İçinde ol olan 5 harfli 76 kelime var. İçerisinde OL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ol olan kelimeler listesine ya da sonu ol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOLUK
-
-
[sıfat]
Yolunmuş olan
- "Nuran, yoluk kaşlarını parmaklarıyla düzeltiyordu."
-
[sıfat]
Yolunmuş olan
- OLASI
-
- OLEİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca oléique
-
[isim, kimya]
Bakınız oleik asit
-
[isim, kimya]
Bakınız oleik asit
- OLEİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca oléine
-
[isim, kimya]
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
-
[isim, kimya]
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
- KOLAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca collage
-
[isim]
Bakınız kesyap
- "Orada yaptığımız şöyle bir şey vardı, bir kolajla bir bütün anlatılmaya çalışılıyordu."
-
Kesip yapıştırılarak bir araya getirilmiş nesne
-
[isim]
Bakınız kesyap
- KOLAN
-
-
[isim]
At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer
- "Adam döndü, beygirinin semerini almak için kolanını çözmeye başladı."
-
Dokuma, deri, kenevir vb. maddelerden yapılan yassı ve enlice bağ
-
[ağızlardan]
Yünden veya iplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak
-
[isim]
At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer
- KOLİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca colique
-
[isim, tıp]
Bağırsak, böbrek gibi içi boş organlarda aralıklı duyulan güçlü sancı
-
[isim, tıp]
Bağırsak, böbrek gibi içi boş organlarda aralıklı duyulan güçlü sancı
- KOLİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca colite
-
[isim, tıp]
Kalın bağırsak yangısı
-
[isim, tıp]
Kalın bağırsak yangısı
- KOLAY
-
- KOLCU
-
-
[isim]
Bakınız muhafız
- "Eski omuzdaşları gibi ne kahve ne kuşçu dükkânı açmaya ne kolcu yazılmaya ne de gazete müvezziliğine tenezzül etti."
-
[eskimiş]
Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse
- "Kolcuya hizmetçi ısmarladık."
-
[isim]
Bakınız muhafız
- KOLZA
-
Kelime Kökeni: Fransızca colza
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki (Brassica napus)
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki (Brassica napus)
- OLURU
-
-
[isim]
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
-
Bir işin yapılabilmesini sağlayacak çıkar yol
-
[isim]
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
- LİZOL
-
Kelime Kökeni: Fransızca Iysol
-
[isim, kimya]
Bakınız krezol
- "Koridor kızarmış ekmek, lizol ve eter kokuyordu."
-
[isim, kimya]
Bakınız krezol
- MOLAS
-
Kelime Kökeni: Fransızca mollasse
-
[isim, jeoloji]
Karbonatlı kum taşı
-
[isim, jeoloji]
Karbonatlı kum taşı
- MOLOZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü; inşaat atığı
-
[sıfat, mecaz]
Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse)
- "İki güzel filmin arkasından peş peşe on tane moloz film sıralanınca insanın nefesi kesiliyor."
-
[isim]
Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü; inşaat atığı
- FLEOL
-
Kelime Kökeni: Fransızca phléole
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız çayır otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız çayır otu
- BOLCA
-
-
[sıfat]
Oldukça geniş
-
Oldukça çok
- "Âdemoğullarının kaleme gelmez münasebetsizlikleri bolcadır."
-
[zarf]
Oldukça çok bir biçimde
- "Dilekçelerin, yazışmaların yanı sıra, mahallî basında çıkan yazılar da bolca yer tutuyordu."
-
[sıfat]
Oldukça geniş
- KOLON
-
Kelime Kökeni: Fransızca colonne
-
[isim, mimarlık]
Bakınız sütun
- "Mermer kolonları, eski heykelleri önüne gelen alıp gitmişti."
-
Katlardaki döşemeleri birbirlerine bağlayan düşey boru
-
[isim, mimarlık]
Bakınız sütun
- KOLPO
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bilardo oyununda vuruş
- "Sahiden büyük bir isteksizlikle kaçırdığı kolpoları seyrediyordum."
-
Uygun durum, fırsat
-
[argo]
Bakınız dalavere
- "Böyle bir kolpoya başlayacak olursam sonuna kadar öylece devam etmek lazımdı."
-
[isim]
Bilardo oyununda vuruş
- KOLLU
-
-
[sıfat]
Kolu olan
- "Kollu sandalye."
-
Herhangi bir biçimde kolu olan
-
[sıfat]
Kolu olan