İçinde nk olan 6 harfli 40 kelime var. İçerisinde NK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nk olan kelimeler listesine ya da sonu nk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SFENKS

Kelime Kökeni: Fransızca sphinx

  1. [isim] Mısır'da eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel
    • "Suat, bir sfenks sessizliğiyle her şeyden uzak yaşamayı yeğler görünmektedir." (Attilâ İlhan)
  2. [eskimiş] Yunan mitolojisinde, geçen yolculara birtakım bilmeceler sorarak bilemeyenleri yuttuğuna inanılan efsanevi yaratık
PELENK

Kelime Kökeni: Farsça peleng

  1. [isim, eskimiş, hayvan bilimi] Bakınız pars
KANKAN

Kelime Kökeni: Fransızca cancan

  1. [isim] Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı
FİLENK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç
KEPENK

  1. [isim] İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir veya tahta kanat
    • "Akşamüstü, bütün kepenkler indikten sonra sokağa çıktık." (Yusuf Ziya Ortaç)
RENKLİ

  1. [sıfat] Rengi olan
  2. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan; mülevven
    • "Havaya renkli fişekler atıyordu." (Peyami Safa)
  3. [mecaz] Neşeli, canlı, ilgi çekici
    • "Masallar folklor bakımından da türkülerden daha seyyal ve ekseriya daha renkli olurlar." (Asaf Halet Çelebi)
  4. [mecaz] Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)
    • "Renkli bir politikacı."
  5. [isim, sinema] Bakınız renkli film
RENKÇİ

  1. [isim] Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren ressam
  2. Renklendiren kimse
FİYONK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi; fiyongo
    • "Gülistan ne kadar şık, belinde fiyonk olan eflatun bir elbise giymiş." (Attilâ İlhan)
MENKUL

Kelime Kökeni: Arapça menḳūl

  1. [sıfat] Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
  2. [eskimiş] Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş
  3. [isim, hukuk] Bakınız taşınır
KÜLÜNK

Kelime Kökeni: Farsça kulunk

  1. [isim] Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri kazma
    • "Bir yaz sabahı, külüngün ve kazmanın sivri burunları taş odanın tepesini delmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
TANKER

Kelime Kökeni: Fransızca tanker

  1. [isim] Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ, şarap vb. sıvı maddeleri taşıyan gemi veya kamyon
BİNKAT

  1. [zarf] Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde
    • "Ölümün bu izdivaçtan binkat hayırlı olduğunu söylüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
DENKÇİ

  1. [isim] Denk işleri ile uğraşan veya denk yapan kimse
BONKÖR

Kelime Kökeni: Fransızca bon coeur

  1. [sıfat] Bakınız cömert
    • "Bonkör bir insan."
MÜNKİR

Kelime Kökeni: Arapça munkir

  1. [sıfat] İnkâr eden, kabul etmeyen
  2. Tanrı'nın varlığına inanmayan, Tanrı'nın varlığını inkâr eden (kimse)
SANKİM

  1. [zarf] Bakınız sanki
ANKARA

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti
ÇELENK

  1. [isim] Çiçek, dal ve yapraklarla yapılmış halka
    • "Duvara dayalı çelenkleri görür." (Nâzım Hikmet)
  2. [eskimiş] Kadınların başlarına taktıkları mücevher veya madenden yapılmış sorguç
BANKİZ

Kelime Kökeni: Fransızca banquise

  1. [isim, coğrafya] Bakınız buzla
BANKET

Kelime Kökeni: Fransızca banquette

  1. [isim] Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol
    • "Araba neredeyse yolun yanındaki derin bankete düşecekti. Bankete girdiği anda oradan kurtulmanın imkânı yoktu." (Altan Çimen)
  2. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü