İçinde o olan 7 harfli 1262 kelime var. İçerisinde O harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında o harfi olan kelimeler listesine ya da sonu o harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

JAKOBEN

Kelime Kökeni: Fransızca jacobin

  1. [isim] Fransa'da Aziz Dominicus tarikatına bağlı rahip ve rahibeler
  2. [sıfat] Bakınız tepeden inmeci
KOMUTAN

  1. [isim, askerlik] Bir asker topluluğunun başı; kumandan, bey (I), mir
    • "1916 sonlarında Mustafa Kemal ikinci ordu komutan vekilliğine atanmıştır." (Falih Rıfkı Atay)
JAPONYA

  1. [isim] Doğu Asya'da, Büyük Okyanus'taki adalardan oluşan bir ülke; başkenti Tokyo
KAROTÇU

  1. [isim] Karot numunesi alan kimse
KOYULUK

  1. [isim] Koyu olma durumu
MASTORİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Geminin en geniş yeri; masturi
  2. Eski meyhanelerde tezgâh başında duran görevli
    • "Neşelenenlerin kahkahaları ve ağlayanların hıçkırıkları duyulmaya başlandığında, tezgâh başındaki mastori, 'Cümbüş başlasın!' diye haykırdı." (İhsan Oktay Anar)
TEOLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca théologie

  1. [isim] Bakınız tanrı bilimi
EKVADOR

  1. [isim] Güney Amerika'nın kuzeybatısında, Büyük Okyanus kıyısında bir ülke; başkenti Quito
EŞOFMAN

Kelime Kökeni: Fransızca échauffement

  1. [isim] Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
BOĞUŞMA

  1. [isim] Boğuşmak işi
    • "Ne çare ki boğuşma esnasında o da birkaç yerinden yaralanmış." (Reşat Nuri Güntekin)
DOYULMA

  1. [isim] Doyulmak durumu
BOZULUŞ

  1. [isim] Bozulmak işi
    • "Birçok kadınlar, ruh tahlillerini seven romancılar gibi ömürlerin kuruluşunu ve bozuluşunu takip eder." (Abdülhak Şinasi Hisar)
OTLAMAK

  1. [nesnesiz] Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek; yayılmak
    • "Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [mecaz] Meşgul olmak
    • "Liseyi bitirmiş, üniversiteye gitmiş, birkaç sene otlamış orada, çakmış." (Attilâ İlhan)
  3. [argo] Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek
MONOGAM

Kelime Kökeni: Fransızca monogame

  1. [sıfat] Bakınız tek eşli
OKUNMAK

  1. [nesnesiz] Okuma işine konu olmak
    • "Gece olmuş, yatsılar okunmuş, daha damat bey gelmemişti." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Bakınız okunulmak
  3. [mecaz] Belli olmak, açıkça görünmek
    • "Bütün söyleyecekleri yüzünden okunuyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. [ağızlardan] Davet edilmek, çağrılmak
OTUZLUK

  1. [sıfat] Otuz tanesi bir arada olan veya içinde aynı şeyden otuz tane bulunan
  2. Otuz yaş dolaylarında olan veya görünen (kimse)
OVALLİK

  1. [isim] Oval olma durumu
PROVOKE

Kelime Kökeni: Fransızca provoqué

  1. [sıfat] "Kışkırtmak" anlamındaki provoke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
    • "Katledeceklerini barbarmış gibi gösteren propaganda yöntemleriyle, filmlerle, konferanslarla elemanlarını provoke ediyorlar." (Gündüz Vassaf)
KABOTAJ

Kelime Kökeni: Fransızca cabotage

  1. [isim, denizcilik] Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi
SOYUNUŞ

  1. [isim] Soyunmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü