İçinde nk olan 6 harfli 40 kelime var. İçerisinde NK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nk olan kelimeler listesine ya da sonu nk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SFENKS
-
Kelime Kökeni: Fransızca sphinx
-
[isim]
Mısır'da eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel
- "Suat, bir sfenks sessizliğiyle her şeyden uzak yaşamayı yeğler görünmektedir."
-
[eskimiş]
Yunan mitolojisinde, geçen yolculara birtakım bilmeceler sorarak bilemeyenleri yuttuğuna inanılan efsanevi yaratık
-
[isim]
Mısır'da eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel
- PELENK
-
Kelime Kökeni: Farsça peleng
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız pars
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız pars
- KANKAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cancan
-
[isim]
Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı
-
[isim]
Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı
- FİLENK
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç
-
[isim, denizcilik]
Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç
- KEPENK
-
-
[isim]
İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir veya tahta kanat
- "Akşamüstü, bütün kepenkler indikten sonra sokağa çıktık."
-
[isim]
İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir veya tahta kanat
- RENKLİ
-
-
[sıfat]
Rengi olan
-
Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan; mülevven
- "Havaya renkli fişekler atıyordu."
-
[mecaz]
Neşeli, canlı, ilgi çekici
- "Masallar folklor bakımından da türkülerden daha seyyal ve ekseriya daha renkli olurlar."
-
[mecaz]
Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)
- "Renkli bir politikacı."
-
[isim, sinema]
Bakınız renkli film
-
[sıfat]
Rengi olan
- RENKÇİ
-
-
[isim]
Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren ressam
-
Renklendiren kimse
-
[isim]
Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren ressam
- FİYONK
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi; fiyongo
- "Gülistan ne kadar şık, belinde fiyonk olan eflatun bir elbise giymiş."
-
[isim]
Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi; fiyongo
- MENKUL
-
Kelime Kökeni: Arapça menḳūl
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
-
[eskimiş]
Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş
-
[isim, hukuk]
Bakınız taşınır
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
- KÜLÜNK
-
Kelime Kökeni: Farsça kulunk
-
[isim]
Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri kazma
- "Bir yaz sabahı, külüngün ve kazmanın sivri burunları taş odanın tepesini delmeye başladı."
-
[isim]
Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri kazma
- TANKER
-
Kelime Kökeni: Fransızca tanker
-
[isim]
Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ, şarap vb. sıvı maddeleri taşıyan gemi veya kamyon
-
[isim]
Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ, şarap vb. sıvı maddeleri taşıyan gemi veya kamyon
- BİNKAT
-
-
[zarf]
Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde
- "Ölümün bu izdivaçtan binkat hayırlı olduğunu söylüyordu."
-
[zarf]
Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde
- DENKÇİ
-
-
[isim]
Denk işleri ile uğraşan veya denk yapan kimse
-
[isim]
Denk işleri ile uğraşan veya denk yapan kimse
- BONKÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca bon coeur
-
[sıfat]
Bakınız cömert
- "Bonkör bir insan."
-
[sıfat]
Bakınız cömert
- MÜNKİR
-
Kelime Kökeni: Arapça munkir
-
[sıfat]
İnkâr eden, kabul etmeyen
-
Tanrı'nın varlığına inanmayan, Tanrı'nın varlığını inkâr eden (kimse)
-
[sıfat]
İnkâr eden, kabul etmeyen
- SANKİM
-
-
[zarf]
Bakınız sanki
-
[zarf]
Bakınız sanki
- ANKARA
-
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti
- ÇELENK
-
-
[isim]
Çiçek, dal ve yapraklarla yapılmış halka
- "Duvara dayalı çelenkleri görür."
-
[eskimiş]
Kadınların başlarına taktıkları mücevher veya madenden yapılmış sorguç
-
[isim]
Çiçek, dal ve yapraklarla yapılmış halka
- BANKİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca banquise
-
[isim, coğrafya]
Bakınız buzla
-
[isim, coğrafya]
Bakınız buzla
- BANKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca banquette
-
[isim]
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol
- "Araba neredeyse yolun yanındaki derin bankete düşecekti. Bankete girdiği anda oradan kurtulmanın imkânı yoktu."
-
Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak
-
[isim]
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol