BOLLATMAK

  1. [-i] Bol duruma getirmek
ARKEOLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca archéologie

  1. [isim] Bakınız kazı bilimi
    • "Keşke arkeoloji de okusaydım, mavi yolculuklarımızda keşfe çıktığımız bu canım Anadolu'yu anlamak için..." (Azra Erhat)
YOLDURTMA

  1. [isim] Yoldurtmak işi
KOLAYLAMA

  1. [isim] Kolaylamak işi
DEVROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça devr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bakınız devredilmek
MOLEKÜLER

Kelime Kökeni: Fransızca moléculaire

  1. [sıfat] Moleküle ilişkin, molekülle ilgili
    • "Moleküler kimya."
KOLLAYICI

  1. [sıfat] Bakınız koruyucu
SOLGUNLUK

  1. [isim] Solgun olma durumu
ONKOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca oncologique

  1. [sıfat, tıp] Onkoloji ile ilgili
JİGOLOLUK

  1. [isim] Jigolo olma durumu; tokmakçılık
OLEOMETRE

Kelime Kökeni: Fransızca oléomètre

  1. [isim, kimya] Yağların yoğunluğunu ölçmeye yarayan sıvıölçer
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü