İçinde nma olan 9 harfli 265 kelime var. İçerisinde NMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nma olan kelimeler listesine ya da sonu nma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M N

3 Harfli Kelimeler

NAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAĞLANMAK

  1. [nesnesiz] Dağlama işine konu olmak
HUYLANMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız kuşkulanmak
    • "Ayak sesleri duyarak huylanmış, sabaha kadar uyuyamamış." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir şeyden huzursuz olup sinirlenmek
  3. Hayvan, ürküp huysuzlaşmak
KATOLUNMA

  1. [isim] Katolunmak durumu
CİLALANMA

  1. [isim] Cilalanmak işi
    • "Konya’da bir kaşıkçı dükkânı, cilalanma ve süslenme işine münhasır olan bu küçük sanat şubesi Konya’ya mahsustur." (Zeki Afşin)
ARKALANMA

  1. [isim] Arkalanmak durumu
    • "Ne var ki o gece ben onun da gün gelip esirgenmeye, arkalanmaya, bağışlanmaya gereksinmesi olabileceğini zihnimle değil ama duygularımla anladım." (Nihal Yeğinobalı)
DOĞRANMAK

  1. [nesnesiz] Kesilmek, parça parça edilmek
    • "Bu leğenlere haşlanmış et ve ekmek doğranmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [mecaz] Kesilir gibi ağrımak
    • "Kollarım doğranıyor."
HIZLANMAK

  1. [nesnesiz] Hız almak, hızı artmak
    • "Hızlandıkça sırığın gıcırtısı artıyordu." (Adalet Ağaoğlu)
KILLANMAK

  1. [nesnesiz] Kılları çıkmak
  2. Bıyığı, sakalı çıkmak
  3. [argo] Şüphe etmek
KOLALANMA

  1. [isim] Kolalanmak işi
OYALANMAK

  1. [nesnesiz] Oyalama işine konu olmak; meşgul olmak
    • "Ormanda çiçek toplamak için oyalanan kızı beklemeye başladı." (Tarık Buğra)
  2. Boşuna zaman harcamak
  3. Vakit geçirmek; beklemek, eğlenmek
KIVRANMAK

  1. [nesnesiz] Ağrı, sancı gibi bedensel veya korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle vücut eğilip bükülmek
    • "Hasta, yorganın altında biraz kıvranarak devam etti." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Acı çekmek, üzülmek
    • "Yıllardan beri düşmanların eline düşmüş olan bu kıymetli vatanın sönmez matemlerini tutar, elemler içinde kıvranmaktan acı bir haz duyarım." (Ömer Seyfettin)
  3. [mecaz] Bir şeye çok gereksinim duymak
    • "Su, su diye kıvrandı."
KULLANMAK

  1. [-i] Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak
    • "Parmaklarının arasındaki mendili eskiyinceye kadar kullandığın hiç oldu mu?" (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak
    • "Siz analarımızı nasıl esir gibi kullandınızsa biz de sizi öyle kullanacağız." (Halide Edip Adıvar)
  3. İşletmek, değerlendirmek
    • "Parasını ticarette kullanmak."
  4. [nesnesiz] Giymek, takmak
    • "Hiç yağmurluk kullanmazdı."
  5. [nesnesiz] Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek
  6. [nesnesiz] Kelimeyi yazmak, söylemek
    • "Lakırtılarında çok kere çifter çifter kelimeler kullanırdı ki bunlar bazen manayı değiştirir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  7. Harcamak, sarf etmek
    • "Sattıkları küpenin parasını çok idareli kullanıyorlardı." (Peyami Safa)
  8. Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek
    • "Hâlbuki onlar, işte bu saflığı istismar ediyorlar. Bütün düşünceleri seni kullanmak, o kadar!" (Attilâ İlhan)
  9. Araç veya aleti işletmek, yönetmek
    • "Nitekim çocuklarımın bile kullandıkları hesap makineleri, bunların küçük modelleridir." (Burhan Felek)
  10. [mecaz] Bir şeyin gereklerini yerine getirmek
AZLOLUNMA

  1. [isim] Azlolunmak işi
ANIMSANMA

  1. [isim] Anımsanmak işi; hatırlanma
ASILANMAK

  1. [-den] Bir şeyden yarar sağlamak; intifa etmek
ACILANMAK

  1. [nesnesiz] Tadı acı olmak, acı duruma gelmek
    • "Ağzım acılandı."
  2. [-le, mecaz] Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek
    • "Yunus Emre insanların acılarıyla acılanan insandır." (Nezihe Araz)
SOKRANMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Söylenmek, homurdanmak
AĞALANMAK

  1. [nesnesiz] Ağa tavrı takınarak çalım yapmak
    • "Dağ başında ağalanmış da mal bağışlar olmuş." (Kemal Tahir)
YILLANMAK

  1. [nesnesiz] Üzerinden bir veya daha çok yıl geçmek
    • "Set üstünde yıllanmış iki çınarın altında oturulur, kahve içilir, konuşulur." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir yılını doldurmak
HAVALANMA

  1. [isim] Havalanmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü