İçinde nk olan 7 harfli 51 kelime var. İçerisinde NK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nk olan kelimeler listesine ya da sonu nk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AHENKLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız uyumlu
- "Zaman oldu en renkli, en ahenkli şekillerin peşinde koştum."
-
[müzik]
Ahengi olan, kulağa hoş gelen; ahenktar
- "Sokaktan gelen ahenkli ses aynı şiddet, aynı letafet, aynı azamet, aynı belagatle devam eder."
-
[sıfat]
Bakınız uyumlu
- ANKETÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca enquêteur
-
[isim]
Bakınız anketçi
-
[isim]
Bakınız anketçi
- BANKNOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca banquenote
-
[isim]
Bakınız kâğıt para
- "Tepside onluk, ellilik banknotlar dizi diziydi."
-
[isim]
Bakınız kâğıt para
- ONKOLOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca oncologue
-
[isim, tıp]
Onkolojiyle ilgilenen bilim insanı
-
[isim, tıp]
Onkolojiyle ilgilenen bilim insanı
- İNKILAP
-
Kelime Kökeni: Arapça inḳilāb
-
[isim]
Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme; devrim
- "Yazı inkılabı."
-
[eskimiş]
Bir durumdan başka bir duruma geçiş, dönüşüm
- "Münevver Türk kadını inkılaptan çok evvel çarşafı atmış ve kaçgöçü kaldırmıştı."
-
[isim]
Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme; devrim
- NARDENK
-
Kelime Kökeni: Farsça nārdeng
-
[isim, eskimiş]
Nar, erik, kızılcık vb. yemişlerden yapılan pekmez
-
[isim, eskimiş]
Nar, erik, kızılcık vb. yemişlerden yapılan pekmez
- YANKILI
-
-
[sıfat]
Yankısı olan; akisli, ekolu
-
[sıfat]
Yankısı olan; akisli, ekolu
- İNKIRAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça inḳirāż
-
[isim, eskimiş]
Bir soy veya topluluğun bireylerinden hiçbiri kalmayacak şekilde tükenmesi, son bulması
- "Taksim, hicret ve inkırazla harp arasında bırakıldık."
-
[isim, eskimiş]
Bir soy veya topluluğun bireylerinden hiçbiri kalmayacak şekilde tükenmesi, son bulması
- DEMİNKİ
-
-
[sıfat]
Biraz önce adı geçen, biraz önce olan, biraz önce yapılan
- "Deminki ihtiyar nine, bu sağlam yapılı Türk evlerini, yerlilerin nasıl yaktıklarını, kendilerini şehirden nasıl kovduklarını bize anlattı."
-
[sıfat]
Biraz önce adı geçen, biraz önce olan, biraz önce yapılan
- RENKTAŞ
-
-
[isim]
Aynı renkte olanlardan her biri
-
[isim]
Aynı renkte olanlardan her biri
- ÇANKIRI
-
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- YARINKİ
-
-
[sıfat]
Yarına özgü, yarın olan, yarın yapılan
-
[sıfat]
Yarına özgü, yarın olan, yarın yapılan
- KLİNKER
-
Kelime Kökeni: İngilizce clinker
-
[isim]
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü
-
[isim]
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü
- MANKURT
-
-
[sıfat]
Ulusal kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan
-
[sıfat]
Ulusal kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan
- FRENKÇE
-
-
[isim]
Bakınız Fransızca
- "Yine aynı endişe ile bazı kelimelerin daima Frenkçelerini kullanır."
-
[sıfat]
Frenklere özgü olan
-
[sıfat]
Avrupalı gibi
-
[isim]
Bakınız Fransızca
- ANKİLOZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca ankylose
-
[isim, tıp]
Bakınız eklem kaynaşması
-
[isim, tıp]
Bakınız eklem kaynaşması
- İNKİSAR
-
Kelime Kökeni: Arapça inkisār
- GÜLBANK
-
Kelime Kökeni: Farsça gul + bāng
-
[isim, eskimiş]
Hep bir ağızdan ve makamla yapılan dua veya ant
- "Dışarıya fırlayan bütün davetliler de bu gülbange iştirak ediyorlardı."
-
[isim, eskimiş]
Hep bir ağızdan ve makamla yapılan dua veya ant
- ÇÜNKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir açıklamaya gerek duyan
-
"Çünkü" sözünü kullanan
-
[zarf]
Herhangi bir açıklamaya gerek duyarak
-
[zarf]
"Çünkü" sözünü kullanarak
-
[sıfat]
Herhangi bir açıklamaya gerek duyan
- TENKİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça tenḳiye
-
[isim, eskimiş]
Anüsten su vererek kalın bağırsağın içini temizleme
-
Bu iş için kullanılan araç
-
[isim, eskimiş]
Anüsten su vererek kalın bağırsağın içini temizleme