İçinde okuma olan 8 kelime var. İçerisinde OKUMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında okuma olan kelimeler listesine ya da sonu okuma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

DOKUMACILIK

10 Harfli Kelimeler

DOKUMAHANE

8 Harfli Kelimeler

DOKUMACI, DOKUMALI

7 Harfli Kelimeler

DOKUMAK

6 Harfli Kelimeler

DOKUMA, OKUMAK

5 Harfli Kelimeler

OKUMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Okuma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K M O U

5 Harfli Kelimeler

OKUMA

4 Harfli Kelimeler

KAMU, KOMA, KUMA, MOKA

3 Harfli Kelimeler

KAM, KOM, KUM, OMA

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, MA, OK, OM

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOKUMACILIK

  1. [isim] Dokumacının yaptığı iş; dokuyuculuk, tekstil
DOKUMAHANE

Kelime Kökeni: Türkçe dokuma + Farsça ḫāne

  1. [isim] Dokuma tezgâhlarının bulunduğu ve çalıştığı yer
    • "Üç yüz otomatik dokuma tezgâhının, kulakları sağır eden bir şakırtıyla çalıştığı dokumahane toz içindeydi." (Orhan Kemal)
DOKUMALI

  1. [sıfat] Dokuması olan
  2. Dokunmuş
    • "Ayağındaki seyrek dokumalı çorabından utanarak beni önüne doğru itip arkamdan yürüdü." (Falih Rıfkı Atay)
DOKUMACI

  1. [isim] Kumaş dokuyan veya dokuma ticareti yapan kimse; dokuyucu
    • "On iki yaşından beri on beş yıl dokumacı olarak çalışmıştı." (Necati Cumalı)
DOKUMAK

  1. [-i] Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak
    • "Orada kilim dokuyan kadınların arasında yaşam savaşı veriyordu." (Ayşe Kulin)
  2. [mecaz] En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak
  3. [ağızlardan] Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek
OKUMAK

  1. [-i] Bir metni sadece harf ve işaretlere bakıp anlamak veya metni seslendirmek
    • "Bana umutsuz bir sesle son raporları okudu." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [nesnesiz] Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek
    • "Gazete bile okumak istemiyorum." (Burhan Felek)
  3. [nesnesiz] Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek
    • "Çabuk dil öğrenmedi, okumak istemedi." (Halide Edip Adıvar)
  4. [nesnesiz] Sesli olarak söylemek
    • "Salon boşalmaya başladı, biz şiirler okuyup dinliyoruz." (Refik Halit Karay)
  5. [nesnesiz] Şarkı, türkü vb.ni sesli olarak nağme ile söylemek
  6. [nesnesiz] Bir şeyin anlamını çözmek
    • "Şifre okumak."
  7. Nazarı önlemek veya gidermek, bir hastanın iyi olmasını, bir işin çözülmesini sağlamak için bazı duaları usulüne göre söylemek
  8. [mecaz] Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak
    • "Yüzünü benden saklıyor. Niçin? Çehresinde, melalinde aşkının matemini okumayayım diye mi?" (Ömer Seyfettin)
  9. [mecaz] Yazı dışındaki işaret ve izleri değerlendirerek çözmek, yorumlamak
  10. [nesnesiz, argo] Sövmek, küfretmek
  11. [ağızlardan] Bir yere çağırmak, davet etmek; okuntu göndermek
  12. [nesnesiz, argo] Anlatmak, ortaya dökmek
    • "Komiser delilleri söylemeye başlayınca hırsız bütün bildiklerini okudu."
DOKUMA

  1. [isim] Dokumak işi; nesiç, tekstil
    • "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."
  2. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez
  3. [sıfat] Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen
  4. [sıfat] Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş)
  5. [mecaz] Yapı, oluşum
    • "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim." (Memduh Şevket Esendal)
OKUMA

  1. [isim] Okumak işi; kıraat
    • "Okuması vardı, yazması azdı." (Burhan Felek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü