İçinde nazar olan 17 kelime var. İçerisinde NAZAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nazar olan kelimeler listesine ya da sonu nazar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
NAZARİYATÇILIK
NAZARİYECİLİK
NAZARIDİKKAT, NAZARIİTİBAR
NAZARİYATÇI, NOKTAİNAZAR
NAZARİYECİ, SARFINAZAR
NAZARINDA, NAZARİYAT
MÜNAZARA, NAZARİYE, NAZARLIK
NAZARAN, NAZARLI
NAZARİ
NAZAR
Nazar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
NAZAR, RANZA
4 Harfli Kelimeler
ARAZ, AZAR, NARA, ZARA
3 Harfli Kelimeler
ANA, ARA, ARZ, AZA, NAR, NAZ, RAZ, ZAN, ZAR
2 Harfli Kelimeler
AN, AR, AZ, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NAZARİYATÇILIK
-
-
[isim]
Bakınız kuramcılık
-
[isim]
Bakınız kuramcılık
- NAZARİYECİLİK
-
-
[isim]
Bakınız kuramcılık
-
[isim]
Bakınız kuramcılık
- NAZARIİTİBAR
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓar + iʿtibār
-
[isim, eskimiş]
İlgi, dikkat
-
[isim, eskimiş]
İlgi, dikkat
- NAZARIDİKKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓar + diḳḳat
-
[isim]
Bir kimsenin herhangi bir konuya duyduğu yoğun ilgi
-
[isim]
Bir kimsenin herhangi bir konuya duyduğu yoğun ilgi
- NOKTAİNAZAR
-
Kelime Kökeni: Arapça nuḳṭa + naẓar
-
[isim, eskimiş]
Görüş, görüş açısı
- "Fakat son zamanlarda zuhur eden sembolist yahut dekadan edebiyatlar terbiye noktainazarından muzır amillerdendir."
-
[isim, eskimiş]
Görüş, görüş açısı
- NAZARİYATÇI
-
-
[isim]
Bakınız kuramcı
-
[isim]
Bakınız kuramcı
- NAZARİYECİ
-
-
[isim]
Bakınız kuramcı
- "Her nazariyeci, makam ve terkibi öğretirken farklı sıralamalarda bulunmuştur."
-
[isim]
Bakınız kuramcı
- SARFINAZAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣarf + naẓar
-
[isim]
Dikkate almama
-
Bakınız vazgeçme
-
[isim]
Dikkate almama
- NAZARİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓariyyāt
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
-
Bakınız kuram
- "O devirde henüz dil üstüne spekülasyon başlamamış, Türkçe denen muhteşem orkestra, notadan, musiki ilminden, nazariyat ve felsefesinden anlamayan alaylı maestroların idaresi altına girmemişti."
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
- NAZARINDA
-
-
[zarf]
Birinin düşüncesine göre, birinin gözünde
- "Bu, İsviçreliler nazarında bizim itibarımızı hayli yükseltmişti."
-
[zarf]
Birinin düşüncesine göre, birinin gözünde
- NAZARLIK
-
-
[isim]
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler
- "Aman nazar değmesin, buna derhâl bir nazarlık astırmalı!"
-
[isim]
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler
- NAZARİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓariyye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuram
- "Hiçbir fikir, hiçbir nazariye bu sevgiyle karşılaşamaz."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuram
- MÜNAZARA
-
Kelime Kökeni: Arapça munāẓara
-
[isim]
Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
- "Bir fikrin münazarasıyla kütüphanesinin önünde sabahladığımız geceler olurdu."
-
[edebiyat]
Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü
-
[isim]
Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
- NAZARLI
-
-
[sıfat]
Nazara uğrayan
- "İlk hatunum Zühre Hanım onun kolay nazara uğradığını söyler, kalabalıklarda hemen seçilecek kadar dikkati çeken Selvi’den ‘nazarlı’ diye söz ederdi."
-
[sıfat]
Nazara uğrayan
- NAZARAN
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓaran
-
[edat]
“Göre, oranla, kıyasla” anlamlarında kullanılan bir söz
- "Buna nazaran şimdi vereceğim malumat ve izahatı anlamak daha kolay olacaktır."
-
[edat]
“Göre, oranla, kıyasla” anlamlarında kullanılan bir söz
- NAZARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓarī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kuramsal
- "Bazı nazari dersler bir kısım talebeye hiç şüphesiz daha eğlenceli gelecektir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kuramsal
- NAZAR
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓar
-
[isim]
Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk; göz
-
[eskimiş]
Bakış, bakma, göz atma
- "İlk nazarda mağrur, azametli tesirini veriyor."
-
[isim]
Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk; göz