İçinde nak olan 8 harfli 39 kelime var. İçerisinde NAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nak olan kelimeler listesine ya da Sonu nak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NAKLEDİŞ
...
NAKLETME

  1. [isim] Nakletmek işi

MÜNAKALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ulaşım
  2. Bir şeyi bir yerden bir yere aktarma

AVANAKÇA

  1. [zarf] Avanak gibi, avanağa uygun düşen biçimde

KELAYNAK

  1. [isim] Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, soyu tükenme tehlikesi altında olan, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita)

KINAKINA

Kelime Kökeni : İspanyolca

  1. [isim] Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona)
  2. Bu bitkiden yapılan içecek
    • "Kınakına iştah açar."

NAKŞOLMA

  1. [isim] Nakşolmak işi
    • "Hafızalara nakşolması lazım gelen mucizeler bile unutuluyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)

TIRNAKSI

  1. [sıfat] Tırnağı andıran, tırnağa benzeyen, tırnak gibi

ANAKONDA

  1. [isim] Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 m uzunlukta, avını sararak ve sıkarak öldüren yılan (Eunectes murinus)

NAKŞETME

  1. [isim] Nakşetmek işi

NAKLİYAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Taşıma işleri, taşımacılık

BAĞLANAK

  1. [isim] Bağlantı
    • "Bu kopuk kopuk, küçük yaşantıların ekseni, tek bağlanağı da kendisi." (Haldun Taner)

REVNAKLI

  1. [sıfat] Revnakı olan, renkli, popüler, göz alıcı olan
    • "O devrin en revnaklı bir şahsiyeti idi." (Yahya Kemal Beyatlı)

KAYNAKLI

  1. [sıfat] Belli bir kaynaktan gelen
    • "Londra kaynaklı bir habere göre..."
  2. Kaynak yapılmış

KASNAKÇI

  1. [isim] Kasnak, elek, ölçek vb. tahta işleri yapan kimse

OLANAKLI

  1. [sıfat] Olma ihtimali bulunan, mümkün, kabil

NAKIŞSIZ

  1. [sıfat] Nakşı olmayan
    • "Ben bu çevreyi motifsiz, nakışsız, dümdüz getiriyorum göz önüne." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

MÜNAKAŞA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tartışma

KAYNAKÇA

  1. [isim] Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser, bibliyografya, bibliyografi

ÇANAKLIK

  1. [isim] Gemi direklerindeki gözetleme yeri

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü