İçinde net olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde NET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında net olan kelimeler listesine ya da sonu net ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Net Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NET, TEN
2 Harfli Kelimeler
EN, ET, NE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÖNETME
-
-
[isim]
Yönetmek işi
- "… genel durumu yönetme bakımından Sivas’tan hiçbir ayrılığı olmayan Ankara’ya gelecektik."
-
[isim]
Yönetmek işi
- VAGONET
-
Kelime Kökeni: Fransızca wagonnet
-
[isim]
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
- "Boş kömür vagonetlerine bindik."
-
[isim]
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
- YÖNETİM
-
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
- "İki arkadaşımın yardakçılığıyla yönetim binasını taşladım, pencerelerin yedi sekizini kırdım."
-
[mecaz]
Bakınız dümen
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
- YÖNETİŞ
-
-
[isim]
Yönetmek işi
-
[isim]
Yönetmek işi
- MENETME
-
-
[isim]
Menetmek işi
-
[isim]
Menetmek işi
- KEHANET
-
Kelime Kökeni: Arapça kehānet
-
[isim]
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme; kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
- "Peki, bu aynada beliren kehanetlerin bir bir gerçekleşmesine ne diyeceksin?"
-
[isim]
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme; kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
- GENETİK
-
Kelime Kökeni: Almanca Genetik
-
[isim, biyoloji]
Bakınız kalıtım bilimi
-
[sıfat]
Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen
-
[sıfat]
Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili
-
[isim, biyoloji]
Bakınız kalıtım bilimi
- KLARNET
-
Kelime Kökeni: Fransızca clarinette
-
[isim, müzik]
Tahtadan, metal perdeli, orkestrada önemli yeri olan bir üflemeli çalgı; gırnata
- "Önce klarnetle ezgisini çalar, arkasından gür bariton sesiyle bir dörtlük söylerdi."
-
[isim, müzik]
Tahtadan, metal perdeli, orkestrada önemli yeri olan bir üflemeli çalgı; gırnata
- VİZONET
-
Kelime Kökeni: Fransızca visonette
-
[isim]
Taklit vizon
- "Parmağında zümrüt yüzüğü, üstünde vizonet kürküyle otururken kimselere, hiçbir yere değmemeye çalışan bir iş adamı karısı."
-
[isim]
Taklit vizon
- SÜKUNET
-
Kelime Kökeni: Arapça sukūnet
-
[isim]
Bakınız dinginlik
- "İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister."
-
Huzurlu, rahat olma; sükûn
- "Birdenbire kendinde müthiş bir sükûnet, tarifsiz bir rahatlık hissetti."
-
Dinme, yatışma
-
[isim]
Bakınız dinginlik
- DENETÇİ
-
-
[isim]
Denetlemeyle görevli kimse; kontrolcü, murakıp, kontrolör
-
[sinema, televizyon]
Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse
-
[isim]
Denetlemeyle görevli kimse; kontrolcü, murakıp, kontrolör
- MELANET
-
Kelime Kökeni: Arapça melʿanet
-
[isim, eskimiş]
Büyük kötülük, lanetlenecek iş veya davranış
-
[isim, eskimiş]
Büyük kötülük, lanetlenecek iş veya davranış
- FONETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca phonétique
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız ses bilgisi
-
Herhangi bir dilde yer alan seslerin fiziksel özellikleri
- "Özellikle yabancı kaynaklı ve Türkçenin fonetiğine uymayan kelimeler kişiler tarafından bazen bozularak da kullanılmaktadır."
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız ses bilgisi
- KENETLİ
-
-
[sıfat]
Kenedi olan
-
Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan
- "İnce dudakları birbirine kenetli, taş gibi öylece oturuyor."
-
[mecaz]
Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış
-
[sıfat]
Kenedi olan
- METANET
-
Kelime Kökeni: Arapça metānet
-
[isim]
Bakınız dayanma
- "Kalbimde lüzumundan fazla metanet var."
-
[isim]
Bakınız dayanma
- KİNETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca cinétique
-
[sıfat, fizik]
Hareketle ilgili, hareket sebebiyle oluşan
-
[isim, kimya]
Kimyasal tepkimelerin hızlarını inceleyen bilim dalı
-
[isim, teknik]
Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı
-
[sıfat, fizik]
Hareketle ilgili, hareket sebebiyle oluşan
- DİYANET
-
Kelime Kökeni: Arapça diyānet
-
[isim, din bilimi]
Din kurallarına tam bağlı olma durumu
-
Bakınız din (I)
-
[isim, din bilimi]
Din kurallarına tam bağlı olma durumu
- DENETİM
-
-
[isim]
Denetlemek işi
- "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."
-
[isim]
Denetlemek işi
- ÇENETLİ
-
-
[sıfat, biyoloji]
İki veya daha çok çenedi bulunan
-
[sıfat, biyoloji]
İki veya daha çok çenedi bulunan
- ESNETME
-
-
[isim]
Esnetmek işi
-
[spor]
Türlü sebeplerle kısalan kasları açmak ve uzatmak için bağlı bulundukları eklemlerde yapılan esnek, yaylı ve zorlu germe hareketi
-
[isim]
Esnetmek işi